Başbakan Erdoğan, Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros'un moderatörlüğünde Bugün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt, Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan ve Kanaltürk Ankara Temsilcisi Sami Dadağlıoğlu'nun katıldığı 'Merkez Siyaset'e programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, referanduma 11 gün kala, sadece anayasa değişikliğine ilişkin halkoylamasını değil, gündeme dair merak edilenleri ve merakla beklenen 3 Eylül Diyarbakır mitinginde hangi mesajları vereceğini anlattı.
İşte o özel röportajın tam metni;
İFTAR SAATİNDE VE SONRASINDA HEYECAN YAŞANIYORDU BASKETBOL MAÇINDA. BU KONUDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZİ ALABİLİR MİYİZ? TAKIMIMIZ UMULMADIK BİR BAŞARI GÖSTERDİ NE DERSİNİZ?
Herşeyden önce ekibimiz bir özgüven içerisinde. Gerek hazırlık döneminde arkadaşlarımızın havasını görünce bende daha doğrusu kendime güvendim. Çünkü kendilerine öz güveni vardı. Malum Rusya maçını izlemek oldu. Yunanistan maçında İstanbul'da oluşum nedeniyle bizzat Ankara'da bulunamadım. Fakat maçtan sonra hemen Hidayet kardeşimizi aradım tebriklerimi ulaştırın dedim.
Dün akşamki maçta tabiki hırsı azmi, dün akşamki maçı çok daha heyecanlı kararlı buldum. Tabi Ersan'ın da performansı ilgi çekti. 3'lüklerde falan ben kendilerini özellikle alan savunmasında pota altındaki mücadelelerini izledim. Beğendim. Çin maçından sonra zaten grubun dördüncüsü ile oynayacaklar. Yani izleme fırsatı bulduğum yerde bizzat izleyeceğim. Alttanda kampanya yürüyor tabi. Onların şampiyonluğa giden yolda yalnız bırakmamak milli bir görev olarak buluyorum. Koç'a ve kadroya başarılar diliyorum.
BUNUN BİR TÜRKİYE PROJESİ OLDUĞUNU BELİRTTİNİZ. ÇÜNKÜ BU MUHALEFET PARTİLER TARAFINDAN AK PARTİ PROJESİ OLDUĞUNU KAYDETTİ. MUHALEFET PARTİLERİ BUNU KAMPANYAYA DÖNÜŞTÜRDÜ. ANAYASA DEĞİŞİKLİK PAKETİ HAZIRLANIRKEN PARLAMENTODA ONLARLA TEMAS KURMAYA ÇALIŞTINIZ AMA OLUMSUZ OLDU VE DAHA SONRA MEYDANLARDA KARŞILIKLI POLEMİKLER ÇIKTI. TÜRKİYE'DE SİYASET KAZANININ KAYNAMASI KAMUOYUNA SAĞLIKLI YANSIMIYOR. REFERANDUM YENİ BİR BAŞLANGIÇ OLABİLİR Mİ? SİYASET BİR BULUŞABİLİR Mİ? SAYIN BAHÇELİ VE KILIÇDAROĞLU İLE ATILAN KÖPRÜLER YENİDEN KURULABİLİR Mİ?
SİYASET İLKELİ OLMAYI GEREKTİRİYOR
Çok teşekkür ediyorum. Önce peşinen bir şeyi belirlememiz lazım. Bizim attığımız bir köprü yok. Malesef karşımızda bulunan muhalefetin böyle bir köprü tesis etme gayreti yok. CHP daha önceki Genel Başkanına yönelikde hep alakam olmuştur kendilerini ziyaretim olmuştur ancak iadeyi ziyaret bulunmamıştır. Bizde genel merkezimizi yapmışımızdır. MHP Genel Başkanına söylüyorum ziyaret talebi bulundum cevapsız kalmıştır. Biz siyasetçiyiz lideriz. Biz liderler olarak yeni kuşaklara örnek olmalıyız. Kaldıki ülkeyi yönetiyoruz, parlamentoda yüksek bir vekil sayısına sahipde olsak bunu ne kadar başarılı sürdürürseniz şüphesiz de ülkede geleceğe farklı yaklaşır.
Fakat biz bir terör mücadelesinde bile birşey sağlayamadık. Örneğin başörtüsü meselesinde de muhalefet alıyor bunu Anayasa Mahkemesine taşıyor. Onu yapan muhalefet şimdide meydanlarda biz çözeriz diyor. Parlamentodan geçen şeyi siz götüryorsunuz. Bu ne perhiz ne lahana turşusu. Siyaset dürüst olmayı gerektiriyor. Siz böyle olmazsanız nasıl örnek olacaksınız. Bizim üzüldüğümüz nokta budur. 12 Eylül kırılma noktası olurmu? Kimseye ön yargım yok. Daha sizin bu sorularınız karşısında üzülüyorum, bu soruları soruyorsunuz da beni idam sehpasına götüren muhalefet partisine ne soruyorsunuz. Yani yüzünü gözünü herşeyini sizden esirgeyen insanlarla siz neyi konuşacaksınız. Bu tür şeyi söyleyen bir kişiyi iddiasını ortaya koymalı. Varsa bir iddian koy ortaya. Şuanda da yargıya gidebilirsin yargı şuanda da açık. Şuanda açılmış bir davaları yok. Sadece bu şeyi söylem olarak yapıyorlar. Tayyip Erdoğan ile bu kadar yüce divana götürecek kadar bir iddianız varsa götürün hemen yargıya. Hemen açın davayı. Ona görede süreç başlamış olsun. Bizim milletvekilliğimiz bittiği anda başlayacaktır. Ama başlatmıyorlar. Dert ne? Duygu kirliliği meydana getirmektir. Bakıyorlarki bu iktidar IMF'ye olan 23,5 milyar doları nerden aldı, ANAP'tan DSP'ten aldı. Bu borcu 6,6 milyar dolara indirdi. Bu koalisyondan 26,5 milyar dolar ile aldı şimdi ise 75 milyar dolar var. Nemalardan 13,5 katrilyon ile memurun borcu var olarak aldık. Bu borcu biz ödedik. Konut yüklenmeleride biz aldık. Bütün bu olduğu dönemlerde borcu %74'lük bir borcu idi şimdi ise %45 lik borcu var. Yani %54 - 55 benim vatandaşımın cebinde kalıyor. Şimdi efnlasyon %7,6. Birde yatırımlarını sürdürüyorsun. Eğitimde herşeyi üstelemişsin, devam ettiriyorsun, bütün gelirlerini karşılamakta çekinmiyoruz. Orta öğretimde erkek 35 kız öğrenciye 45 lira veriyoruz. Türkiye'de 150 bin derslik, 81 vilayette üniversite olan bir ülke. Sağlıkta her şehrimizde modern hastahaneler inşa ettik. Bir yataklı iki yataklı hastahaneler yaptık.
Bütün bunların yanında istediği hastaneye gidebiliyor. İlaçları alabiliyor. Bu süreci getirdik. Adalet sarayları, 130 Adalet sarayları inşa ettik. Modern bir anlamda dünyada süreç içersinde. Cumhuriyet tarihinde 600 kilometre yol yapılmış. Biz 7,5 yılda 12 bin kilometre yol yaptık. 2002 sonu itibari ile 8 milyon yolcu taşınıyordu şimdi ise 40 milyon hava yolu taşınıyor. Hava yolu artık halkın yolu haline geldi. Dış hatlarda 22 milyon yolcu gidiyordu şimdi ise 44 milyona çıktı. Tabaka olarak çıtayı yükselttiğini gösteriyorlar. 13 milyon turist geliyordu şimdi ise gelirimiz artarak turist sayımızda arttı.
MUHALEFETİN PAKETİN İÇERİĞİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLER YERİNE PAKETTE OLMAYAN ŞEYLERE YÖNELİK ELEŞTİRİ YAPIYORLAR AYRICA KORKUTMA POLİTİKASI İZLİYORLAR. BEN SANKİ BUNLARIN MİLLETİ ETKİLEDİĞİ KANAATİNDEYİM. ONLAR DİYOR Kİ EVET ÇIKARSA TERÖR ÖRGÜTÜ GÜÇLENECEKTİR VE TÜRKİYE KAOSA SÜRÜKLENECEKTİR. PAKETTE EN UFAK KAYGI VERİCİ BİR ŞEY VAR MI?
Şimdi Erhan kardeşim Allah aşkına sizler bunlarla hiç görüşmüyorsunuz. Şunu sormak lazım; Hangi madde ile? bu 26 maddenin hangisi böyle bir yol veriyor. Şu madde sebebiyle PKK Terör Örgütü güç bulur? Neden? Hangi maddeden dolayı? Bunu göstermesi lazım...
Biz burada Darbe Anayasasını ne yapıyoruz yargılıyoruz. Örgüt liderini bugün hayatta ise sağlayan ona imralının yolunu açan 3 kişi var Merhum Ecevit, Bahçeli ve Yılmazdır. Onların döneminde teslim edildi. Onu kocatepe muhribi ile imralıya götüren kim? Bunların iktidarı.. Oraya götürdüler ve yerleştirdiler.. F tipi Cezaevine götürülmüyorda besleniyor. Oraya götüren sizsiniz söyleyin... Peki siz o götürmeyi paylaşıyormusunuz bence paylaşmıyorlar. Bir televizyon kanalında bir açıklamasını dinliyorum Merhum Ecevit'in.. Erteledik diyor. Sayın Bahçeliye soruyorlar. Genel Başkanı söyledi herhangi bir açıklama yapmama gerek yok diyor. Ben şunu söylüyorum şu paketin içersinde bölücü örgütün yükselmesine yol açacak, kafalı bulandırmak için bir iz bıraksın diye sonra sen silebiliyorsan sil. İşin gerçeği ile bunun yakından uzaktan alakası yok. Tam aksine daha adil bir sistemine getirme sürecine bir yenilik getiriyor.
BÖLÜCÜ ÖRGÜT LİDERİNİN İDAMDAN KURTULMASINI SAĞLAYAN SİZSİNİZ
Kaos çıkar denilirse, yıllar yılı bu ülkede yaklaşık 30 yıl darbe Anayasasının silinir diye tamamı bunu istemiyor muydu? Köşe yazarlarından tutun halkımıza kadar.. Şimdi ne oldu da buraya geldiler. Bunlar kimler CHP, MHP, BDP, TKP, İP, Yarsav... Kim bu YARSAV hakimlerden yargılardan oluşan bir organ. Nasıl olur da böyle bir çalışmanın içerisinde bulunursun. Yarın şahsın bunlardan herhangi birinin Savcı olduğu bir mahkemeye gideceğim. Verilebilirmi? Efendim AB'nin gereği... AB o birliği sadece Hakim ve Savcıların ekonomik çözümlerini çözmeye çalışan bir birlik. Dolayısıyla vatandaşın hiç bir güvencesini bir oluşum sağlamaz. Biz burada bir şeyi sizle paylaşmak istiyorum. Bakınız, CHP'nin eski Genel Başkanı Sayın Baykal biliyorsunuz Baykal diğer iki maddeleri çıkartın evet diyelim. Anayasa Mahkemesi yaptımı ? Yaptı.. Gereği yapıldıktan sonra önümüze gelen paket bu geldi. Siz yargıya saygınız varsa yargının bu kararından sonra 'Evet' dedik diyordunuz da şimdi ne oldu da 'Hayır' kampanyası başlatıyorrsunuz. Bunu tamamiyle bir siyasi yahut Genel Seçim propogandası içerisine sokmak istiyorlar. MHP Genel Başkanı bu bir güven oylaması diyor. Ana Muhalefet Partisini lideri kaçırdı ağzından bu bir güven oylaması değildir dedi. Aslında bu bir güven oylaması değil. Bu bir iktidar partisinin yada muhalefet partisinin ne kadar oy aldığı değil. Bu pusulada iki karede bir 'Evet' vede 'Hayır' yazıyor...
SON GÜNLERDE BİR DE ŞÖYLE BİR ELEŞTİRİ VAR. EVET OYLARI 50'LERDE OLURSA ŞÖYLE OLUR 60'LARDA OLURSA ŞÖYLE OLUR. BU RAKAMLAR BİR MESAJDIR DEĞERLENDİRMELERİ YAPILIYOR BUNU NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
Buda bunun farklı bir versiyonu. Ben bunların hiçbirini doğru bulmuyorum burada önemli olan 'Evet' veya 'Hayır'. Burada kabul veya red dışında mesaj yok. Bu %50+1 şu kadar almış bu kadar almış değişmez. 8 - 9 aylık bir süre içerisinde parlamento içinde de dışında da konuşuruz.. Seçim meydanlarında konuşuruz. Orada kıran kırana bu mücadeleyi yaparız. Şimdi gel bu paketi konuşalım. Niçin 'Hayır' diyorsun bunu anlat. Kadınların Anayasal Haklarının güvence altına alınmasına mı çocuk istismarına mı hayır diyorsun? Memurların toplu iş sözleşmesinden istifade edilmesine mi, kamu denetçiliğine mi hayır diyorsun?
Kalkıp Anayasa Mahkemesinin, (parası olan için AB Anayasa Mahkemesine gidenler, kalkıp buradan o istediğin bilgiyi alabiliyorsun, milletin Anayasa'sınamı 'Hayır' diyorsun..) Şimdi bakıyorsunuz Savcının veya Hakimin böyle bir karar verdiği zaman HSYK hemen alıyor görevden. Bunların ortadan kalkması için bir defa çok ciddi bir adım atılması 'Evet'in artması gerekiyor.
11 BİN HAKİM - SAVCININ OY KULLANMASINA KARŞI ÇIKIYORLAR
11 Bin Hakim ve Savcının oy kullamasına karşı çıkıyorlar. Bizim hükümet olarak burada herhangi bir atama yetkimiz yok. İlk derece mahkemelerinden Van'daki Hakim, Savcı böyle kullanacak. Tercih yetkileri var. Barolar birliği 3 tane isim verecek. Sayıştaydan iki isim verecek parlamento bunu bir tanesini daha sonra da bir tanesini tercih edecek. Parlamento altından atanması denişi bile yanlış. Adalet Bakanı bizden önce yıllar yılı buranın üyesiydi. Kaldı ki biz yetkilerinide kısıtladık.
ÖCALAN ÖZGÜRLÜK GETİRECEK GİBİ BİR ELEŞTİRİ VAR. ÇOK KARŞIMIZA ÇIKIYOR. BİR DİĞER ELEŞTİRİ YANDAŞ YARGI OLUŞTURACAK ÖZELLİĞİ VE YÜCE DİVANDAN KURTULMAK İÇİN YANDAŞ YARGI OLUŞTURULUYOR DENİLİYOR. BÖYLE BİRŞEY VAR MI? SKANDAL BİR SES KAYDI DÜŞTÜ BUNUNLA İLGİLİ ALINACAK TAVIRLAR, ÖCALAN'A İHTİYACIMIZ VAR GİBİ SÖZLER VAR. BU SAATE KADAR YALANLANMADI BU SES KAYDI. BURADA BOYKOT KARARINI BİZ ALDIRDIK DENİLİYOR. YÜKSEK YARGIÇLARIN BU KADAR TARAF OLMASINI NASIL YORUMLAMAK GEREKİR?
Şimdi tabi birinci kısımla ilgili önce onu konuşalım yandaş yardım konusunda mahir olan CHP'dir. Daha önce gerek Seyfi Oktay, atanmış tespitlere kadar atanmış 3bin Hakim ve Savcı var. Gene açıklamasında Moğoltay; yandaşlarımı değilde MHP'leri Refah Partilileri mi atayacakmıydım diyor? Gene aynı açıklamayı yaptı.
BU ANLAYIŞ DEĞİŞMEDİKÇE BU ÜLKE BİR ADIM DAHA İLERİ GİDEMEZ
Dönemimizde yapılacak atamalar ile ilgili olarak Danıştay şöyle bir anlayış getirdi. Mülakatlar kamera ile başladı. Yargıtay ve Danıştay kadrosuzluktan yaklaştı. Bugüne kadar siz kamera ile mi alıyordunuz. Bu bir defa bu Hükümet'e saygısızlıktır. Onun yasamalarda hiç bir uygulaması yok. Şimdi böyle bir şey getiriyorsunuz. Böyle bir şey söz konusu mu? Normal bir durum ile seçildiniz oralara atandınız. Şimdi kalkıyorsunuz böyle bir şey getiriyorsunuz. Bu anlayış değişmediği sürece bizim bunlarla çalışmamız mümkün değil. Sonra yok şöyle yok böyle diyorlar. Örneğin 1991 zannediyorum, Telekomun özelleştirmesi var Türkiye'nin 22, milyard dolarlık bir borç var Danıştay bunu engelliyor. Düşünün 22 milyar borça var 25 milyar dolar teklif geliyor. O malum kafalık anlayış işte bunlar 1 adım ileriye götüremezler. Aynı şeyi İzmir Alsancak limanı ile yaptılar. 1,2 milyar dolar 30 ay uzattı engellediler, 30 ay sonucundan yapılan özelleştirmenin kabulunu yaptılar. Adam teminatını yaktı. Şimdi biz bu zararı nasıl telafi edeceğiz. Bu anlayışla nereye gidersiniz? Anayasa Mahkemesi toplam 15 üyesi var, 4 yedek asıl olacak. 2 Yeni üye. Ekonomist olamaz şu olamaz bu olamaz. Hukukçu dedik tamam dedik tekliflerine tamam dedik. Yeni sistem içersinde bir tanesi Barolar Birliğinin seçerek gönderdiği ama 3 isim gönderecek bundan 1 tane. Kim seçecek Parlamento, 2 tane Sayıştay üyesi olacak bunlarında süresi olduğunda 3 isim gönderecekler 1 tanesini Parlamento seçecek, 65 yılına kadar kalkıyor. Fakat burada önemli olan bir şey var. Buradaki mevcut dönem süresinde diğer ülkelerde enteresan şeyler var. Batı nasıl başarmış nasıl başaracaklar.
Almanya'dan 16 üyesi var Mahkemesinde 8 tanesi federal konsey ve federal birliğin içersinde diğerlerini parlamento seçiyor. Avusturya'da hükümet 6 tane seçiyor ulusal konsey 5 üye seçiyor Federal konsey 4 üye seçiyor. Bunları seçerken teklifsiz seçiliyor. Belçikada 6'şar tane bölgelerden seçiliyor. Fransa'da 9 tane üye var Devlet Başkanı ve Senato tarafından seçiliyor. İtalya'ya'da parlameto 5 devlet başkanı 5 danıştay 1 şeklinde.. Polonyada tamamını parlamento seçiyor.. Bu kadar açık ortada HSYK Başkanı diyorki bizde henüz böyle bir kültür oluşmuş değil. Her sıkıştığınız durumda enayi yerine koyuyorlar. Bu ülkenin yönetinlerine de saygsızdır. Onlar seçerse doğru onlar seçmezse yanlış Böyle bir yaklaşım tarzı olmaz. Buna birinci sınıf demokrasi denmez. Buna ikinci sınıf demokrasi bile denilmiyor. HSYK bakıyorsunuz aynı durum. Tek tutundukları şey Adalaet Bakanı ile Müsteşar orada. Bizim dönemimizde gelmedi ki...
ARKA BAHÇE OLMAKTAN ÇIKACAK, HALKIN ÖN BAHÇESİ OLACAK
Böyle bir tablonun içersindeyiz. Bu onların arka bahçesiydi bir "Kast" sistemi vardı şimdi bu çöküyor, milletin ön bahçesi olacak. İlk derece Mahkemelerinden gelecek olanlara bile güvenleri yok. Kadrolaşmasını yapıyorum. 7,5 yıldır iktidardayız seçilecek olanlar bir defa en az 15 sene hakim savcı olması lazım. Şuanda ilk derece mahkemelerinde çalışanlar bunu yapacak. Bunları biz atamadık. Kamera sistemi sonra... Çünkü kendilerine güvenleri yok. Bu ülkenin Türkiye geneline dağılmış olan yargı durumuna saygıları yok. O elit kesim biz ne dersen o olacak kısımına getiriyorlar. Teknik takipler falan işte hep bunların neticesidir. Bizde ister istemez gerekli çalışmaları yapıyorlar yapacaklar. Gerçekten bunlar varmıdır yokmudur, varsa tabi bunlar hayri alamet değil.
Herşeyden önce sağ duyulu bölge halkı benim kürt kökenli bölge halkım bize hep oy verdi. Bunlar hep ölümle tehdit edildiler. Bakın şuanda bugün veya dün ilkokullarına biliyorsunuz kundaklamalar yapılıyor. Bunların yapılması hepsi bir boykot devamındadır... Korku oluşturmak vatandaşın sandığa gitmesini engellemek. Şehir Merkezlerinde böyle adımlar yapılıyor. Yani burada Güneydoğu Doğu bütün vatandaşlarım bence kararlı olmalılar. Devlet olarak Hükümet olarak herşeyi seferber edeceğiz.
BU SES KAYDINDA BAŞKA ŞEYLERDE VAR DEDİNİZ. PERDE ARKASINDAKİ FARKLI FAALİYETLERİ Mİ KAST ETTİNİZ?
Olabilir tabi bunlar şuanda neler çıkacak ortaya. Bu kampanyada özellikle 'Evet'in çıkması halinde bu çeteler halinde neler biteceğini onlar biliyorlar. Bu mücadelede 'Evet' kırılma noktası. Yarsav'dan sonrada bir de çeteler var. Bu müşterek çeteler çalışıyor. Hatırlayın kimler ne için nasıl neler yaptılar. Şimdi benzer şeyler gene aynen yapılabilir. Milletimizin sağ duyusu devam edebilir.
BÖLGE HAKKINDA BİR GİRİŞ YAPTINIZ AMA EN ÖNEMLİSİ BOYKOT ÇAĞRISI. SONUÇ ÇOK ETKİLİ OLACAK. BÖLGEDE BDP'DEN DE FAZLA OY ALAN AK PARTİ VAR. BÖYLE OLUNCA BASINA YANSIYAN ÇEŞİTLİ OLAYLAR VAR. ÖCALAN İLE GÖRÜŞÜLDÜ GÖRÜŞÜLMEDİ OLAYLAR OLDU VE BU KONUDA MEYDANLARDA ÇOK SERT CEVAPLAR VERDİNİZ. TERÖRİST BAŞI ÖCALAN'IN AVUKATLARINDAN KARŞILIKLI GÖRÜŞMELER YAPILDIĞI İDDİASI VAR. BÖLGENİN ÖCALAN ÜZERİNDEN ETKİLENMESİ AÇIKÇA SÖYLENİYOR. ASIL AVUKATIN DA GÖSTERMELİK OLARAK GÖZALTINA ALINDIKTAN SONRA KASETLERİ ELİNDEN ALINIP SONRA SERBEST BIRAKILDIĞI SÖYLENİYOR. PKK İLE MÜCADELE NOKTASINDA REFERANDUM SÜRECİNİN GETİRİLERİ NELER OLACAKTIR?
Şimdi bakın bütün mesele aslında şu: PKK Terör Örgütü ile halkın arasını açmak çok önemli. Şehirden dağa gidişi engellemek çok önemli. Belki bu arada da Dağ'dan şehire inişi görmek çok önemli. Bu sadece bir iktidarın yapacağı iş değil. Buradaki bütün enstürümanlarını kullanacaktır. Bunların yanında tüm diplomatik ilişkilerdir, askeri adımlardır. Bütün bunların yanında medya çok önemlidir. Medya'nın atacağı adımlar bunlar çok önemlidir. Terör örgütünün bir numaralı hedefi propogandasını yaptırmaktır. Bunu da medya ile yapacaktır. Medya bunlara yer verdiği sürece Terör örgütü güçlenecektir. Halkımızında endişelerini gidermek birinci derecede bizim görevimizdir. Buradaki ilişkiler gidermek önem arz ediyor. Bizim 'Evet' dediğimizde bölgede çok daha farklı tedbirler adımları atmak için Terör ile Mücadelenin başlattığı adımlar var. Sürekli bu halde arkadaşlarımız devam ettiriyor. Bir süreci burada unutmayalım. Milli birlik ve Beraberlik kardeşlik süreci sıradan bir süreç değil. Demokratik bir süreç sıradan bir süreç değil. Akşamdan sabaha mı ? Değil..
Şuanda 30 yıllık terörün meydana getirdiği durumu siz kıracaksınız. Ciddi dış destekler aldığını inkar edemeyiz. Bunlarla ayrı mücadele veriyoruz. Bu öyle bir hale geldiki sektör haline geldi. Bir çok diğer durumlarda ayakları var. Siz bir tarafı çökertiyorsunuz diğer taraftan ayağa kalkıyor. Medya ile dayanışmamız çok büyük bir önem sarf ediyor. Bizim özellikle oluşturduğumuz Kamu Müsteşarlığının özellikle lojistik destek ile gerek medya ile tecrübeleri ile bize çok ciddi bir koas oluşturacaktır. İnşallah bu adımıda attık.
ÖNÜMÜZDE İKİ ÖNEMLİ MİTİNG VAR. 3 EYLÜL DİYARBAKIR, 5 EYLÜL KAZLIÇEŞME. ÖZELLİKLE DİYARBAKIR BEKLENTİ OLUŞTURDU. DİYARBAKIR GÜNEYDOĞU'NUN LOKOMOTİFİ VE BİR BOYKOT ÇAĞRISI VAR VE BAŞBAKAN NE MESAJ VERECEK? ACABA BU MİTİNG BİR DÖNÜM NOKTASI OLACAK MI? ORADA NE MESAJ VERECEKSİNİZ?
DOĞU'DA BAŞKA, BATI'DA BAŞKA SÖYLEMLERİMİZ YOK
Şimdi yarın Ağrı'dayım. Benim için Diyarbakır kadar orasıda önemli. Ondan sonra Şanlı Urfa, Bursa var. Bizim için oralarda çok önemli. Bizim farklılığımız heryerde aynı şeyi söylüyoruz. Bu çerçeve içerisinde mesajları verdiğimiz için Diyarbakır'da vereceğimiz mesajda beklentilere cevap verecek mesajlar da değildir. Bakıyorsunuz diyorlarki Başbakanın burada farklı mesaj verecek değil diyorlar. Benim bu zaman kadar hiç bir şekilde tek dil diye mesajım olmamıştır. Bizim Afyon Karahisar'dan meydana çıkarken 4 tane konu oldu, Tek vatan tek dil tek bayrak tek devlet... Biz etnik milliyetçiliğe karşıyız bölgesel ve dinsel milliyetçiliğe karşıyız. Biz resmi dil olarak Türkçeyi savunuruz. Ama herkes rahatlıkla her dilini kullanabilirler. Kendi dillerini öğretmek için kurs açmaları için destek olduk. Bugün İstanbul'da nasıl söylüyorsam gene aynı şekilde heryerde söylerim. Çünkü biz Ana Muhalefet Partisini yaptığı gibi biz "Genel Af'" istiyoruz deyipte, başka yerde onu kast etmek istemedim diyemyeyiz biz. Bizim bayrağımızın kanı sadece Türk'ün değil herkesin kanı vardır. Bu ülkede yaşamış olan bütün vatandaşlarımızın kanı vardır. Bunu etnik unsurlar olarak söylüyorum. Bizi millet yapan budur.
BAYRAĞIMIZIN AL'I SADECE TÜRK'ÜN KANI DEĞİLDİR. SENİN NEYİNE GEREK TÜRK BAYRAĞININ YANINA BAŞKA BİR BAYRAK BU ÜLKEMİZİ TAMAMEN BÖLMEYE YÖNELİK BİR EYLEMDİR VE SÖYLEMDİR
Özellikle rica ederim şu Çanakkale şehitliğimizi ile ilgili yaptıysanız, kimler neler yaptıysa bakın orada kimler şehit olmuş. Türk bayrağının yanında başka bir bayrak olsa ne olur. Bu bir defa samimi bir yaklaşım değil. Şu milletimizi bölmeye yaklaşık bir yaklaşımdır. Bunlarında saati saatine uymaz. Sonra seçimi katılımı boykot edecekleriz diyorlar. Vatandaşın demokratik hakkını engelliyorsun ya. Diyorki bu da bir tercihdir. Dikkat et bu tercihi bırak vatandaş yapsın. İster gider istersen gitmez. Ama bununla halkı siz rehin alıyorsunuz. Bunu geçen seçimlerdede yaşadık. Bir çok muhtarlar tehdit edildi. Daha vakit erken. Ben size okullardan örnek verdim. Lütfen demokratik ise bırakın oyu kullanmayacaksa o kullanmasın. Bu köy bu mahalle bu apartman ne kadar gitti oy kullandı, bunlara bakacağız. Gereği geldiğinde bunlara bakarız. Ondan sonrada bu parlamento çatısı altında bunu istiyoruz diyemezsiniz.
TEK TEK ELE ALINDIĞINDA DEVRİM NİTELİĞİNDE DÜZENLEMELER VAR PAKETTE. YILLARCA MAĞDUR OLAN YAŞ ÜYELERİNE İTİRAZ HAKKININ GETİRİLMESİ, MEMURLARA İTİRAZ HAKKININ GETİRİLMESİ VE BİR DE KİTLESEL HAKLAR VAR. KADINLARA, EMEKLİLERE SENDİKAL HAKLAR VAR, MEMURLAR İÇİN TOPLU SÖZLEŞME HAKKI VAR. HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ BU KADAR ÖZGÜRLÜK GETİRİYORUZ İKTİDARDAYIZ, TOPLU SÖZLEŞME İLE BAŞIMIZ DERDE GİRER, İŞÇİLERLE DAHA ÇOK ZORLANACAĞIZ, KAMU DENETÇİLİĞİ ALANIMIZI DARALTACAK GİBİ ENDİŞENİZ OLDU MU?
Şimdi bu pakete birinci derecede bir demokratça bir yaklaşım sergiliyoruz. Daha ileri bir demokrasi diyorsanız bunun bir bedeli olacak. Aynen durumu muhafaza edelim diyorsanız oturun aynen devam edin. Buradan milli iradeye saygı var. Milli iradenin tecellisine bunun bedeli ne olursa olsun diyoruz bunu yapalım. Özgürlükler mücadelesi için bununda önünü açalım diyoruz.
BURADA MİLLİ İRADENİN TECELLİSİNE SAYGI VAR
Bu ülkede yıllar yılı kadınlar olarak , hep sömürülmüştür. Kadının yeri bizim toplumun içerisinde hiç anlaşılmamıştır. Benim Partim tabiki muhafazakar bir demokrat partidir. Kadında "Annelik" diye bir makam var. "Cennet Anaların ayağı altındadır" kutsal ifade Anne için var. Biz analarımızın ayaklarının altını öperiz. Onlar bizim herşeyimiz. Ama bundan gocananlar var. Bir diğer nokta mesela eşit işe eşit ücret. Bunu bizim iktidarımız getirdi. Kadınlar ile ilgilili komisyonu bunları biz attık. Tamam sayımız fazla ama, sayısı olarak 30 tane kadınla biz sahibiz. Ana muhalefete bakın MHP'ye bakın yok derecede. BDP'de bakın bağımsız olarak geldiler yok gibi.
PARLAMENTODA KADIN KONUSUNDA EN GÜÇLÜ GRUBA BİZ SAHİBİZ
Kadın teşkilatı olarak baktığınız zaman AK Parti kadın kolları en güçlü kademeye sahiptir. Bunu özellikle kurmamızın nedeni bazı yerlerde Erkek-Kadın'a çalışma konusunda etkileyenler var. Bu kol kurulduğu zaman bunlarda bir şekilde siyasetin içerisinde yer alıyor. Hamdolsun çok ciddi şekilde bayan vardır. Gençlik kollarında gene aynı şekilde genç kızlarımız yer almıştır. Kadının haklarını Anayasal güvence altına alıyoruz. Özürlüler ile ilgili devlette görev alma noktasında Anayasal teminat altına alıyoruz. Şehitler ve dullarımızı Anayasal teminat altına alıyoruz. Buna 'Hayır' denilirmi? Ben halkımı bunlara 'Evet' demeyi alıyorum. Teferruatı burada belli olmaz yasalar olarak belli olur. Yasalar ile ilgili olarak durumları alırsak ciltler ile ilglili bir Anayasa olur.
ÖZGÜRLÜKLER EN TABİİ İNSAN HAKKIDIR, İNSANLAR EŞİT DOĞAR, BAŞKA SÖZLEŞMELER VAR AİHM VAR. BUNLAR ZATEN BİLİNEN ŞEYLER VAR BUNLARI ANAYASAYA KOYMAYA NE GEREK VAR DENİLİYOR. NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ BU KONUDA?
ÖZGÜRLÜKLERİN BİLİNMESİ DEĞİL, UYGULANMASI ÖNEMLİ
Özgürlüklerin bilinmesi değil uygulanması önemli. Anayasa'da metin olarak teminat altına alınması uygulamalar açısında uygulama altına girmesidir. Şahsımdan örnek vereyim; Benim okuduğum şehir tavsiyesi ile yer almış bir şiirdir. Ben bu şiiri okuduğum için bölücülük ile yargılandım bundan dolayı cezaevine girdim. Şimdi o zamanki maddeyi daha sonra ne yaptık kaldırdık. Artık cezaevine girenler yoktu. Basın mensuplarına yönelik olarak bir baskı oluşturmaya başlanmıştır deniliyor. Bu tabi yeni bir yük getiriyor. Bu şerefli yükü herhalde üslenmek bize düşecek. Hele hele şuradan birde 'Evet' diye çıkarak bunun adımını atarız.
TÜRKİYE'DE İŞÇİ - MEMUR AYRIMINI ORTADAN KALDIRALIM
Düşünce konusunda özgürlüklere karşı değilim. Ama Türkiye Başbakanını ben "Türküm" diye yapanlar bu hakaret değildir, diyen bir yargı anlayışını ben savunamam. Böyle bakan bir yargı anlayışı var. Sen Başbakansın diyor katlanacaksın diyor. Size 10 kişisen 9'u hakarettir derler. Aynı şeyi sana yapalım bakan sen ne yapacaksın. Buna ağır eleştiri diyebilecekmisin? Siyasiler bize şöyle sataşıyor... Yargı mensupları kararları ile konuşur. Ama şuanda bizden fazla konuşuyorlar. Bizim işimiz konuşmak. Halk'a gidip hesabı verecek olan biz. Yargı mensuplarının hesap verecekleri yok onlar kararlar ile verirler. Dolayısıyla bu sürece yönelik az öncede söylendiği gibi çift sendikaya gidip biri işçinin üye olması bizi üzmez. Bir konsensüs sağlansada Türkiye'de memur işçi kavramını ortadan kaldırsa. Bazıları kabul edere bazıları etmez. Diyorumki batıda böyle bir ayrım yok. Böyle bir şey oratadan kalkmış olsa sadece çalışanlar olacak, bu çok daha farklı bir anlayışı belli bir..
MEMUR ÇALIŞIRKEN SIKINTILI, İŞÇİ İSE ÇALIŞIRKEN YÜKSEK ÜCRET ALIYOR
Yeni bir yapılanma ile aynı havuz içerisinde toplanıp düzenlenecektir. Şuandaki işçi memur sendikalarının birleşmesidir. O kadar enteresan şeyler yazşıyoruzki: Memur çalışırken rahat sıkıntılı, emekli olduktan sonra fazla alıyorum diyor, işçi ise tam tersi. O bundan rahatsız diğerim ondan dahatsız. Bunları birleştirince daha adil bir ölçü ortaya geliyor. İşçi çalıştığı zaman mesai ücretini alıyor. Memurun öyle bir durumu yok. Benim müsteşarım ben 12'den ayrılıyorsam benimle beraber çıkıyor çalışıyor, ama aldığı ücret bellidir. Bir yerden bir takviye yaptıktan sonrada hemen hakkında soruşturma açarlar. Bu adam özel sektöre geçse bunun bedeli nedir. Özel sektörün kabiliyeti budur. Biz olaya bakarken Özel sektör olarak bakıyoruz. Bunun hakkını vereceksin. Vermediğin zaman netice alamazsınız. Bu netice Türkiye'ye gidiyor. Herşey "Türk Milleti için."
MECLİS'TE ANAYASA GÖRÜŞMELERİ YAPILIRKEN 330'UN ALTINA DÜŞMEZSE RİSKİN BÜYÜĞÜ GEÇER VE PAKETTEKİ KONULAR HERKESİN HEMFİKİR OLDUĞU KONULAR DİYE DÜŞÜNÜYORDUK. ANCAK ŞUAN ÖYLE BİR SÖYLEM VAR Kİ MİTİNGLERDE. KILIÇDAROĞLU BUGÜN 'KALPAZANLAR DİYE BAŞLAYAN BİR CÜMLE VE DEVAM EDİYOR Kİ BUNLAR KAVGADA SÖYLENMEZ. BU SÜRECİN BU KADAR GERİLMİŞ OLMASININ BAŞKA FAKTÖRLERİ VAR MI? BUNLARI SÖYLEYEN İNSANLARLA YARIN YÜZYÜZE NASIL BAKILIR?
BUNLAR KONUŞURKEN ÇOCUKLARI TELEVİZYON ÖNÜNDE OTURTMAYIN
İşte bu akşamki başında sorduğunuz cevapı burada. Nasıl bakarsınız.. Her zamanki yaptıkları işler bunlar. Bu bir siyasi tartışma adabına uyar mı? Bunu bir siyasi liderin bir Genel Başkanın ağzına yakışırmı? Çocukları bunlar konuşurken televizyon karşısına koymayın. Bunlar yakışı kalmayan tarzlar. Allah aşkına gençlere bunlar mı örnek olacak. Bunlara bu ifadeler ile cevap veremem. Kalpazan ne demek desem bunun bile tanımını yapamaz. Eğer bunu bilmiş olsa Siyasi Partinin Genel Başkanının partisinin geçmişine bakmış olması lazım. O geçmişte nasıl para bastıklarını göreceksiniz. Şu mübarek Ramazan Ayında onların dili ile bir cevap veremem. Edebim adabım bunları yakıştırmaz bana.
SEÇİMLERDE KAMPANYALARDA KIRILMA NOKTALARI VAR. MESELA 91 YILI. BİRAZ ŞUAN YAŞADIKLARIMIZ BU KAMPANYADAKİ İLE ÖRTÜŞÜYÜOR. İKİ ANAHTAR, HERKESE BİR EV BİR ARABA ANAHTARI GİBİ. ŞUAN BUNA BENZER ÖRTÜŞEN BİR KAMPANYA İLE KARŞI KARŞIYIZ. SİZ BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
YAPAMADIĞIMIZ ŞEYLERİ HALKIMIZA VAAT ETMEDİK
Şimdi tabi ben gerek özellikle Ana Muhalefet Partisini tavırlarına baktığımız zamana aynen bunları görüyorum. Belli ki on tane koyun yönetmemiş. Böyle vaatlerde bulunmak bunu gösteriyor. Onun için biz veremeyeceğimiz işleri halkımıza hiç vaat etmedik. Ne aldatan olduk nede aldanan olduk. Meydan meydan halkımıza bilgi vereceğiz. Hemen başda ben rakamlar verdim. Ama bunlar ne yapmışlar geçmişten bu yana bunları söylesinler. Yapacaklarının da kalkıpda bütün kadınlara ayda şu kadar para vereceğim zaman bunun karşılığını vermesi gerekir. Şimdi bunu söylüyorlar.. Olay sadece bu değilki 91'deki bu siyaset bunu tutmaz. Artık böyle bir moda yok. Bunlar küllendi.
TÜRK HALKININ YAŞAM STANDARTI BİZİM DÖNEMİMİZDE YÜKSELDİ
Şuanda ülkemde hamdolsun araç alımı noktasında vatandaşımızın bizim, geçmişe göre zaten alıyorlar. Şuanda bakıyorsunz GSM durumuna bakıyorsunuz herkesde neredeyse var. Şuanda halkımın uçağa binmesine bakıyorsunuz 8 milyondan 50 milyona yükseliyor. Millet artık bunları çok yönlü takip ediyorlar. Ama biz gerçekçi politika mali kuraldan taviz vermeden. İstikarar ve güven içerisinde Allah göstermesin bir bütçe sarsılması gelecek bir 10 yıl iktidar bunu kalkındıramaz.
BİR BÜTÇE SARSILDIĞINDA GELECEK İKTİDAR TÜRKİYE'Yİ 10 YIL AYAĞA KALDIRAMAZ
Onun için bir MHP DSP ANAP bunları yürütemezler. Çok partili hayatta 59. hükümet 16 aylık iktidarlarla bir ülkede istikararı sağlayamazsınız. Bakın şimdi biz bu işi rayına oturduk. Artık erken seçimde diyemiyorlar. Bu bir erken seçim cümlesini kullanmak bile bu ülkeye ihanettir. İstikrar yoksa yatırım olmaz. Hemen demokratik hemde ekonomik istikrarı arar.
BU MİTİNGLERDEKİ TEMPONUZA DAİR SORU SORALIM. BUGÜNE KADAR BU KADAR YOĞUN MİTİNG PROGRAMI SÜRDÜRDÜNÜZ. ORUÇ TUTMAYAN BİR İNSANIN BİLE DAYANMASI ZOR OLAN BİR PROGRAM. ÇOK AŞIRI SICAKLAR, RAMAZAN AYI. NASIL DİNÇ KALIYORSUNUZ, BİR SAĞLIK VE ZİHİN REÇETENİZ VAR MI? EMİNE HANIM FAKTÖRÜ NE KADAR DEVREDE?
VATANDAŞIN COŞKUSU, HEYECANI SİZE HERŞEYİ UNUTTURUYOR
Tabi şimdi takviye falan bu tür bir şey yok. Ancak sahurları ihmal etmiyorum. Yani dediğinize katılmamak mümkün değil. 47 dereceye kadar sıcak gördük. Şu günlerde havalar normalde dönmeyer başladı. Özelliklede bölgeler arasındaki dengeler bizi değiştirdi. İstanbul'da şakır şakır maşallah yağmur vardı. Yarın Ağrı var, nasıl bir hava olacak bilemiyoruz.
ÖZEL BİR REÇETE UYGULAMIYORUM SADECE YEDİĞİME İÇTİĞİME DİKKAT EDİYORUM
Hepsinden öteye, öyle alanlara gittik 10 binlerce insan Kayseri'de resmi rakam 60 bin insan vardı. Ondan daha büyük vitamin olurmu? oradan o enerjiyi alıyorsunuz. Ben bu şekilde devam ettirdim. Herhangi bir özel reçete kullanmıyorum. Ne yiyorum ne içiyorum, gündüz hararet vermeyecek şeyler yemiyor içmiyorum. Hakikaten Türkiye'de bir haraketlenme oldu bazı şehirlerde "altın çilek" arttı. O gün yarım kilo idi. Özellikle canlısını veriyorlar. Oradaki onun kurutulmuş olanıydı. C vitamini yüklü olan bir meyve. Özel olarak üretmeye başladılar. Tokat'ta baktım böyle bir şey başlattık dediler. Bunlar da güzel şeyler.
12 EYLÜL DARBESİNİ YAŞAMIŞ, İŞÇİ PARTİSİ BUGÜN CHP VE MHP GİBİ İLGİNÇ ŞEKİLDE BU ANAYASA İÇİN HAYIR DİYOR, AK PARTİ O DÖNEMLERİ YAŞAMAMIŞ OLMASINA RAĞMEN BİR PAKETLE SİVİL BİR DEĞİŞİMLE EVET ÇAĞRISI YAPIYOR. SADECE AK PARTİ DEĞİL, SAADET PARTİSİ, BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ DE EVET DİYOR. BU ÇELİŞKİYİ NEYE BAĞLIYORSUNUZ?
MERHUM MUHSİN YAZICIOĞLU KARDEŞİM VE MERHUM TÜRKEŞ HAYATTA OLSA ONLAR DA ŞUANDA EVET DERDİ
Şuanda CHP'de, o günün mağduru olan Partinin başında değil. Partinin şuanda başında olan ZAT mağdur değildir. Ama içerde bazı kişiler sözkonusu olabilir. MHP'ye bakıyorsunuz. Onun başındaki de mağdur olmadı. Mağdur olanla BBP kaldı. Merhum Muhsin kardeşimin çok açık ortada idi. Ayrılış sebeplerinde idi. Merhum Türkeş 'Evet' derdi. İnanıyorum ki Muhsin kardeşim hayatta olsa idi 'Evet' derdiler. Banada hakaret ediyor onlarada hakaret ediyorlar. Öyle diyordum böyle diyordum o zamanki farklı siyasi partidetydim. Aynı çatı altında koptunuz ve hakaret ediyorsunuz. Neden onların tercihlerine saygı duymuyorsunuz. Hiç bir araya gelemediğin bir zihniyet ile bir aradasın.
VATANDAŞ NEYİ OYLAYACAĞINI MUTLAKA OKUMALI
Başörtüsü meselesi onlarla bir araya geldin. Nitekim oylamalarda da biz bazı şeyleri görüyoruz. Ben inanıyorum ki MHP'ye oy veren kardeşlerim gene tercihlerini kullansınlar, ama bu bir halk oylamasıdır. Burada MHP'nin amblemine oy kullanmayacaklar. Aklı selim sahibi olan vatandaşlarıma da sesleniyorum bu oyları hassasiyet içerisinde kullansınlar. Bu bir "Genel Seçim" değil. Bu bir AK Parti projesi değil. Bu bir darbe Anayasasının maddelerini ortadan kaldırıp yeni bir millet Anayasaasını ortaya koyandır. Mevcut metin ve onun yerine gelen metin. Ne getiriyor ne götürüyor? Bu bahsedildiği gibi kaysıdan falan filan... Burada ciddi şeyler yatıyor. Üstünlerin hukukuna son veriyorsun ya. Hukukun üstünlüğüne geçiyorsun. Merhum Menderes'in ifadesine katılarak, yeter artık kararda milletin diyoruz mührü buna göre vuralım. Genel seçimlerde tercihlerinim istediği gibi kullansınlar.
İLK POLEMİK TSK İÇ HİZMET KANUNUN DEĞİŞMESİYLE İLGİLİYDİ, DAHA SONRA GENEL AF ORTAYA ATILDI VE SON OLARAK TÜRBAN KONUSU AÇILDI. HEMEN 12 EYLÜLDEN SONRA ÇÖZMEYE HAZIRIZ BUYRUN GETİRİN DEDİNİZ. O DA 2006 YILINDA ERDOĞAN'A BİR SORU SORMUŞTUM 'TERÖR ÖRGÜTÜ VE ÜYELERİNE AF GETİRİYORDU' BAŞBAKAN BU SORUYA CEVAP VERSİN. BENDE SAMİMİYETİMİ AÇIKLARIM' DEDİ. BU KONUDA NELER SÖYLERSİNİZ?
TERÖRİST BAŞINI AFFETMEK GİBİ BİR ŞEY MECLİS'E ASLA GELMEDİ
Dört dörtlük bir demogoji denir. 2006, 2010. 22 Temmuz Yerel seçimleri geçirdik. Ayıptır dürüst ol dürüst. Ama bu zat dürüstlükten çok uzak. Bizim kitabımızda Teröristleri affetmek gibi birşey bugüne kadar asla meclise gelmemiştir, dört dörtlük bir yalandır. Böyle bir şey meclise gelmiş olsaydı bunu tepe tepe zamanında kullanırdılar. Benim milletim Terör örgütünün başını affeden bir partiye oy verecektir. Böyle bir şey asla meclisin gündemine de gelmemiştir.
PARTİNİZİN ÇALIŞTIĞI ANKET ŞİRKETLERİ VAR. BGÜNDE YANSIDI BASINA BİRAZ. SİZDEKİ SONUÇ NASIL BİR SONUÇTUR? YÜZDE 49-48 GELİRSE NE BEKLERSİNİZ?
EVET - HAYIR ORANI DEĞİL, ÖNEMLİ OLAN 'EVET'İN ÇIKMASI
Şimdi Adem Bey şunu söyleyim, şu kadar 'Evet' çıkacak şu kadar 'Hayır' çıkacak bunu doğru bulmuyorum. Ne kadar çıkarsa ne olur ne kadar çıkmazsa önemsiz, 'Evet'in çıkması ile Türkiye'nin sıçraması tamamen çok yükselmektir. Şuanda bu prangalar ile çalışıyoruz biz. Bir hükümet yenindelik kararı veremiyor. Anayasa tespit eder hükümetindir. Bunu veremedi neden "Danıştay" gibi bir pranga var. Bunu hepsi için söylemiyorum. Eğer siz çalışamayacağınız bir vali bir karar ile duruyorsa bırakında bu ülkeyi "Danıştay" idare etsin. Bunun ifadesini vatandaşa verecek hesabını Hükümettir. Bir şube müdür ile de böyle. 23 Kez şube müdürü aynı şekilde görevini iade edilmiş. Bir şube müdürünü dahi görevden alamıyorsanız merkeze çekemiyorsunuz da nasıl olacakda huzur içinde çalışacaksınız. Bu prangalardan kurtaracak 'Evet'tir.
Yeni bir milad olacak bizim için. Yeni bir aşk olacaktır. Bir trilyon dolarlık hedef varya demokrasi ile hızlanarak gideceğiz. Süre daralıyor. Şuanda 12 yıl var.
İKİ AY SONRA AK PARTİ 8 YILINI DOLDURACAK. 12 EYLÜL'DE TARİHİ BİR REFERANDUM VAR. SİZ BU ÖNÜMÜZDEKİ REFERANDUMLA HEPSİNİ DEĞERLENDİRDİĞİNİZDE REFERANDUMU NEREYE KOYARSINIZ?
BU BİR GENEL SEÇİM DEĞİL, GÜVEN OYLAMASIDIR
Şuanda muhalefetin kampanya şekli mağlum Anayasa Metnine yönelik değil, genel seçim havasında götürmek istiyor. Adeta muhalefet cephesi oylarını bir arada tutarak AK Parti Saadet Partisi BBP siyasi partilerin oylarına karşı adeta bir cephe oluşturmuş durumdalar. Bu olayı bir genel seçim değildir , bu bir halk oylamasıdır. Bu halk oylamasında yeni bir Anayasa'sının adeta anahtarı olarak görüyoruz. Çok daha güçlü bir Anayasayı tasarlayacağız. Ama çok önemli maddeleri içeren paket olarak görüyoruz.
TARİHE NOT DÜŞÜLECEK 3 İSİM VAR, BUNLAR ADNAN MENDERE, TURGUT ÖZAL VE ÜÇÜNCÜ İSİM DE SİZSİNİZ. BU NOKTADAN BİRAZ ÖNCE PRANGALARLA ÇALIŞIYORUZ DEDİNİZ. ÖZELLİKLE 2003 HEDEFİNE İLİŞKİN İTİCİ GÜÇ OLACAĞINI SÖYLEDİNİZ. YAKIN TARİHE NOT DÜŞÜLECEK İSİMLER ARASINDA ÖZELLİKLE ÖZAL'IN EKONOMİNİN LİBERALLEŞMESİ KONUSUNDA ÖNEMLİ FAALİYETLERİ OLDU, MERHUM MENDERES DE ÖYLE SİZİNLE İLGİLİ EKONOMİ, SİYASİ HAYATIN DEMOKRATİKLEŞMESİNE İLİŞKİN ÖNEMLİ NOTLAR DÜŞMEYE HAZIRLANIYORLAR. 2011 SEÇİMLERİNDE YENİDEN TEK BAŞINA İKTİDAR OLMA DURUMUNDA NASIL BİR TÜRKİYE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. 7,5 yıl önce aldığımız bir Türkiye yok. O çok farklı bir Türkiye idi. Dünyada gündem belirlenen bir Türkiye idi. Artık gündem belirleyen bir Türkiye var. Çok çok güçlü bir Türkiye var. DÜnyanın 26. en büyük ekonomisiydik şimdi 16.'yız. Ben şimdi arkadaşlarımla şuunu müzakere ediyorum. 2023'te Dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisinde olan bir Türkiye. AK Partinin rotasını millet çizmiştir. Niçin biz özelleştirmeyi yoğun bir şekilde kovaladık, devlet çıksın millet girsin. Milletin içinden bir ruh buraya girsin.
3 ÇOCUK İSTEDİNİZ HATTA BU BİLE 2023 PROJESİNİN BİR PARÇASIYDI DEĞİL Mİ?
3 ÇOCUK OLAYI BİLİMSEL... GENÇ NÜFUSUN 2038'DE KAYBOLMAMASI LAZIM
Bir defa tabi bu üç çocuk meselesi ayrı bir tez. Bazıları bunu dalgaya alıyor. Türkiye'nin genç bir nüfus olması, 2038'de kaybolmaması lazım. 2038'de genç bir nüfus olarak devam edeceksek her ailenin 3 çocuk sahibi olması lazım. Bakın şuanda nüfus artışı düşüktür. Tehlikeli bir durumdur. Gerçekten bizler 2038'de genç nüfus oranımızı koruyabilirsek ne ala, ama o zaman yaş durumu 60 yaş olacaktır. Rusya şuanda teşvik yayıyor. Ama bu teşvik uygulamalarına rağmen 3 çocuk doğumunu gerçekleştiremiyor. Bazıları bunları farklı yerlere çekiyorlar. Diyor ki bakabileceğin kadar diyor. Böyle saçmalık olurmu? Şuanda benim 4 çocuğum var. Şuanda zenginlere bakıyorum, o çocuk zengin ailelerde 2 çocuktan fazlasını göremezsiniz. Çocukları kendilerin yük olarak görüyorlar. BUnuda teşvik etmemiz lazım. Bunu hereyerde söylüyorum. Buradada aynı şekilde söylüyorum, en az 3 çocuk bunuda milli beka meselesi olarak görüyorum. Bu konuda çok açık söylüyorum her yerde de söylemeye devam edeceğim. Buna karşı çıkanlarada bu anlayıştan uzak olarak değerlendiriyorum. Ülkemizde öyle bir tipler varki, evlenmek falan filan vs.. bunlara bir şey diyemeyiz ama inşallah bunlarında evlenmeleri temenni ediyoruz.
TAYYİP BEY'İN EN BEYEĞNDİĞİM ÖZELLİĞİ DOBRA OLMASI VE HERŞEYİ SÖYLEYEBİLMESİ DEDİ. SİZ BİR RAKİP OLARAK NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ KILIÇDAROĞLU'NU?
Şimdi ben Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili olarak değerlendirme yapmayı erken ve gereksiz buluyorum. Neden? Şöyle bir şey hatırlatırsam isabetli olur: Sayın Baykalın o sıkıntı anlarında, Sayın Kılıçdaroğlunu aday olmayacağım gibi sözlerinden sonra, Aday değilim demişti. 24 saat geçmeden hemen adayım diyerek adaylığını açıklamıştı.
HAKKARİ'DE BİR İMAMIN ÖLDÜRÜLMESİ SÖZ KONUSUYDU. VE İDDİA O Kİ HAYIR DEMEDİĞİ İÇİN TERÖR ÖRGÜTÜ TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ YA DA ŞEHİT EDİLDİ. HENÜZ ÖRGÜT ÜSTLENMEDİĞİ İÇİN BÖYLE BİRŞEY SÖYLEYEMİYORUZ AMA BUNU DEĞERLENDİRİRKEN NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? TERÖRÜN BÖLGE HALKI ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİSİ OLUR MU?
Şimdi tabi olaydan hemen sonra ben gerek valimiz gerek değerli eşlerini telefonla arayıp kendileri ile görüşmeler yaptım. Önce tabi kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Tabi Aziz Hoca bulunduğu yerde kuru camii imamlığı yapan biri değildi. Oradaki hayır ve hasenatı yönlendirme noktasında başarılı bir isimdi. Bu tabi mağlum çevreyi, veyahutta Aziz Hoca üzerinde katil durumu rahatsız ediyordu. Bazı tehditler aldığını söylediler.
SEÇİMİ ATLATALIM, BÖLGEDE FARKLI BİR ÇALIŞMA İÇİNE GİRECEĞİZ
Baştan Vali olmak üzere olayın takipçisi üzerinde. Söylenen şey Terör Örgütü ile beraberinde. Söylediğiniz evet, hayır yaklaşımında ise ülkenin geleceğine yönelik olumlu bir yaklaşımda olduğunu 'Evet' yaklaşımında olduğunu söylüyorlar. Onun için böyle bir infazın olmasını gerektirmez. Bunlar cami imamlarımıza uygulamalara düştütüklerine göre bunların neler yapacağını düşünmüyoruz. Hakkari merkezde çukurovada şemdinlide yaptılar yapıyorlar. Tabi şu seçim şöyle bir en iyi bölgedeki şeylerimiz çok daha farklı bir çalışma içerisine gireceğiz. Bütün bunları halk düşmanlığı olarak görüyorum. Bunları demokrasi içerisinde düzeltelim diyorum.
DEVLETİN O BÖLGEYE YATIRIM YAPMASINI İSTEMİYORLAR
Bakın şurada Yüksekova'da havaalanı yapacağız temeline gitmeyi engellediler. Şırnak'ta bir havaalanı yapacağız, temel atma törenine engelleiyorlardı. Hem yatırım yapmasını istemiyorlar, çünkü bunların halkın terör ile olan arası açılıyor. Sen ne istiyorsun bizden ya bırak... 150 yataklı modern bir hastanenin açılışını yapıyoruz tehdit ediyorlar. Batmanda halı tezgahlarını yaktılar. O genç kızlarımızın orada hem üretiyorlar hem kazanıyorlar. Bu mu halk sevgisi? Bunu halk düşmanlığından başka ihaz edemezsiniz.. Biz Türklerin temsilcisiyiz, bırak Allah aşkına.. Sen bu süreci alkışlaman lazım. Bunları böyle bir derdi yok..
Ben özellikle son söz olarak şunları söylemek isterim. 12 Eylül'de aslında kısa ifade ile bir şey oylanacak. Bir tarafta milletin anayasası bir tarafta Darbe Anayasaası katkı verenler Darbe Anayasasına katkı verenler onun yaşamasını sürdürecekler, darbe Anayasasına red diyenler. O 'Evet' de toplanıyor. Ben bütün vatandaşlarımı asla bir parti oylaması olarak bakmamalarını beyaz olacak yer vardır, Milletin Anayasaasına 'Evet'tir o. Kahverengi kısmı ise Darbe Anayasasına katkı yapacam diyorsa oraya vermesi laızm. Şurada kalan 11 gün içersinde gece gündüz demeden çalşmalıdır. Bunu bir milli mesele olarak görüyorlar. Şu kitapçığın içersi bir açılıp okunsun. Yada o gazetelerin arkasındaki ilanlar okunursa bunu öğrenirler. Ben yine söylüyorum bizim kardeşliğimize zarar verecek söylemlere asla kulak vermesinler. Zarar verecek durumlara asla prim dahi vermesinler. Ben liderler için asla kötü söz kullanmadım kullanmayacağımda. Bizim buraya ait bir saygımız söyleyemeyiz. Kaldı ki geleceğe yönelik bir zihniyeti konuşuruz. Bu vesile ile ben bu gece birlikte olduk sizlerede çok teşekkür ediyorum. Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun diyorum. 12 Eylül çifte bayram olsun diliyorum. Teşekkür ediyorum.