Final Dergisi Dershaneleri Rize Rehberlik Servisi Öğretmeni Taner Cengiz, LYS'ye hazırlık yapan öğrencilerin YGS sonrası yaşadıklarını ve kaybedilen motivasyonlarını tekrar kazanmaları açısından "Bir sınav macerası" adlı makalesini yayın organlarıyla paylaştı.
İşte Cengiz'in o makalesi:
Bir sınav macerası
YGS iptal edildi edilecek, açıklandı açıklanacak, sonumuz ne olacak, ders çalışamıyorum, şu sınav bir açıklansa da LYS ye motive olsak, ders çalışmaya başlasak derken farkında olmadan zaman bizi LYS’nin kapısına kadar getirdi. Şimdi beklenen şu kutsal sonuçlar açıklandı, bu kez de ya hocam bu puanlarla ben nereye giderim ben ne yaparım, yandım bittim, zaman, konular, eksikler, vs… (kısmen haklı olsa da) bahanelerimiz baş gösterdi ve ders çalışmamak için öyle zekâ ürünü, mantık kokan gerekçelerin arkasına sığınmaya başladık ‘ki biz bunu hep yapıyoruz:)’. Gerekçelerimiz ne kadar anlamlı olursa olsun ne kadar mantıklı olursa olsun ve ne kadar haklı olursak olalım, bizi bekleyen bir sınav var ve bu gerekçelerin hiç biri sınava gireceğimiz gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bir şekilde hedeflerimize ulaşabilmemiz için bu kapıdan içeri girme gerçeğini göz ardı edemeyeceğimizi bilmemiz gerekiyor.
Hocam tamam haklısınız da şimdi ne yapmam gerekiyor yani bu kadar zaman geçti acaba bu açığı tamamlayabilir miyim? Hedefime çok uzağım, çok eksiğim var, ben orayı kazanamazsam hiçbir işe yaramam, yoksa bir hiç olurum bütün emeklerim boşa gider vs… daha sorayım mı? Yok ya, yeter bu kadar kendime ettiğim azap değil mi?
Oturarak başarıya ulaşabilmenin tek yolunu biliyoruz!
Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık tavuktur!
Hayata öyle bakıyoruz ki her istediğimiz mutlaka olacak. Amaçlarımız uğruna ufak bir hamle yapınca sanki her şeyi hak ediyoruz dağıtılan haktan en büyük payı kendimize ayırıyoruz. Yok eğer amaca ulaşamazsan ben niye yaşıyorum ki, bir işe yaramam , hep boşa kürek sallamışız bakış açısı ile hem kendimizi yıpratıp hem de çevremizdekileri kendimizle birlikte umutsuzlar çadırına kapatıyoruz.
Bizler insan olduğumuzu unutuyoruz. İnsanın aklı kendisine mantıklı gerçekçi ulaşılabilir hedefler koyup bu amaçlar doğrultusunda uygun yöntemler ve gerekli çalışmalarla amaca ulaşmayı sağlar. Amacımıza ulaşamayınca yaptıklarımızın hiç biri bir işe yaramaz her şey boşa geçti gibi bir anlayışla kendimizi yıpratıp duruyoruz.
‘Edison’un asistanı:’700. Denemede de başarısız olduk dediğinde Edison:’ hayır, başarısız olmadık, yapmamamız gereken 700 şey öğrendik’ diye cevap veriyor.
İnsanın her şeyi yapmaya her irade ettiğini elde etmeye gücü yetmez. Bizi insan kılan acziyetimizi bilmektir. Mutluluğun sırrı da buradadır. İnsanlar her şeyi yapacağım, önümde bir sınav var bütün konuları gördüm, ben ve çevremdeki herkes kendimden çok şey bekliyoruz. Bu kadar emeğin hakkını vermem gerekiyor ya da bu kadar emeğimin karşılığını almam gerekiyor düşüncesi önümüzdeki sınavı ulaşılamayacak bir dağa çeviriyor bu yücelttiği dağın heybeti karşısında ezilen bireyi bu kez sınav korkusu sarıyor yapamama korkusu, başaramama korkusu…
Asıl olan öğrencilerimizin insan olduğunun farkına varmasıdır. İnsan olmak demek iyi bir hedef belirleyip bu hedefi doğrultusunda çalışmasıdır. Hedefine ulaşıp ulaşamayacağını bilemezler.
Onların gönüllerine huzur verecek olan şey amaçlarına ulaşmalarından daha ziyade amaçları için yaptıkları yaşadıkları ya da onlar için vazgeçtikleridir.
Uğruna başarıısız olmaya değecek hedeflerin var mı?
Başarı azim gerektirir, azim ise irade. Bazı hedefler, başarısız olmaya da değer. Gerçek başarı, başarısız olma korkusunu yenebilmektir.
Paul Sweeney
Sözün kısası insan yalnız kaldığında vicdani bir sorgulamayla gerçekten elinden geleni yaptım mı? Sorusuna verilen cevap bizi huzurlu kılar yoksa amaca ulaşılması yada ulaşılamaması değil.
Amaçları doğrultusunda hakkını vererek çalışan birinin sınava girip artık hakkımızdan hayırlısı diyen bir gönülden ne psikolojik bir sorun olur ne de emeklerinin zayi olduğunu düşünür. İnsanlar elinden neler geliyor ve daha neler yapabilir yani yeteneklerini ve zorluklara karşı direncini keşfettikçe çalışma şevki daha da artar. Böylece çalıştıkça amaçlarına yaklaşır kısmetse artık ulaşmıştır deriz. Böyle bir durumda bile seni mutlu edecek olan hedefine ulaşmak değildir. Bireyin bütün çalışmalarını bir şekilde yansıtabildiği, kendisinin ne kadar büyük bir çalışma azminin olduğunu bildiği ve kendine güvenin ne demek olduğunu farkına varmanın vermiş olduğu mutluluktur.
Çünkü hayat bir iki sınavla bitmiyor. Amaçlarımız birbiri ardına sıralanmış, bizlerin emeklerini çabalarını, alın terini beklediğini bilmemiz gerekiyor. Bir şekilde bu amaçlara ulaşmak için azimle, umutla, hırsla yola çıkmak aynı azmi sonuna kadar devam ettirmek gerekiyor.
Tozu dumana katmak mı, tozu dumanı yutmak mı?
Tarih iki tür insan kaydetti: Tarihi yapanlar ve tarihin malzemeleri. Siz hangisi olacaksınız? Hayatta ya tozu dumana katarsınız, ya da tozu dumanı yutarsınız. İnsan ya örs olur, ya da çekiç. Kendi gelecekleri ile ilgili planlari olmayanlar, başkalarının planlarına dahil olurlar. Amaçları olmayanlar amaçları olanlarındır. Çıkmazda olduğunuzu düşünüyorsanız Ya bir yol bulun, ya bir yol açın, ya da yoldan çekilin!
Ne mutlu, sınavı sadece daha sonraki hedefler için bir basamak olarak görenlere …
Ne mutlu, hedeflerine saygı gösterip azimle, hırsla çalışanlara…
Yolunuz açık olsun….