14.05.2008 tarihinde Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünde Tarım ve Köy İşleri Bakanı Sayın Mehdi EKER in katılımıyla yapılan basın toplantısında 2009 çay taban fiyatı 79 kuruş, destekleme primi 11.5 kuruş olmak üzere 90.5 kuruş olarak açıklanmıştır.
Çay ürünü Rize’nin can damarıdır. Çay 204 bin aileyi ilgilendiren bir üründür. 204 bin aile geçimini çaydan sağlamaktadır. Verilen taban fiyatını değerlendirdiğimizde, verilen fiyatın geçen yıla nispeten %7.9 artış gösterdiğini görüyoruz.
Ancak; %7.9 artış olmasına rağmen çay taban fiyatı, %10 enflasyonun altında kalmamalıydı. Bugün 1kg yaş çayın maliyeti 1.1 liradır. 2009 yaş çay taban fiyatını bu veriler üzerinden değerlendirildiğinde en az 1.2 lira olmalıydı. TÜİK’in 192 sayılı yoksulluk raporuna baktığımızda kırsal yerlerde yaşayanların yoksulluk oranı kentlerde yaşayanlardan daha fazla olduğunu görürüz. Kentlerde yaşayanların yoksulluk oranı %10.61 iken kırsal da yaşayanların yoksulluk oranı %32.18 dir.
Bu verilere ilaveten yüksek olan gübre fiyatı da eklendiğinde açıklanan 2009 yaş çay taban fiyatının yetersizliği görülecektir.
Bölgemizde çiftçinin en önemli geçim kaynağı olan çayın yetiştirildiği alanlarda, başka ürün yetiştirilme şansı hemen hemen yoktur. Çayın ülkemiz ve doğukaradeniz bölgemiz için ekonomik ve sosyal yönden taşıdığı önem ve ortaya koyduğumuz bilimsel veriler dikkat alındığında, açıklanan fiyatın yeniden gözden geçirilmesi ve maliyetin altında kalmayacak yeni bir taban fiyatının belirlenmesi lazımdır.
Çayımızın birçok sorunu olmakla beraber bu sorunların en önemlilerinden biride kaçak çaydır. Ülkemize giren kaçak çayın Türk çayından daha ucuz olması münasebetiyle Türk çayının tüketimini düşürmektedir. Buna paralel olarak; doğu illerinden yapılan sınır ticaretinin geliştirilmesi amacıyla 50 bin $ a kadar gümrüksüz ithalat yapılması uygulaması; eğer çay ithal edilecek ürünler arasında yer almışsa, bilinmesi lazımdır ki Türk çayı bu alışverişten büyük zarar görecektir.
Bölgemizde çay tarımı iki şekilde yapılmaktadır. Birincisi tarla sahibinin kendi çayını üretmesi, ikincisi ise %50’lik bir pay verilerek yarıcılık sistemiyle çayın üretilmesi. Fakat çay mustahsilinin geldiği nokta şudur; çay götürüsü getirisinden daha fazla olan bir ürün haline gelmiştir. Bu münasebetle %50 ile yarıcı bulmak zorlaşmıştır.