ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, yaptığı açıklamada, Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünün yaptığı araştırmalar için çay üretim ünitesine ihtiyaç duyduklarını, bu nedenle çeşitli araştırmalar yaptıklarını söyledi.
Bu amaçla Araştırma Enstitüsünün bulunduğu alanın yanında küçük bir çay fabrikası kurduklarını ifade eden Sütlüoğlu, ''Bir çay fabrikasında olan tüm bölümler bu fabrikada mevcut. Burada yaş çay, fabrikadaki gibi işlenerek kuru çay haline dönüştürecek'' dedi.
Mini çay fabrikasının araştırma enstitüsünün önemli bir ihtiyacını karşılayacağı gibi turizme de hizmet edeceğini kaydeden Sütlüoğlu, ''Ziraat Çay Bahçesi Rize'nin en fazla ziyaret edilen yerlerinden biri. Çay bahçesine gelen turistler, fabrikaya girmeden cam olan dış bölümden çay üretiminin nasıl yapıldığını görüp üretilen çaydan satın alabilecek. Böylece çay üretimiyle ilgili hem ziyaretçilerin merakını gidermiş olacağız hem de araştırma enstitümüzün ihtiyaç duyduğu çalışmaları yapacağız. Minyatür fabrikayı önümüzdeki çay sezonunda kullanmaya başlayacağız'' diye konuştu.
Sütlüoğlu, araştırma enstitülerindeki laboratuvarlarda çayla ilgili her türlü araştırmayı yaptıklarını belirterek, şunları söyledi: ''Laboratuvarlarımızda ürettiğimiz çayın ekstrakt (etkin madde) değerlerini, çayın dem verme kabiliyetini kontrol ediyoruz. Ekstrakt değeri en fazla birinci sürgünde olur, sonraki sürgünlerde düşmeye başlar. Araştırma enstitümüzü müstakil araştırma yapan bir kurum haline getirmek, her türlü araştırmayı yapabilen yeni bir statüye ulaştırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu konuda gerekli girişimleri yaptık. Ulusal ve uluslararası boyutta daha kapsamlı ve etkili hizmet vereceğiz. Yaptığımız araştırmaların doğruluğundan şüphe olmaz ancak daha hızlı, etkili, kapsamlı hizmet verebilecek şekilde güçlendireceğiz.''
-''Türk çayı dünyada organiğe en yakın çay''-
Sütlüoğlu, Türkiye'nin önemli bir çay üreticisi olduğunu, genel üretimde dünya dördüncüsü, siyah çay üretiminde dünya beşincisi olduğunu ifade ederek, ''Büyük bir çay üreticisi ülkeyiz. Dünya pazarlarına açılma gayretindeyiz. Çay satamadığımız ülkelere de satış yapmayı planlıyoruz. Bu da uluslararası ilişkilerimizin daha sık olmasını gerektiriyor. Laboratuvarlarımız da yeni yapılanmayla uluslararası alanda daha fazla kabul görecek'' diye konuştu.
Laboratuvarlarda çayda pestisit (kimyasal ilaç) olup olmadığının analizinin de yapıldığını belirten Sütlüoğlu, ''Pestisit kansere yol açan bir unsur. Kalıtsal pek çok hastalığa da neden oluyor. Dünyada pestisit kullanılmadan çay üretilen tek ülkeyiz. Ülkemizin iklimsel özellikleri, çay bahçelerimize kar yağması dolayısıyla haşere mücadelesi yapmamız gerekmiyor. Bu da bizi rakipsiz kılan önemli bir artı değerimiz. Burada bu analizleri yapabiliyoruz'' dedi.
Dünyada Türk çayının organiğe en yakın çay olduğunu söyleyen Sütlüoğlu, şunları kaydetti: ''Çayımızın bu özelliğini insanımız yeterince bilmiyor, yabancılar hiç bilmiyor. Bu konuyu ülkemizde ve dünyada anlatmaya çalışıyoruz. Çayımızın bu özelliklerini duyan hayret ediyor. Özellikle dış pazarlarda sağlıklı ürünler öne çıkıyor. Bu özelliğimizle rakipsiz ürünümüzü, çayımızı dünya pazarlarında pazarlayabileceğimiz kanaatindeyiz. Özellikle yurt dışında yapılan fuarların hepsine katılmaya çalışıyoruz. Çünkü dünya ticaretinin buluştuğu, şekillendiği yerler fuarlardır. Fuarlarda çayımızın bu özelliğini anlatıyoruz. Çayımızı tattırıyoruz. On binlerce bardak çayı her fuarda ikram ediyoruz. Çok beğeniliyor. Kimsenin çayımızı yadırgamadığını memnuniyetle gördük.''