Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP kurultayına yönelik aldığı "mutlak butlan" kararı siyaset gündemine bomba gibi düştü. Mahkemenin, mevcut Genel Başkan Özgür Özel ve parti yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırarak, yönetimi yeniden eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine devretmesi, örgütlerde sert yankı buldu. Karara en sert tepkilerden biri de Rize’den, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu’ndan geldi.
Gelişmelerin ardından CHP Fındıklı İlçe Başkanlığı’nın çağrısıyla acil olarak toplanan parti üyeleri, süreçle ilgili izlenecek yol haritasını masaya yatırdı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Çervatoğlu, yaşananları yargı eliyle gerçekleştirilen bir darbe olarak nitelendirerek, "Kılıçdaroğlu'nu tanımıyoruz. Kayyum yönetimi ile (CHP Genel Merkezi) ilişkilerimizi dondurduk. Gerekirse Fındıklı Belediye Başkanı, meclis üyeleri ve 970 üyenin tamamıyla birlikte toplu istifa edilecek” dedi.
"12 Eylül Faşizminde Bile Böylesi Yaşanmadı"
Ülkenin olağanüstü ve karanlık bir dönemden geçtiğini vurgulayan Çervatoğlu, mevcut durumu askeri darbe dönemiyle kıyaslayarak şunları söyledi: "Ülkemiz, 12 Eylül askeri faşist döneminde bile yaşamadığı olağanüstü bir dönemden geçiyor. 12 Eylül faşizmi, 12 Eylül faşizmi Cumhuriyet Halk Partisi'ne bombalarla, gaz bombalarıyla veya o kadar TOMAlarla girmemişti. Bugün, 12 Eylül'ün devamı ve onların çocukları bugün partimize bombalarla girdiler ve Genel Başkanımız da orada başka bir olay çıkmaması için büyük bir metanetle Meclis'e kadar yürüdü."
"Bu Sadece CHP’nin Değil, Türkiye’nin Demokrasi Sorunudur"
Fındıklı’da aldıkları ortak kararı kamuoyuyla paylaşan Çervatoğlu, meselenin parti içi bir liderlik mücadelesinden çok daha büyük olduğunu ifade ederek, “Bu sorun bir Cumhuriyet Halk Partisi'nin sorunu olmadığını, bu sorunun Türkiye demokrasi sorunu olduğunu Genel Başkanımız ifade etti. Bugün Fındıklı ilçesinde Belediye Başkanı ve ilçe örgütü olarak, ilçe başkanlığının çağrısıyla oluşturduğumuz bu üye toplantısında da karar aldık. Bu sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin sorunu değil, ülkenin bir demokrasi sorunudur.” dedi.
Çervatoğlu, mahkeme kararını "Sarayın aparatı" olarak nitelendirerek, Fındıklı Belediyesi ve ilçe örgütü olarak bu kararı asla tanımayacaklarını ilan etti.
"Liderimiz Özgür Özel, Adayımız Ekrem İmamoğlu’dur"
Alınan kararları genel merkeze ileteceklerini belirten Belediye Başkanı Çervatoğlu, liderlik ve cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki safını net bir dille ortaya koydu: "Aşağıdan yukarıya yaşadığımız bütün sorunların ilçelerde tartışılarak, Genel Merkez'in ivedilikle bir eylemlilik içerisine girmesini istiyoruz. Bu çerçevede bizim yoldaşımız ve liderimiz Özgür Özel'dir. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'dur. Sarayın atadığı kayyum değildir! Oradan gelecek, sarayın aparatı olarak duran kayyumdan gelecek hiçbir karara uymayacağımızı, bu kararları tanımadığımızı bir kez daha altını çizerek vurguluyoruz."
"İlk Etapta İlişkileri Dondurduk"
Mahkeme tarafından atanan yeni yönetime karşı ilk somut adımı attıklarını belirten Çervatoğlu, Fındıklı Belediyesi olarak merkezle olan köprüleri attıklarını vurgulayarak, "İlk olarak, Fındıklı Belediye Başkanı ve 8 meclis üyemizle birlikte kayyum yönetimiyle olan bütün ilişkilerimizi dondurduğumuzu ilan ediyoruz. Bundan sonraki aşamada ilçemizle birlikte ortak davranacağız." diye konuştu.
En Sert Rest: "970 Üyeyle Toplu İstifa Eder, Tabelayı Bırakırız"
Kararın geri çekilmemesi veya hızlı bir şekilde kurultaya gidilmemesi durumunda partiyi tamamen kilitleyecek radikal adımlar atacaklarını belirten Çervatoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer bu süreç hızlı bir şekilde kurultaya gitmezse, baba ocağımız olan Cumhuriyet Halk Partisi, kendi üyelerine ve asıl sahiplerine teslim edilmezse, kayyum ve kendi ekibi teslim etmezse bu yapının bir tabela partisine dönüşmesi için adımlarımızı atacağız. Bunu Genel Merkezimize de iletiyoruz: Bunun açık yolu toplu istifaysa, toplu istifa! 970 üyemiz, Belediye Başkanı ve meclis üyelerimizle birlikte tamamının istifasıysa bunu da yaparız. Ancak yoldaşlık hukukumuzun Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ile olduğunu vurgulayarak, onlarla birlikte yürümeye devam edeceğiz."
Çervatoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı adeta savaş açarak Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki değişim ve "arınma" söylemlerine çok sert yanıt verdi. Köprüleri tamamen attıklarını ilan eden Çervatoğlu, Kılıçdaroğlu’nun geçmiş cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde verdikleri emekleri hatırlatarak sitem ve öfkesini dile getirdi.
"Ev Ev, Köy Köy Peşinden Koştuk; Şimdi Kimden Arınıyorsun?"
Kemal Kılıçdaroğlu’nun "arınma" çıkışlarını hedef alan Çervatoğlu, partinin önemli isimlerine ve yerel dinamiklerine sahip çıkarak şunları söyledi: "Şu anda arınmak istiyordu Sayın Kılıçdaroğlu. Kimden arınacaksın? Bizim evladımız Gürkan Alpay'dan mı? Gürkan Alpay bizim onurumuz. Elçin Kasapoğlu'ndan mı? Resul Emrah Şahan'dan mı? Sayın Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'ndan mı? Hodri meydan Kılıçdaroğlu, hodri meydan! Biz senden bütün ilişkileri kopardık ve senin ekibini şu andan itibaren tanımıyoruz. Tanımadığımızı ilan ediyoruz. Sen arın bizden! Biz senden arındık! Biz senden arındık! Senin peşinde 'Cumhurbaşkanı yapacağız' diye köy köy, ev ev koşturduk!"
"Ekrem İmamoğlu’nu Betona Gömeceğini mi Düşünüyorsun?"
Mevcut istibdat rejiminin baskılarına karşı mücadele eden partililerin hedef alınmasına tepki gösteren Çervatoğlu, Ekrem İmamoğlu ve tasfiye edilmek istenen diğer isimler üzerinden rest çekti: "Sen, bu istibdat yönetiminin altında bizim arkadaşlarımızın, yoldaşlarımızın esir düştüğü yerden 'Arınacağız' diyorsun ha? Sen betona gömeceğini düşünüyorsun Ekrem İmamoğlu ve bizim arkadaşlarımızı ha? Hodri meydan! Harcı biz yapacağız, o betona kim gömülüyor göreceksin Sayın Kılıçdaroğlu!"
"İlkelerden Vazgeçen Bir Yapıyı Tanımıyoruz"
Konuşmasında CHP’nin köklü ilkelerine atıfta bulunan ve Kılıçdaroğlu’na "Sayın" demeyi reddeden Çervatoğlu, sözlerini ideolojik bir duruşla devam ettirerek, şunları kaydetti: "Biz, çocuklarımızdan ödünç aldık; atalarımızdan da miras milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, cumhuriyetçilik ve devrimcilik kaldı. O ilkeleri boşaltan bir parti bizim partimiz değildir Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi –Sayın da değil– Kılıçdaroğlu ve ekibi o ilkelerden vazgeçmiştir."
Çervatoğlu, konuşmasının son bölümünde Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerinin dozunu daha da artırarak, yeni yönetimi "emperyalist odaklarla işbirliği yapmakla" ve halkçı belediyeciliği baltalamakla suçladı.
Çervatoğlu, Kılıçdaroğlu yönetimindeki genel merkez binasını artık sadece bir "tabela" olarak gördüklerini belirterek köprüleri tamamen attı.
"Bizim Yolumuz Mustafa Kemal'lerin, Deniz'lerin, Mahir'lerin Yoludur"
Kemal Kılıçdaroğlu’nun çizdiği çizgide yürümeyeceklerini ve rehberlerinin devrimci önderler olduğunu vurgulayan Çervatoğlu, şu sert ifadeleri kullandı: “Bugün bu toprakları talan etmek isteyen emperyalist güçlere teslim etmek için onlarla işbirliği yaparak bizim arkadaşlarımızı ve demokrasiyi gömmek için yola çıkmıştır. Bizim yolumuz, bizim yolumuz Mustafa Kemal'in çizdiği devrim yoludur. Bizim yolumuz Denizlerin, Mahirlerin yoludur. Bizim yolumuz özgürlük, demokrasi, bağımsızlık, kardeşçe yaşadığımız bir yoldur. Asla ve asla senin çizdiğin yolda yürümeyeceğiz. Seninle, senin genel başkan olarak geldiğin şu andaki, tabela olarak gördüğümüz o mekanla bizim herhangi bir ilişkimiz yoktur. İlişkilerimizi dondurduğumuzu ifade ediyoruz. Aldığımız kararlar Genel Merkez'e iletilecek, Genel Merkezimizin Genel Başkanımız Özgür Özel ve kadrolarının alacağı kararla Fındıklı'da yeniden yol haritası çizeceğiz.”
"Dertleri Halkçı Belediyeciliği Engellemek, Sen de Bunun Parçasısın. Sen utancınla kalacaksın. Asla ve asla seni tanımıyoruz”
Fındıklı’da hayata geçirdikleri sosyal belediyecilik Genel Merkez'e iletilecek. Meşru Genel Başkanımız Özgür Özel ve kadrolarının alacağı kararla Fındıklı'da yeniden yol haritası çizeceğiz. Toplumcu ve kamucu belediyeciliği sürdü projelerinin bu operasyonla hedef alındığını savunan Çervatoğlu, Kılıçdaroğlu’nun geçmişteki söylemlerinin sahte olduğunu ileri sürerek, “Üyelerle birlikte, Fındıklı'da yarattığımız meci kültürüyle, dayanışma kültürüyle sokaklarımızda özgürlükleri tek tek öreceğiz. Aynı zamanda toplumcu ve kamucu belediyeciliği de sürdüreceğiz.
Sayın Kılıçdaroğlu, birilerinin derdi toplumcu belediyecilik yaptırmamaktı. Birilerinin derdi halkçı belediyecilik yaptırmamaktı. Birilerinin derdi işte yurt sağladığımız çocukların muhtaç kalmasını sağlamaktı. Birilerinin derdi yoksul emeklilerin daha yoksul olmasını tayin etmekti. Sen de bunların bir parçasısın. Dün söylediğin, dün söylediğin hiçbir şey doğru değilmiş.
Gün gelecek o hesabı vereceksin. Tarih önünde, tarih önünde gerçek demokrasiyi savunanlar, temel ilkeleri savunanlar, gerçek Cumhuriyet Halk Partililer o ocağa yine gelecek, demokrasiyi çizecekler. Sen utancınla kalacaksın. Asla ve asla seni tanımıyoruz.” şeklinde konuştu.
"Meci Kültürüyle Sokaklarda Olacağız, Partiyi İhanet Edenlere Bırakmayacağız"
Tüm olumsuz gelişmelere rağmen Fındıklı’nın simgesi haline gelen "meci" (imece) ve dayanışma kültürüyle direneceklerini belirten Çervatoğlu, partililere sokakları boş bırakmama ve kenetlenme çağrısı yaparak, "Aldığımız kararlarreceğiz. Sizden bir isteğim var: Dün mecilerde olduğu gibi, bu zor koşullarda asla ve asla partimizi, mekan dahil olmak üzere, o partiye ihanet edenlere bırakmamak üzere omuz omuza olmaya davet ediyorum. Her gün sokakta birbirimize daha sıcak sarılmaya ve cesaretli olmaya mecburuz." diye konuştu.