Demirel'in İzindeki Sütlüoğlu, 2. Kez Üreticiden Şikayetçi Oldu!

Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, öyle açıklamalarda bulunuyor ki bir sonraki açıklamasıyla ilk açıklaması tezat oluşturuyor, kendisinin açıklamada bulunmadan önce söylediklerini kamuoyuna anlatacak bir tercümana ihtiyacı olduğu da gün yüzüne çıkıyor.

Geçtiğimiz günlerde yaş çay üreticisinin acele ederek çayını birden toplamak istemesini gerekçe göstererek üreticiden şikayetçi olan Sütlüoğlu, bu kez çay üreticisinin çayını toplamadığından şikayetçi oldu. Sütlüoğlu'nun 23 gün arayla yaptığı açıklamaları geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'İn "Dün dündür bugün bugündür" politikasını hatırlattı.

Çaykur’un uyguladığı kontenjan dolayısıyla yaş çayını Çaykur’a satamadığından,  çayın kalitesini ve evsafını kaybetmemesi için 1,20 Tl’lere düşen kilo başı fiyatlarla özel sektöre çay satmak zorunda kalan ve kilo başı 50 kuruş, tonunda ise 500 TL zarar eden yaş çay üreticisi, Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’nun “acele ediyorlar, çayı zamana yaymalıyız”şeklindeki eleştirisine maruz kalmış ve vatandaşlardan çaylarını toplamakta acele etmemelerini istemişti. Ancak aynı Sütlüoğlu, bu kez yaptığı açıklamada, “Bizim fabrikalarımız çay fabrikası, kereste fabrikası değil. Bize taze çay verin, odun vermeyin diyoruz. 2.5 yaprağın dışındaki yapraklardan çay üretilmez. Vatandaşımızın taze yaprakları toplayıp bize teslim etmesi lazım. Üreticilerimiz maalesef çayları toplama olgunluğuna ulaştığında henüz erkenden diyerek çaylarını toplamıyor. Bekletip kartlaşınca topluyorlar.” Dedi.

ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Türk çayını hedeflenen yere taşıyabilmek için tarladaki ürün kalitesinin artırılması gerektiğini belirterek üreticilerin ürün kalitesine gereken hassasiyeti göstermemelerinden şikayet etti.

 Sütlüoğlu yaptığı açıklamada, “Çayda en önemli konu hammaddenin kaliteli olmasıdır. Hammadde kaliteli olmazsa kuru çayında kaliteli olması mümkün değildir. Hiçbir teknoloji kalitesiz bir hammaddeden kaliteli bir ürün yapamaz. Biz dünyanın en ileri teknolojilerinin kullanıldığı fabrikalara sahibiz. El değmeden çay üretiyoruz. Ama odundan çay yapma gibi bir imkanımız yok. Bizim fabrikalarımız çay fabrikası, kereste fabrikası değil. Bize taze çay verin, odun vermeyin diyoruz. 2.5 yaprağın dışındaki yapraklardan çay üretilmez. Vatandaşımızın taze yaprakları toplayıp bize teslim etmesi lazım. Üreticilerimiz maalesef çayları toplama olgunluğuna ulaştığında henüz erkenden diyerek çaylarını toplamıyor. Bekletip kartlaşınca topluyorlar. Geç toplanan çaylar çayımızın kalitesini düşürüyor. Kart yapraklar çayımızın dem verme oranını düşürüyor. Üreticilerimiz kendi iyilikleri, çayımızı geleceğe taşıyabilmesi hammadde de kaliteyi yükseltmemize bağlıdır. Bunu başaramazsak çayımızı geleceğe taşıyamayız. Çay üreten diğer ülkelerin bir kilo çayı 700 -800 bardak dem verirken bizimkisi 400 bardak dem verirse piyasada onlarla rekabet edemeyiz. Piyasada iyi mal kötü malı kovar” dedi.

Sütlüoğlu, Türk çayının dünyanın en sağlıklı çayı olduğunu hatırlatarak “Çayımız dünyanın en sağlıklı ve en güvenilir çayıdır. Ama dem verme noktasında diğer ülkeler ile yarışabilecek noktada kaliteli ürünler elde etmek zorundayız. Çünkü tüketici çayın sağlıklı olup olmadığına değil ne kadar dem verdiğine bakıyor. Bu konuda toplumsal mutabakat oluşturmamız lazım. Kaliteli arttırmazsak bindiğimiz dalı keseriz. Gürcistan hemen hemen bizim kadar çay üreten bir ülkeydi. Bugün 3 bin 500 ton üredir duruma kadar geriledi. Bir sektör yok oldu. Orada kendi tarlalarında patron olan insanlar çaylarının kıymetini bilmedikleri için bugün bizim tarlalarımızda işçi oldular. Çay tarımından önce de bizim insanımız gurbete gidip başkalarının tarlalarında işçilik yapıyordu. Çay büyük bir nimettir. Bunun kadrini bilelim. Sadece 1. sürgünde 145 milyon TL çaydan üreticinin cebine girdi. Başka hiçbir ürün çayın yerini tutamaz. Başka hiçbir ürün bu milleti bu topraklarda tutamaz. Bunun kıymetini bilelim. Çaydan kazancımızda helal olsun. Çay olmayacak odunları ve kart yaprakları vererek helal kazancımıza haram karıştırmayalım” diye konuştu.

DAHA ÖNCE NE DEMİŞTİ?

Çaykur Genel Müdürü Sütlüoğlu 4 Haziran’da yaptığı açıklamada ise “Üreticimizin kotasının tamamını alacağımızı, çaylarını toplamakta acele etmemelerini istedik. Ama üreticimiz yine acele etti. Bu acele ve panik iyi niyetli olmayan firmaların işine geldi. Üreticiler birkaç gün dediğimizi yapsaydı fiyatlar aşağı düşmeyecek taban fiyatının üzerine çıkacaktı. Ancak üreticinin bu telaşı özel sektör firmalarının yaş çay fiyatlarına aşağı çekmesine neden oldu. Bir milyon üreticinin bedduasını almak kime ne fayda getirir. Zararın neresinden dönülürse kardır. Üreticilerimiz acele etmesinler. Kotalarının tamamını alacağız.” ifadesinde bulunmuştu.

Sütlüoğlu aynı gün yaptığı açıklamada ayrıca “Yapmamız gereken sabretmek, acele etmemektir. Bu bir zirai üründür. Bir anda toplamayıp bunun hasadını zamana yaymalıyız. Karadenizliyiz, acelecilik var ama bu iş aceleye gelmez.” şeklinde konuşmuştu.

Rize Haberleri