Devletin fındıktan 3 yıllık zararı, 723 milyon lira

Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdür Vekili Mesut Köse, 2006-2009 döneminde kurumun aldığı 694 bin ton fındıktan 297 bin tonunun değerlendirildiğini, 723 milyon lira zarar hesaplandığını bildirdi.

TBMM KİT Komisyonunun toplantısında, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) 2008 yılı hesaplarını görüşerek ibra etti. Komisyona bilgi veren ve milletvekillerinin sorularını cevaplandıran TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Vekili Mesut Köse, yeni hububat alım sezonunda Ofis'e gelecek ürünleri alacak şekilde hazırlıkları yaptıklarını belirterek, müdahale alım fiyatı ve politikalarının da yakında açıklanacağını söyledi.

KİT Komisyonu Sözcüsü AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, Bafra ve İpsala'da yerinde emanet alım yöntemi ile yapılan 10 bin ton çeltik alımında yolsuzluk olduğunu, Ofis'in zarara uğratıldığını gündeme getirirken, Komisyon Başkanı Ünal Kacır, konunun YDK raporuna yansımamasını ve TMO Teftiş Kurulu Başkanı ve yetkililerin toplantıya katılmamasını eleştirdi.

Mesut Köse, 2006-2009 döneminde TMO'nun 694 bin ton fındık aldığın ı, karşılığında üreticiye 2 milyar 83 milyon lira ödendiğini belirterek, fındığın 30 bin tonunun Fiskobirlik'e satıldığını, 153 bin tonunun yağlığa ayrıldığın ı, 110 bin tonluk iç piyasadaki satışlarla birlikte toplam 297 bin tonunun değerlendirildiğini ve halen stokta 397 bin ton fındık bulunduğunu söyledi. Üreticiyi desteklemek için geçen yıl Ağustos ayında durdurulan kabuklu toptan fındık satışlarına bu yıl Nisan'da tekrar başlandığını hatırlatan Köse, şimdiye kadar piyasaya 28 bin ton satış yapıldığını bildirdi.

Ofis'in stoklarındaki fındık sayesinde piyasanın dengede tutulmasında ve piyasa fiyatlarında belirleyici olmaya devam ettiğini anlatan Köse, halkın ucuza fındık yemesi için marketlerde kilosu 9,90 liradan, zararına fındık satılması nı sağladıklarını, ancak piyasada fiyatların aşağı çekilmesi ve kuruyemiş sektörünün ayakta kalması amacıyla marketlerde satışa son verdiklerini, TMO şubelerinde perakende satışın sürdüğünü söyledi.

Komisyon Başkanı Kacır'ın, perakende fındık satışına neden son verildiğini, 9,90 lira yerine 12 liradan neden satılmadığını sorması üzerine, Köse, şöyle konuştu: "Bizim 9,90 liradan marketlerde perakende fındık sattığımız dönemde, kuruyemişçilerde kilosu 25 liradan fındık satılıyordu. Bizim satışlarımızdan sonra fiyatlar 12, 17, 18 liraya indi. Halen 25 liradan satanlar da var. Piyasada fiyatta düzeni sağladığımız için geri çekildik. Kuruyemiş sektörü nde 10 binlerce insan var. Bizim marketlerde satış yapmamız bu sektörün ayakta kalmasını güçleştirecekti. Fiyat düzenlemesini sağladıktan sonra geri çekildik. Ancak, kendi ofislerimizdeki perakende satışlarımız, elimizdeki fındık kuruyemiş olarak tüketilebilir nitelikte olduğu sürece devam edecek.

Eğer biz 12-13 liradan satsaydık, kuruyemiş fiyatlarını düşürmekte bu kadar etkili olamazdık. Kar amacı gütmedik. Zaten yağlığa ayırsak, daha yüksek bir zarara katlanmak durumunda kalacaktık. Perakende satışta zarardan kar söz konusu. Bu yıl 20 bin ton sattık. Kilo fiyatı 12-14 lira olsaydı, en fazla 8-10 bin ton satılırdı. Yağa çevirsek, daha fazla zarar olurdu."

TMO'NUN FİNANSMAN DURUMU

Mesut Köse, TMO'nun finansman durumu ile ilgili bir soru üzerine de şunları kaydetti: "Finansman açısından TMO, diğer kamu kuruluşlarında da olduğu gibi, bolluk içinde bir kuruluş değil. Her zaman bir finansman kaygısı duyuyoruz. İnce hesaplar yapmak durumunda kalıyoruz. Alım yaptığımız bütün yıllar, stoktaki ürünü teminat göstererek bankalardan kredi kullanıyoruz. Bu yıl da muhtemelen böyle olacak. 2006'dan bugüne kadar 1,2 milyar dolar kredi kullanıldı. İç piyasadan da 400 milyon lira kredi alındı. Toplam 170 milyon lira faiz gideri oldu.

Halen hazineden 688 milyon lira görev zararı alacağı var. Hazine ile görüşmelerde bunun 2010 yılı alımlarının finansmanında kullanılması öngörüldü. 2010'da görev zararı ödemeleri için 1 milyar 369 milyon lira ayrıldı. 390 milyon lirası avans olarak kullanıldı. Geri kalanı alımların finansmanında kullanılacak."

TMO'nun fındık alımları nedeniyle üreticiye 2 milyar 83 milyon lira ödediğini, 2008-2009 ve 2010 döneminde fındık işleme faaliyetleri nedeniyle 723 milyon lira zarar hesaplandığını açıklayan Köse, bunu değerlendirirken, "Bu bir tercih. Fındık millî bir ürün, Türkiye'nin bu üründe birinci olmasının destekleme bedeli bu... Piyasada 2,5 liraya satılan ürünün fiyatını 5 liraya çıkartmaya çalışırken, TMO'dan kâr bekleyemezsiniz, TMO'nun amacı burada kâr etmek değil, müdahale kuruluşu olarak görev yapmaktır. 3 yılda 700 milyon lira zarar, zarar değil, verilen görevin maliyeti" dedi.

Ofis'in 2008 yılını, finansman maliyetlerindeki artış nedeniyle 105 milyon lira zarar, 2009 yılını ise 160 milyon lira dönem kârı ile kapattığını açıklayan Köse, Reysaş'la yapılan 150 bin tonluk depo kiralama sözleşmesi gereği, bu depo kapasitesinin tamamının kullanıldığını ve yıllık 5 milyon lira kira bedeli ödendiğini, boş kalacak kapasitenin özel sektöre kiralanması imkanı da bulunduğunu kaydetti.

TMO'nun 4,4 liradan aldığı fındığı kilosu 1,1 liradan Fiskobirlik'e satmasını da değerlendiren Köse, "Satış Bakanlar Kurulu kararı ile yapıldı . TMO'nun yağlığa ayırdığı fındık satıldı. Bu fındığı yağ üretiminde kullansaydık, kasamıza giren rakam aşağı yukarı aynı olacaktı" diye konuştu.

TMO'nun yeni hububat alım dönemi hazırlıklarına ilişkin bilgi veren Genel Müdür Vekili Köse, hasadın erken başlaması nedeniyle 17 Mayıs itibariyle taahhütname karşılığı alımlara başladıklarını, 11 bin 400 ton alım yapıldığını, yakında müdahale alım fiyatı ve politikalarının açıklanacağını söyledi.

Fiyatların belirlenmesinde rekolte, maliyetler ve piyasada oluşan fiyatların dikkate alındığını kaydeden Köse, hububatta, geçen yıla göre üretimin fazla olabileceği için Ofis'e daha fazla ürün gelmesini öngördüklerini ve tüm ürünün alınması için hazırlıkların tamamlandığını bildirdi.

Köse, TMO'nun yeni hasat dönemine, 1,3 milyon tonu buğday, 537 bin ton arpa ve 338 bin ton mısır olmak üzere yaklaşık 2,3 milyon ton hububat stoğu ile girdiğini açıklarken, "6 milyon ton ürün vardı, 4 milyon tonunu sattık. Bu yıl da alım yapacağız. İşimiz kolay değil, uğraşacağız. Piyasada fiyatları makul düzeyde tutmak için alım yapmamız gerekiyor" dedi.

Komisyonda, CHP Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ihracatçı firmalara satışlardaki, Komisyon Sözcüsü AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni ise Bafra ve İpsala'da yerinde emanet alım sistemi ile yapılan çeltik alımındaki yolsuzluk iddialarını gündeme getirdi.

Mesut Köse, 2009/2010 döneminde 5,1 milyon ton hububat, 183 bin ton mısır, 31 bin ton haşhaş kapsülü alındığını, karşılığında üreticilere 2 milyar 269 milyon lira ödendiğini, hububatın 2,4 milyon tonunun ihracat, 1,8 milyon tonunun da büyük bölümü DİR kapsamında olmak üzere iç satış ile değerlendirildiğini açıkladı.

DİR kapsamındaki satışların Dış Ticaret Müsteşarlığının düzenlediği belgelere istinaden yapıldığını hatırlatan Köse, Gümrük Müsteşarl ığı'nın yaptığı denetimlerde, 28 firmanın DİR kapsamında aldığı ürünü ihraç etmediğinin belirlendiğini, bunun üzerine firmalar hakkında suç duyurusunda bulunularak üründeki fiyat farkından dolayı 30,5 milyon liranın geri istendiğini, davaların devam ettiğini anlattı.

TMO'nun yerinde alım yöntemi ile tüccar, sanayici ve üreticiden alım yaptığını ve geçen yıl Bafra'da 7 bin ton, İpsala'da 3 bin ton olmak üzere toplam 10 bin ton çeltiğin yerinde emanet alımı konusunda yolsuzluk iddiasının ortaya atıldığını belirten Köse, bununla ilgili TMO müfettişlerince yapılan soruşturmanın sonuca bağlanmadığını ve Bakanlık müfettişlerinin de devreye sokulduğunu anlattı. Köse ayrıca, konu ile ilgili Ofis elemanlarının yerlerinin değiştirildiğini, firmalar hakkında da dava açıldığını söyledi.

Sistem gereğince, yerinde emanete alınan ürün karşılığı üreticilere, sanayicilere ve tüccara makbuz senedi verildiğini, bunların da senet karşılığı bankalardan kredi kullandığını anlatan Köse, bazı kişilerin bu krediyi geri ödemediğinin ve depolardaki ürünü sattığının belirlendiğini, olay ü zerine dava açıldığını, ilgili kişilerin tutuksuz yargılandığını kaydetti. Konunun geçen yıl Nisan'dan beri teftiş ve yargı sürecinde olduğunu vurgulayan Köse, "Onların suç işleme özgürlüğü varsa, biz de suç işleyen personelin ve tüccarın cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz, bundan kimsenin endişesi olmasın" diye konuştu.

Komisyon Başkanı Kacır, konu hakkında TMO Teftiş Kurul Başkanı'nın bilgi vermesini istedi bunun üzerine Köse önce " Teftiş Kurulu Başkanı'nın il dışında görevli olduğunu", ardından "Zaten görevi vekaleten bir müfettişin yürütt üğünü, telefonla bilgi alabileceklerini" söyledi.

Kacır, YDK'ya da konunun neden raporda olmadığını sorunca, YDK temsilcisi "olayı hiç duymadıklarını, komisyonda öğrendiklerini" belirtti.

Teftiş Kurulu Başkanı ve Hukuk müşavirinin komisyona getirilmemesini eleştiren, Kacır, YDK temsilcisine de "Neden duymadınız, nasıl denetliyorsunuz. Gelecek yıl bu konunun raporda ayrıntılı olarak yer almasını sağlayın" dedi.

AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni de Bafra'da bu işe karışan kişilerin zaten çeltik alımı yapmadığını, bununla uğraşacak ekonomik g üçlerinin de olmadığını belirterek, "Ortada organize bir sistem var. TMO elemanları ve tüccar ortaklaşa bir iş yapmışlar. Teftiş bir yıldır neyi inceledi. Hiç bir şey ortaya çıkarılmadı" diye konuştu.

Köse, olayın maliyetinin 10 milyon lira olması dolayısıyla bazı elemanların yerlerinin değiştirildiğini de kaydetti.

Karadeniz Haberleri