Prof. Dr. Gülşah Balık Uyardı: "Menopoz Sadece Biyolojik Bir Süreç Değil, Küresel Ekonomiyi Tehdit Eden Bir Halk Sağlığı Sorunudur"
Kadın sağlığının en kritik dönemeçlerinden biri olan menopoz, artık sadece tıbbi bir başlık olarak değil, küresel ekonominin "görünmez" bir bileşeni olarak gündemde. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Gülşah Balık, menopozun bireysel bir sağlık sorunu olmanın ötesinde, toplumsal ve ekonomik yansımaları olan makro bir mesele olduğunu vurguladı.
2030 Vizyonu: 1,2 Milyar Kadın Menopoz Döneminde
Yaşam beklentisinin artmasıyla birlikte kadınların ömürlerinin neredeyse üçte birini menopoz sonrası dönemde geçirdiğini belirten Prof. Dr. Balık, çarpıcı bir veri paylaştı: "Menopoz kadınların en önemli üreme sağlığı sorunlarından biridir. Artan yaşam beklentisi nedeniyle 2030 yılına kadar menopoz dönemindeki kadınların küresel nüfusunun 1,2 milyar kişiye ulaşması beklenmektedir. Bu, dünya genelinde devasa bir nüfusun hem sağlık sistemlerini hem de iş gücü piyasasını doğrudan etkileyeceği anlamına geliyor."
Hormonal Çöküşün Görünmeyen Maliyeti
Menopozun bir kadının üreme yıllarının sonu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gülşah Balık, Menopozun temelinde yatan östrojen ve progesteron hormonlarındaki azalmanın sadece "sıcak basması" gibi geçici semptomlarla sınırlı kalmadığını ifade ederek, sürecin derin sağlık risklerini de beraberinde getirdiğini belirtti. Hormonal değişimlerin kalp hastalıkları ve osteoporoz (kemik erimesi) riskini ciddi oranda artırdığını hatırlatan Balık, bu durumun uzun vadeli tedavi maliyetleri ve iş gücü kaybı yarattığının altını çizdi.
Menopoz kadınların genel sağlığını nasıl etkiler?
Menopozun biyolojik bir olay olduğunu ve patolojik bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Balık, buna rağmen pek çok kadının bu dönemde yaşam kalitesini dibe çeken ağır semptomlarla mücadele ettiğine dikkat çekti. Bazı kadınların bu süreci hiçbir sorun yaşamadan atlattığını belirten Balık, bu durumun sürecin ciddiyetini gölgelememesi gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Balık, menopozun tıbbi literatürdeki ağırlığına dair şu kritik tespiti yaptı: "Birçok kadının menopoz geçişini semptomsuz deneyimlediği bir gerçek. Ancak buna rağmen menopoz, kısa süreli akut belirtilere neden olan ve daha da önemlisi bulaşıcı olmayan birçok hastalık için risk oluşturan bir endokrinopati olarak yorumlanmaktadır."
Prof. Dr. Balık, menopoz döneminde yaşanan hormonal dalgalanmaların, kemik sağlığından kalp damar sistemine kadar geniş bir yelpazede yarattığı risklere dikkat çekti. Menopoz sırasında hormon seviyelerinde yaşanan dalgalanmaların, kadınların genel sağlık durumunda önemli değişimlere yol açabileceğini belirten Balık, özellikle östrojen hormonunun azalmasının birçok sağlık sorununa zemin hazırladığını ifade ederek, “Örneğin özellikle östrojen kemik yoğunluğunu korumada önemlidir. Menopoz sırasında östrojen seviyeleri azaldıkça kadınlar kemiklerin kırılgan hale geldiği ve kırılmaya daha yatkın olduğu bir durum olan osteoporoza giderek daha fazla yakalanırlar. Menopoz sonrası kadınların yarısında osteoporoz görülür ve çoğunda kırık meydana gelir.
Kalp ve damar sağlığı da etkilenir. Menopoz öncesi dönemde kadınların genel olarak aynı yaştaki erkeklere göre kalp hastalığı riski daha düşüktür . Östrojen kolesterol seviyelerini kontrol etmeye ve arterlerde yağ birikme riskini azaltmaya yardımcı olur. Östrojen seviyesi düştükçe bu koruyucu etki ortadan kalkar ve kalp hastalığı, kalp krizi veya felç geçirme riski artar. Menopoz sonrası dönemde vücut glikoz seviyelerini kontrol etme yeteneğini de kaybeder; bu da diyabet, yüksek tansiyon ve kilo alma riskini artırır. Menopoz sonrasında idrar yolu enfeksiyonları ve idrar kaçırma olasılığı da artar. Bu nedenle menopoz etkilenen kadınların çalışma kapasitesinin azalması, osteoporotik kırıklar nedeniyle rehabilitasyon veya uzun süreli ilaç kullanımı nedeniyle toplum için ekonomik bir zorluk haline de gelebilen önemli bir halk sağlığı sorununu temsil etmektedir.” dedi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün menopozu bir "halk sağlığı önceliği" olarak kabul ettiğini belirten Prof. Dr. Gülşah Balık, menopoz sürecinde her kadının deneyiminin eşsiz olduğunu vurgulayarak tedavi stratejilerinin kişiye özel planlanması gerektiğini açıkladı. Balık, DSÖ’nün menopozu kadının yaşam kalitesini belirleyen stratejik bir aşama olarak tanımladığını hatırlatarak, tedavi süreçlerinde "hassas tıp" vurgusu yaptı.
Prof. Dr. Balık, menopozun sadece fiziksel değişimlerden ibaret olmadığını; sosyal ve psikolojik sağlığın da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi gerektiğini belirtti. DSÖ’nün vizyonuna dikkat çeken Balık, menopoz öncesi ve sonrası bakımın modern sağlık sistemlerinde temel bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
"Standart Tedavi Değil, Kişiselleştirilmiş Çözüm"
Menopozun her kadında farklı semptomlarla seyrettiğine değinen Balık, şunları kaydetti: “Menopoz sağlığı konusunda önemli bir bakım açığı bulunmaktadır. Bakımın kalitesi ve tutarlılığı genellikle yetersizdir. Sağlık profesyonelleri genellikle yeterli uzmanlık bilgisine sahip değildir ve doğru bilgilere her zaman kolayca erişilemez. Benzer şekilde hormon replasman tedavisi de dahil olmak üzere sağlık etkilerini yönetmek ve tedavi etmek için kullanılan ilaçlar mevcut değildi. Bu durum kadınların doğru yardımı almadan önce birden fazla kez doktora gitmek zorunda kalmalarına bakımda gecikmelere, sıkıntıya ve sağlık sistemlerine ek bir yük getirmesine neden olabilir. Ayrıca bu durum kadınlar için de bir maliyet yükü oluşturmaktadır. Menopoz öncesi, menopoz sonrası ve menopoz dönemindeki kadınlar genellikle klinik hizmetlere ve reçeteli ilaçlara önemli ölçüde daha fazla para harcamaktadır. Ayrıca damgalanma ve utanma duygusu kadınların yardım arama olasılığını azaltmada rol oynuyor.
Menopozu tıbbi bir durum olarak ele almak yerine “yaşlanmanın doğal bir parçası” olarak görmezden gelmenin gerçek dünyadaki sonuçları çok çarpıcı. Yeterli menopoz bakımı sağlamadığımızda sadece bireysel olarak kadınlara zarar vermekle kalmıyoruz tüm ekonomimize de zarar veriyoruz. Bu sonuç işverenler, sağlık sistemleri ve politika yapıcılar için kapsamlı menopoz desteğine yatırım yapmaları konusunda bir uyarı niteliğinde olmalıdır.” diye konuştu.
Menopozun bedelinin çalışan devamsızlığı ve kaybedilen kariyer fırsatlarıyla ölçüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Balık, belirtilerin iş performansını nasıl doğrudan sabote ettiğini şu sözlerle özetledi: “Sıcak basmaları konsantrasyon güçlüğüne ve uyku bozukluğuna yol açarak yorgunluğa ve bilişsel işlevde azalmaya neden olur. Depresyon ve kaygı karar verme ve kişilerarası ilişkileri etkiler. Eklem ağrısı ve yorgunluk gibi fiziksel belirtiler genel verimliliği düşürür. Belirtilerin öngörülemez doğası ek strese neden olur ve belirtiler yönetilemez hale geldiğinde kadınları çalışma saatlerini azaltmaya veya işlerinden tamamen ayrılmaya zorlayabilir.”
İngiltere Örneği: 'Menopoz Dostu' Şirketler
Dünyadaki iyi uygulama örneklerine değinen Prof. Dr. Balık, İngiltere’de 2021 yılında başlatılan bir akreditasyon sistemiyle 500’den fazla şirketin "menopoz dostu" olmayı taahhüt ettiğini belirterek, “Bunlar arasında teknoloji şirketi Fujitsu, hukuk firması Clifford Chance ve ilaç şirketi Bristol Myers Squibb'den hükümet departmanlarına, sağlık kuruluşlarına ve polis teşkilatlarına kadar çeşitli kurumlar yer alıyor.” dedi.
Sessiz Çığlık: İzin Formlarındaki "Başka Nedenler"
Türkiye ve dünya genelindeki tabloyu değerlendiren Balık, iş yerlerinin büyük çoğunluğunun hala temel bir destek sunmadığına dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Menopoz nedeniyle izin alan kadınlar, işverenlerine genellikle başka gerekçeler sunmak zorunda kalıyor. Bu durum, menopozun iş yerinde ciddiye alınmadığı veya ne yazık ki bir 'şaka' konusu haline getirildiği algısını besliyor."
Prof. Dr. Gülşah Balık, menopozun yalnızca kadınları değil, toplumun tamamını etkileyen önemli ekonomik sonuçları olduğunu vurguladı. Kadınların iş hayatında karşılaştıkları menopoz kaynaklı zorlukların, üretkenlik kaybına ve iş gücü piyasasında ciddi etkiler yaratabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Balık, bu konuda işverenlerin ve politika yapıcıların daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
Menopoz döneminde kadınların karşılaştığı semptomların tedavi edilmemesinin iş yerindeki verimliliği olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Balık, menopoz bakımı ve işyeri desteğine yapılacak yatırımların hem bireysel hem de kurumsal düzeyde önemli ekonomik getiriler sağlayabileceğini söyledi. Bu bağlamda, işveren destekli menopoz yardımları ve işyeri düzenlemelerinin önemine dikkat çeken Balık, iş dünyasına bu konuda daha duyarlı olmaları için çağrıda bulundu.
Ayrıca, menopoz tedavisine ve eğitimine erişimin artırılması gerektiğini savunan Prof. Dr. Balık, bu konuda geliştirilecek politikaların toplumsal refahı artıracağını ifade etti. Sağlık hizmeti sağlayıcıları ve işverenlerin menopoz bakımı hakkında ekonomik argümanları göz önünde bulundurarak hareket etmeleri gerektiğini belirtti.
Perimenopoz ve Menopoz Bakımı Ne Anlama Geliyor?
Prof. Dr. Gülşah Balık, menopoz sürecinin rutin sağlık hizmetlerine entegre edilmesi ve iş yerlerinde "küçük dokunuşlarla" devrim yapılması gerektiğini vurguladı. Balık’a göre, menopozu görmezden gelmenin maliyeti, ona yatırım yapmanın maliyetinden çok daha yüksek.
Kadın sağlığı ve iş gücü verimliliği üzerine yaptığı stratejik açıklamalarla dikkat çeken Prof. Dr. Gülşah Balık, perimenopoz ve menopoz döneminin yönetiminde yeni bir modele geçilmesi gerektiğini belirtti. "Menopoz bakımı bir lüks değil, ekonomik bir zorunluluktur" diyen Balık; politika yapıcıları, sağlık sistemini ve işverenleri bu "sessiz krize" karşı harekete geçmeye çağırdı.
“Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Olmalı”
Prof. Dr. Balık, menopoz bakımının sadece özel kliniklerde sunulan bir hizmet olmaktan çıkarılıp, rutinin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini savundu. Kırklı ve ellili yaşlardaki kadınlar için net bir sağlık rotası çizilmesi gerektiğini belirten Balık, süreci şöyle tanımladı: “Kırklı ve ellili yaşlarındaki kadınlar için tarama, danışmanlık ve tedavi için net yollarla birlikte rutin ziyaretler sırasında başlayabilir. Tedavi yaklaşımı yaşam tarzı yaklaşımları, hormonal olmayan tedaviler ve uygun ve güvenli olduğunda, bilgilendirilmiş tercihe dayalı hormonal tedaviler yer almaktadır
İş yerleri bir sonraki önemli unsurdur. Basit düzenlemeler bile anlamlı bir fark yaratabilir. Mümkün olan yerlerde esneklik, semptom alevlenmesi günleri için ücretli izin ve sıcaklık kontrolü ve sessiz dinlenme alanları gibi pratik önlemler, semptomların iş günü kaybına dönüşmesine neden olan sürtüşmeyi azaltır. Sağlık sigortasında menopoz açıkça belirtilmeli böylece kadınlar bu tür bir desteğin mevcut olduğunu bilmelidir. Yönetici eğitiminde açıklama zorunluluğu getirmeden destek normalleştirilmelidir. Bu uygulamaları benimsemeden önce ve sonra çalışan bağlılığını, hata oranlarını ve ekip performansını ölçen işverenler, birçok kişinin zaten öğrendiği şeyi keşfedeceklerdir. Küçük yatırımlar ekipleri istikrara kavuşturur ve kendi kendini finanse eder.”
Kapsamlı menopoz bakımı sağlamanın maliyeti ne olurdu?
Sağlık ekonomisi ve kadın hakları perspektifinden menopozu değerlendiren Prof. Dr. Gülşah Balık, iş dünyası ve hükümetlerin en çok merak ettiği "Bu sistemin maliyeti ne olur?" sorusuna yanıt verdi. Balık, menopoz sürecini profesyonelce yönetmenin bir gider kalemi değil, aksine büyük ölçekli bir tasarruf hamlesi olduğunu belirtti.
“Hareketsiz Kalmanın Maliyeti Daha Yüksek”
Kapsamlı bir bakım stratejisi oluşturmanın maliyetinin, mevcut ekonomik kayıplarla kıyaslanamayacak kadar makul olduğunu belirten Prof. Dr. Balık, şunları kaydetti:"Elbette kapsamlı bir finansal analiz gereklidir; ancak yeterli menopoz bakımı sağlamanın maliyeti, tedavi edilmeyen semptomlardan kaynaklanan verimlilik kaybı, devamsızlık ve iş gücü terki gibi mevcut ekonomik zararlardan muhtemelen çok daha düşük olacaktır."
İşverenler bu maliyetleri azaltmaya nasıl yardımcı olabilir?
Menopozun ekonomik ve sosyal maliyetlerini azaltmanın "imkansız olmadığını" belirten Prof. Dr. Gülşah Balık, sağlık sisteminden iş yerine, tıp eğitiminden sigorta kapsamına kadar acilen atılması gereken somut adımları sıraladı.
Balık, işverenlerin kadın çalışanların semptomlarını yönetmelerine ve verimliliklerini korumalarına yardımcı olacak çeşitli uygulamaları hayata geçirebileceğini belirtti.
Balık, işverenlerin menopoz yardımları, esnek çalışma düzenlemeleri, iş yeri eğitimleri ve destekleyici politikalar sunarak çalışanlarına destek olabileceğini ifade etti. Bu tür adımların hem çalışan memnuniyetini artıracağını hem de iş yerindeki verimliliği olumlu yönde etkileyeceğini vurguladı.
Kadın sağlığının en kritik evrelerinden biri olan menopozun artık bir "tabu" değil, bir "yönetim stratejisi" olarak ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gülşah Balık; tıp dünyasından işverenlere kadar her kesimi kapsayan somut bir yol haritası açıkladı.
Balık, menopoz sürecinde yaşanan tıbbi ve ekonomik darboğazdan çıkış yollarını "Şimdi ne yapılmalı?" başlığı altında sıraladı. Balık, çözümün sadece klinikte değil; eğitimde, ofiste ve laboratuvarda başladığını vurguladı.
Sağlık Sisteminde "Hızlı Tarama" Dönemi
Prof. Dr. Balık, sağlık sistemlerinin menopozu rutin kontrollerin bir parçası haline getirmesi gerektiğini savundu. Birinci basamak sağlık hizmetlerine (aile hekimliği vb.) eklenecek kısa bir tarama ve danışmanlık adımının, kadınların hayat kalitesini korumada hayati önem taşıdığını belirten Balık, "Karmaşık süreçlere gerek yok; rutin ziyaretlere eklenecek basit bir tarama ve doğru sevk yolları, süreci çıkmaza girmekten kurtarır" dedi.
Tıp Müfredatına "Güncelleme" Şart
Geleceğin hekimlerinin bu süreci daha iyi yönetmesi için eğitimin temelden değişmesi gerektiğini ifade eden Balık, tıp fakültelerine ve sürekli eğitim merkezlerine çağrıda bulundu. Yeni nesil klinisyenlerin, menopoz konusunda daha sağlam bir bilgi zeminiyle mesleğe adım atması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Balık, akademik dünyayı sorumluluk almaya davet etti.
İş Yerlerinde "Menopoz Politikası" Yayınlanmalı
İş dünyasına yönelik önerileriyle dikkat çeken Prof. Dr. Balık, işverenlerin bu süreci bir "verimlilik meselesi" olarak görmesi gerektiğini hatırlattı. İş yerlerinde atılması gereken adımları şöyle sıraladı: “Şirketler, menopoz dönemindeki çalışanları için net bir destek politikası yayınlamalı. Yöneticiler, çalışanların ihtiyaçlarını anlayacak şekilde eğitilmeli. Destek mekanizmalarına erişimi kolaylaştırmak için şirketlerin kullandığı ‘fayda dili’ daha kapsayıcı ve açık hale getirilmeli.”
Araştırmacılara "Şeffaflık" Ödevi
Bilimsel çalışmaların da güncellenmesi gerektiğini belirten Balık, araştırmacıların kadınların çeşitliliğini (etnik köken, yaşam tarzı, genetik faktörler vb.) yansıtan ve birbirleriyle şeffaf şekilde karşılaştırılabilecek çalışmalar tasarlaması gerektiğini söyledi.
Politika yapıcıları bu konuda harekete geçmeye davet eden Balık, menopoz bakımının temel fayda paketine dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Ayrıca, erişim ve sonuçlar hakkında şeffaf raporlamanın gerekliliğini vurguladı.
Balık, bu adımların uygulanabilir olduğunu belirterek, “Bu eylemlerin hiçbiri imkansız değil. Her biri zaten bildiklerimizle uyumlu bir seçimdir” dedi.