Başbakan Erdoğan'ın İsrail'e öfkedi dinmek bilmiyor! Erdoğan "Kimse Türkiye'nin sabrını test etmesin. Bölücü terör örgütü gibi hainler var. Bu güzel ülkeyi bölmek isteyenler var. İskenderun'da bunlar son çırpınışlardır." dedi.
Yumuşak başlıyız dediksek kim demiş uysal koyunuz. Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu.
Buradan tüm Türkiye'ye sesleniyorum. Kudüs'ün kaderi İstanbul'un kaderinden ayrı değildir. Gazze'nin kaderi Ankara'nın kaderinden ayrı değildir. Ramallah'ın, Refah'ın, Cenin'in kaderi asla ve asla Konya2nın kaderinden ayrın değildir. Dünya sussa bile biz susmayız biz susmayacağız. dünya katliamlara gözünü yumsa da biz yummayacağız. Biz Gazze'ye Filistin'e sırtımızı dönmeyeceğiz. Bunlar kundaktaki masum bebekleri dahi tehtid olarak gördüler. O masum bebekleri analarının kucaklarında katlettiler. Bizdeki teröristler gibi. Şimdi de bebek mamalarını oyun bahçelerini tehtid olarak gördüler. Yetmedi şimdi çocuk oyuncaklarından korkmaya başladılar.
Dünyada bazıları atılan fosfor bombalarının arkasında duruyor. bunlar masum sivillerden kadınlardan hatta hastanede hastalardan korktular. Tanklarla toplarla bombaladılar. Yetmedi şimdi de serumdan yara bandından korkmaya başladılar. Her türlü rezilliği her türlü alçaklığı yapıyorlar. Ardından Hamas diyorlar El Kaide diyorlar. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Kimseyi aldatmayın, gerçekçi olun.
Bizim meselemiz İsrail'in şu andaki zulüm eden devlet terörü estiren yönetimiyledir. Uluslararası sularda cereyan eden bir olay var. İnsanlık bundan dersini almalıdır. Bu olay İsrail ile Türkiye arasında değil İsrail ile 32 ülke arasındaki bir olaydır.
Rusya Çin Almanya Fransa'ya sesleniyorum. Eğer adilseniz buyurun yaklaşımınızı ortaya koyun.
Biz Türkiye olarak diğer ülkelerle birlikte sonuna kadar bu işin mücadelesi vereceğiz. Gereği neyse onu yapacağız. Antisemitizim insanlık suçudur, terör insanlık suçudur. Terörle mücadele bahanesiyle suç işleme devlet terörü uygulama dönemi geride kalmıştır. Savaşın bile huku vardır. Allah aşkına beyaz bayrak asılı yardım gemisine saldırdınız. 19 yaşındaki Furkan Doğan'ı şehit ettiniz. Üzerinde bomba mı vardı? Anlında terörist mi yazıyordu? Hangi kitap bu katliamlarınıza gerekçe olabilir. Uluslararası medya bunların korsanlıklarını artık koruyamaz hale geldi. Bizde de onların ortakları var ha söyleyeyim. İsrail'in saldırısını, saldırıya takınılan tavrı ne yazık ki PKK'nın askerimize saldırısıyla Hamas'ın saldırısını bir birine benzetenler var. PKK ile Hamas arasında bir bağlantıları yoktur. Hamas kendi topraklarını korumak için mücadele veren direnişçilerdir. Onlar terörist değil direnişçidir. Seçim kazandılar ama onlara iktidarda kalma şansı dahi vermediler. Hani demokrasiler. Niye bunlara müsaade vermediniz? Ama dayanamadılar, tahammül edemediler. Vergilerini kestiler. Bu mudur adalet. Tutup Hamas ve PKK'yı bir araya getirip köşenizde yazamazsınız ey Türk gazetecileri...
Dün hastaneye gidip ziyarette bulundum. 19 yaralı kardeşimi gördüm. Eli silahsız kardeşlerimize ateşli silahlarla saldırmışlardır. Ameliyattan çıkan kardeşlerimin halini gördüm. Siz duyduklarınızla konuşuyorsunuz. Onlar da yaşadıklarını bize anlattılar.
Büyük bir zulüm ve korsanca bir saldırı gerçekleştirildi. İki yüzlü olan yalancı olan sensin. Sen bir kez daha söylüyorum: Öldürmeyi iyi biliyorsunuz. Ben onlara kendi dillerinden konuşuyorum. Tevrat'taki 10 emirden 6'sı öldürmeyeceksin. İngilizce söylüyorum 'You shall not kill'.
Öğlen saatlerinde 3 vatandaşımız İsrail'den Türkiye'ye hareket etti. Şu anda da 2 vatandaşımız uçakla İsrail'den hareket etmiş durumdadır.
PKK' terör örgütü bir kez daha taşeron bir örgüt olduğunu ortaya koymuştur. Bunların hak ve özgürlükler diye bir derdi yok. Bu işin dertlisi biziz. Milli birlik ve beraberliğimize kimler karşı çıktı: CHP, MHP ve BDP... Bir taraftan benim partim çok kapatıldı diyeceksin bir taraftan da parti kapatma oylamasına katılmayacaksın. Bir diğeri de milletvekillerini kabine bile göndermediler. Bunlar mı demokrasinin vazgeçilmez unsurları olacaklar.