Ülkemizde sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çay için üretim yapan Eti Gübre, Türkiye’nin yıllık 70 bin tona varan çay gübresi ihtiyacının tamamını tek başına karşılayacak kapasiteye ulaştı.Şirket, çayın yanı sıra narenciye, antep fıstığı ve ayçiçeği gibi meyve ve dane kalitesinin önem taşıdığı ürünler için de özel gübre çeşitleri üretmeye başladı.
Türk tarımında dışa bağımlılığı azaltmak ve çiftçinin verimliliğini maksimize etmek için stratejik adımlar atan Türk sanayisinin lokomotif güçlerinden Eti Bakır’ın gübre markası Eti Gübre, bitki odaklı üretim modeline geçiş yaptı. Samsun’daki tesislerinde Ar-Ge çalışmalarını tamamlayan şirket; çay başta olmak üzere narenciye, Antep fıstığı ve ayçiçeği gibi katma değeri yüksek ürünler için özel formüllü gübrelerin seri üretimine başladı.
Türkiye’nin sudan sonra en çok tüketilen içeceği olan çayın üretim merkezindeki verimlilik sorununa el atan Eti Gübre, özel bir kompoze formül geliştirdi. Bünyesinde %25 azot, %5 fosfor ve %10 potasyum barındıran bu yeni gübre, çay bitkisinin ihtiyaç duyduğu besin elementlerini dengeli bir şekilde sunuyor.
Şirket yetkilileri, Türkiye’nin yıllık çay gübresi ihtiyacının 50 ila 70 bin ton arasında değiştiğini hatırlatarak, Eti Gübre’nin sahip olduğu teknolojik altyapı ile Karadenizli çay üreticisinin en büyük gider kalemlerinden olan gübre ihtiyacının tamamını karşılayabileceklerini müjdeledi.
Sadece çay ile sınırlı kalmayan Eti Gübre; narenciye, Antep fıstığı ve ayçiçeği gibi meyve ve dane kalitesinin kritik olduğu ürün grupları için de özel üretim hattını devreye aldı. Bu yaklaşım, toprağın yapısını korurken bitkinin doğrudan ihtiyacını karşılayarak hem hasat miktarını hem de ürün kalitesini artırmayı hedefliyor.
Tarımda "Bitki Odaklı" Yeni Dönem
Eti Bakır Samsun İşletmesi Gübre Üretim Müdürü İsmail Akçay, tarımsal kalkınmanın formülasyondan geçtiğini belirtti.Geleneksel gübreleme yöntemlerinin dışına çıkarak, her bölgenin ve her bitkinin ihtiyacını ayrı ayrı analiz ettiklerini belirten Akçay, tarımsal kalkınmanın formülünü açıkladı. Akçay, üretim modellerinin merkezine "bitkiyi" koyduklarını vurgulayarak, bu sayede hem rekoltenin hem de ürün kalitesinin artacağını ifade etti.
"Çiftçimizin İhtiyacı Bizim Pusulamız"
Türk çiftçisinin sahadaki beklentilerini yakından takip ettiklerini söyleyen İsmail Akçay, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’nin gübre ihtiyacını yerli üretimle karşılarken, aynı zamanda tarımsal verimliliği artıracak ürünler geliştirmeye odaklanıyoruz. Türk çiftçisinin ihtiyaçlarını yakından takip ederek ürün portföyümüzü sürekli geliştiriyoruz. Tarımda verimliliğin artması için bitkilerin ihtiyaçlarını merkeze alan bir üretim anlayışıyla hareket ediyoruz. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yetiştirilen ürünlerin ihtiyaçlarını analiz ediyor, bitki odaklı özel gübre formülasyonları geliştiriyoruz. Bu yaklaşımımızla hem Türk çiftçisinin üretim gücünü destekliyor hem de tarımsal verimliliğin artırılmasına katkı sağlıyoruz. Bundan sonra da çiftçilerimizi desteklemek adına onların en çok ihtiyaç duyacağı ürünleri piyasaya sunmaya devam edeceğiz”