Garip Kararlar Adli Yıla Damga Vurdu

Rize Baro Başkanı Avukat Ateş Hatinoğlu, referandum ile ilgili olarak, milli iradenin tecelli edeceği süreç sonunda ortaya çıkacak neticeye herkesin saygı duymak durumunda olduğunu söyledi.

Rize Baro Başkanı Avukat Ateş Hatinoğlu, yeni adli yılın başlaması dolayısıyla Rize Gazeteciler ve Muhabirler Derneğinde düzenlediği basın toplantısında, geçen adli yılın hukukun üstünlüğü ve yargıya güvenin yüceleceği bir dönem olmasını umut ettiklerini, ancak geçen seneden bu yana değişen bir şey olmadığını gördüklerini ifade etti.

CMK'da 2005 yılında yapılan değişikliğin tutuklu sayısının azaltılması ve tutukluluğun istisna olmasının hedeflediğini belirten Hatinoğlu, ''Oysa Türkiye Barolar Birliğince (TBB) geçen ay yayınlanan tutuklama raporuna göre, 2004 yılında cezaevlerindekilerin yüzde 55'i tutuklu, yüzde 45'i hükümlü iken, 2010 yılında bu oran yüzde 51 tutuklu, yüzde 49 hükümlü olarak gerçekleşti. Savcılar tarafından açılan ceza davalarında mahkumiyet oranı Japonya'da yüzde 99.9, Fransa'da yüzde 98.9, İngiltere'de yüzde 90.3 iken bu oran Türkiye'de yüzde 60'lar seviyesinde. Bu veriler ışığında Türkiye'de haksız tutuklamaların çok büyük oranda olduğu anlaşılmaktadır. Tutuklama halen ön infaz yöntemi olarak kullanılmaktadır. Yargı, insan hak ve hürriyetleri bakımından oldukça umursamaz bir durumda'' dedi.

Anayasa Mahkemesi ve HSYK'da garip karar ve uygulamaların bu adli yıla damgasını vurduğunu ileri süren Hatinoğlu, ''Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliği ile ilgili davada sadece şekil denetimi yapabileceği öngörüldüğü halde esas yönünden inceleme yaparak Anayasaya ve hukuka aykırı bir yorumda bulunmuştur. HSYK'nın Erzincan davası olarak bilinen soruşturmaya müdahalesi de hafızalarda tazeliğini korumaktadır. Türkiye'ye gelen 34 teröristin sorgulanma süreci de Türk hukuk tarihi açısından bir kara lekedir'' diye konuştu.

Hatinoğlu, bu kaotik ortamda bir anayasa değişikliğinin oylamaya hazırlanıldığını ifade ederek, şunları söyledi: ''Ne yazık ki anayasa değişikliği hukuki bir süreç olmaktan çıkmış, genel seçimlerden daha sert geçen, hakarete varan politikaların sergilendiği, toplumsal kamplaşma ve bölünme aracı haline gelmiştir. Halkımız 'evetçi' ve 'hayırcı' olarak ikiye bölünmüştür. Rize Barosu olarak tamamen siyasi mücadeleye bürünen bu süreçte halkımızı 'evet' veya 'hayır' şeklinde yönlendirmeden anayasa değişiklik paketinin getirdiği olumlu düzenlemeleri ve sakıncalı hususları sadece hukuki yönden değerlendirerek halkımızın bilgisine sunduk. Milli iradenin tecelli edeceği bu süreç sonunda ortaya çıkacak neticeye herkes saygı duymak durumundadır. Ancak sorunların sadece anayasaya indirgenmesi büyük bir hata olur. Seçim Kanunu'ndaki antidemokratik düzenlemeler, dokunulmazlıklar kaldırılmadan, dünyanın en mükemmel anayasası da yapılmış olsa, daha demokratik bir ülke olunmaz.''

Rize Haberleri