Ardeşen’in kültürel dokusu, kuşaklar arası bir buluşmayla yeniden canlandı. Işıklı 60. Yıl İlköğretim Okulu öğrencisi Ada Kıralı, Türkçe dersi ödevi kapsamında hazırladığı röportajla, modern çağın hızına inat geçmişin sakin ve samimi dünyasına ışık tuttu. Aile büyüğü Nursen Birsen Kıralı ile bir araya gelen küçük Ada, bir asra yaklaşan hayat tecrübesini günümüze taşıdı.
Röportajın en dikkat çekici detaylarından biri, Kıralı’nın doğduğu evde tam 86 yılı geride bırakmış olmasıydı. Eski dönemlerde Karadeniz mimarisinin vazgeçilmezi olan ahşap evlerin aksine, babasının inşa ettiği iki katlı tuğla evde geçen çocukluğunu anlatan Kıralı, o günlerin mimari yapısını ve yaşam standartlarını paylaştı.
Kıralı, geçmişteki komşuluk ilişkilerini anlatırken günümüzde özlemi duyulan bir dayanışma tablosu çizdi. Az sayıda komşu olmasına rağmen bağların kopmaz derecede güçlü olduğunu vurgulayan Kıralı, şu ifadeleri kullandı: "Komşularımızla bir ev adamı gibi büyüdük. Büyüklerimiz çok güzel anlaştığı için biz de saygı ve sevgi içinde yetiştik. Hiç problemsiz, huzurla büyüdük. Kapı önlerinde pişen yumurtalar toplanır, çocuklarla el birliğiyle yenirdi."
Okul yıllarında taşlarla çizilen basit ama bir o kadar eğlenceli "çizgi oyunları" ile vakit geçirdiklerini belirten 87 yaşındaki çınar Kıralı, çocuk yetiştirme ve aile bağları konusundaki hassasiyetini de dile getirdi. Kendi çocuğu olmamasına rağmen ablalarının çocuklarına ve yeğenlerine büyük bir özveriyle baktığını anlatan Kıralı, ailedeki en temel değerin "kavgasız, gürültüsüz, sevgi dolu bir geçim" olduğunun altını çizdi.
Küçük Ada’nın çalışması, sadece bir okul ödevi olmanın ötesine geçerek Ardeşen’in sözlü tarihine kıymetli bir not düşmüş oldu. Eskinin samimiyetini bugünün çocuk gözüyle harmanlayan röportaj, kültürel değerlerin korunmasında aile içi iletişimin önemini bir kez daha hatırlattı.