Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Öztürk, yaklaşık üç yıldır görevini sürdürdüğünü belirterek "Geçen üç yıllık süre içinde, hukukun çizdiği sınırlar içinde kalarak imkanlarımız ölçüsünde, vicdani değerleri elden bırakmadan, 'Kurucu Rektör' olma sorumluluğumu yerine getirmeye çalıştım. Bu süre içerisinde, iç ve dış paydaşların bütün beklentilerini ve onların beklediği düzeyde karşılamamış olsam da Giresun Üniversitesi ve Giresun kenti için iyi ve güzel şeyler yapma gayreti içinde olduğuma inanıyorum. Eğitimim, birikimim ve idealist yapım bana, iyi bir yöneticinin kendi kurumuyla ilgili sürekli değişen iç ve dış koşulları bilmesi; bu koşulları dikkate alarak değiştirme ve uyma davranışlarını iç içe olarak göstermesi; en önemlisi, görev ve sorumluluğuna verilen makamdan güç almaktan çok o makama güç veren kişi olması gerektiğini söylemektedir" dedi.
Rektör olarak bu gerçekleri kendi için dikkate aldığını anlatan Öztürk, şöyle konuştu: "Üniversitemizin geldiği noktaya baktığımda ve görünür geleceğe ilişkin bir değerlendirmede bulunduğumda, bulunduğum görevden ayrılmamın uygun olacağı sonucuna ulaşmış; buna istinaden de 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere emekli olmak suretiyle, Rektörlük görevinden ayrılma kararı almış bulunmaktayım. Kullanamadığım yıllık izinlerimin bir kısmını 4 Mayıs-1 Haziran 2010 tarihleri arasında kullanacağımdan 4 Mayıs 2010 tarihi itibarıyla Rektörlük görevini fiilen bırakmış olacağım."
Giresun Üniversitesi'ne çizdiği misyon ve vizyonun bundan sonrada devam edeceğini belirten Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: "Kurucu Rektör ve Yönetim olarak belirleyip kent ile birlikte bugüne kadar uygulayageldiğimiz üniversitemiz vizyonuna ve misyonuna bundan sonra da sahip çıkılacak; özellikle hukuksal, vicdani, tarihsel ve geleceğe yönelik bir sorumluluk ve gereklilik olarak gördüğüm Mustafa Kemal'in açtığı ve aydınlattığı yolda yorulmadan yürümeye devam edilecektir. Yine inanıyorum ki, Giresun Üniversitesi, 'sosyal bilimlere' ağırlık verme ve bu alanda yoğunlaşma stratejisinden de vazgeçmeyecektir. Çünkü bulunduğumuz bölgenin mevcut durumu ve görünür geleceğe ilişkin tahminlerimiz, bize, 'sosyal bilimlere' ağırlık vermenin sadece üniversitemiz açısından değil, Giresun kenti ve Doğu Karadeniz Bölgesi açısından istikbal vaad eden doğru bir tercih olduğunu söylemektedir."
Giresun'un, Karadeniz kıyısındaki en güzel kentlerden biri olarak bir 'üniversite/öğrenci kenti' olmaya oldukça elverişli ve uygun bir kent olduğunu anlatan Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu elverişliliğin ve uygunluğun hayata geçebilmesi ve uygulamada ifadesini bulabilmesi, söz konusu vizyonun ve misyonun ısrarla sürdürülmesine bağlıdır. Bütün kenti 'yerleşke' kabul eden ve 'sosyal bilimler' alanında öne çıkmayı hedefleyen bir üniversite yönetim anlayışı ile Giresun'un kısa sürede, bütün Türkiye'de ve bölge ülkeleri nezdinde, bir üniversite ve turizm kenti olarak anılması kaçınılmazdır."
ÖĞRENCİLERİMİZE SAHİP ÇIKIN
Öztürk, açıklamasında öğrencilere sahip çıkılmasını da isteyerek şunları söyledi: "Giresun, güzel bir kent ve bu kenti seviyorum ve bu sevgimi, geçen süre içerisindeki mesaim ile ortaya koymuş olduğuma inanıyorum. Görevimden ayrılırken kent halkından ve birimlerimizin bulunduğu ilçelerin halkından, özellikle öğrencilerimize sahip çıkmalarını, onlara kendi evlatları gibi yaklaşmalarını ve onların Türkiye'nin istikbali olduğunu görmelerini istirham ediyorum. Öğrencilerimi, kent ve ilçelerin halkına emanet ediyorum. Lütfen onlara iyi bakın. Bu duygu ve düşüncelerle, geçen süre içerisinde sarf ettiğimiz ortak mesai ve çaba için il protokolüne, tüm kent halkına, yerel yöneticilere, yerel sivil toplum kuruluşlarına ve yerel medyaya içten teşekkürlerimi sunuyorum."