Hasan Yavuz Bakır'dan dobra açıklamalar

Çaykur Rizespor Kulübü Basın Sözcüsü Hasan Yavuz Bakır, kağıt üzerinde tarihin en iyi kadrosunu kurduklarını ancak ofansif bölgedeki formsuzluğun planları bozduğunu ifade etti.

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor’da futbol şube sorumlusu ve basın sözcüsü Hasan Yavuz Bakır, sezon başı hedefleri, transfer süreçleri ve takımın güncel durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Sezon başında yüksek hedeflerle yola çıktıklarını belirten Bakır, kadro kalitesine olan inançlarını korumakla birlikte, futbolun beklenmedik doğası gereği hedeflenen puanın gerisinde kaldıklarını itiraf etti.

8 Milli Oyuncumuz Var Ama 2+2 Her Zaman 4 Etmiyor

Kadrodaki potansiyele dikkat çeken Bakır, "Bu sene kulüp tarihinin en iyi kadrosunu kurduğumuzu düşünüyoruz. Bugün baktığımızda altyapı hariç 8 milli oyuncumuz var. Bu oyuncuların bir kısmı önümüzdeki Dünya Kupasında oynayabilecek. Bu, kulüp vizyonu açısından çok değerli. Ancak futbolda bazen 2+2 dört etmiyor. Beklenmedik şekilde kayıplar yaşadık. Özellikle ofans bölgesindeki oyuncularımızın formsuzluğu. Çok büyük umutlarla yeniden kadromuza kattığımız Ali Sowe’nun formsuzluğu, Olawoyin’in formsuzluğu gibi kanat oyuncularımızın formsuzluğu bizi geriye düşürdü. Bu formsuzlukla beraber zorlu fikstür birleşince maalesef bir kaybetme sürecine girdik. Hedeflediğimiz puanın uzağındayız ancak son haftalardaki çıkış bizim için sürpriz değil; bu kadronun bunu yapabileceğini biliyorduk. Amacımız bundan sonraki maçlarda şu an yakaladığımız ivme ile devam ederek bu yılı ilk 10 arasında en üst seviyede bitirmeyi hedefliyoruz " dedi.

Ali Sowe’ye Orta Doğu’dan 4 Milyon Euro’luk Teklifler Vardı; O, Rize’yi seçti

Takımın golcü ismi Ali Sowe’un performans düşüklüğüne de değinen Bakır, oyuncunun kaliteli olduğunu ancak dönemsel bir şanssızlık yaşadığını belirtti. Sezon başı büyük umutlarla yeniden kadroya katılan Ali Sowe’un Orta Doğu’dan gelen 4 milyon Euro’luk teklifleri reddedip Rize’yi seçtiğini açıklayan Bakır, "Bir oyuncu bir yılda bütün futbol yeteneklerini kaybetmez. Ali Sowe geçen sene ligin tozunu atan bir isimdi. Bu yüzden Ali Sowe’u almak zorundaydık. Geçen sezon sonu sözleşmesi sona eren Ali Sowe’u sezon başı almasaydık çok ciddi anlamda taraftarımızın hedefinde olacağımızı biliyorduk. ‘Böyle bir oyuncu nasıl alınmaz’ diye sitem edecektiler. Biz de aynı görüşteydik ve bu oyuncuyu tekrar kadromuza katmak düşüncesindeydik. Ali Sowe’ye 1 + 1 yıllık sözleşme teklif ettik. O ise ‘3 yıldan aşağı olmaz’ dedi. Bize Orta Doğu’dan aldığı 3,5 - 4 milyonluk iki tane resmi teklifi gösterdi. Türkiye'de kalmak istedi. Parayı değil Türkiye’yi, Rize’yi tercih etti. Tek şartı 3 yıllık sözleşmeydi. Ama Ali Sowe bu sene inanılmaz bir formsuzluk yaşıyor. Hepimiz ona destek olmaya devam ediyoruz. Halen daha bu ligin en iyi santraforlarından biri olduğunu söyleyebiliriz. En iyi golcü demek belki çok doğru olmaz ama en iyi santraforlarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Takımın da ona çok ihtiyacı var. Sakatlığı nedeniyle Trabzonspor maçında olmaması büyük eksiklikti. 2-3 haftalık zamana ihtiyacı vardı. Milli ara ona iyi gelecektir. Bu yıl hem o hem biz performansından mutlu değiliz. Çok sık maç trafiğimiz var, Ali Sowe’ye kalan bölümde çok ihtiyacımız var. İnşallah Ali Sowe kalan 8 haftada bu şansızlığını ortadan kaldırır. Sezon sonu iyi teklif gelmesi halinde teklifleri değerlendirebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Gerçek Mihaila’yı Henüz İzlemedik, Mihaila İçin Esprili Temenni: "Milli Maçta Formsuz Olsun Yeter"

Rumen kanat oyuncusu Valentin Mihaila’nın performansını değerlendiren Bakır, oyuncunun sezona talihsiz bir başlangıç yaptığını vurguladı. Mihaila’nın henüz gerçek potansiyelinin yarısını sergileyebildiğini belirten Bakır, "Sezon başı bizim açımızdan oldukça olumsuz bir dönem geçirdi. Mihaila’nın şu anda da gerçek potansiyelinin hala %50’sinde olduğunu düşünüyoruz. Geçmiş yıllardaki durumuna baktığımız zaman gerçek Mihaila’nın halen daha uzağında olduğunu düşünüyoruz. Gerçek Mihaila’yı halen izlediğimizi tam olarak düşünmüyorum. Bu konuda inşallah kalan bölümde bizimle beraberken bu form grafiğini artırır. Sadece Romanya ile oynayacağımız Milli maçta formsuz olur.” diyerek espriyle karışık bir beklenti içinde olduklarını belirtti.

Fofana Bilmecesi Çözüldü: İngiltere Yolundan Projemizle Döndürdük

Açıklamalarında transfer sürecine de değinen Bakır, özellikle Fofana transferinde yaşanan zorlukları anlattı. Bakır, “Fofana, İngiltere’ye gidiyordu. Ciddi bonservis rakamı da vardı. Ama bizim ona sunduğumuz vizyon hem kulübünün hem de kendisinin büyük ilgisini çekti. Fofana, Dünya çapında gelecek vadeden kaleciler sıralamasında yeri olan bir isim. Bizim ona sunduğumuz proje kapsamında İngiltere’ye gitmekten vazgeçti bize geldi. Rak Sakyi de öyleydi. Başka bir ülkeye 10 milyon Euro’ya transfer olmuştu. Ama transfer süresi dolduğundan imzası eksik kaldığından geri geldi ve biz transferini gerçekleştirdik.” dedi. Bakır, bu sürecin takımın transfer stratejilerinin başarısını gösterdiğini ifade etti.

Transferin Perde Arkası: Shelvey İçin İngiltere’de Market Aradık

Transfer süreçlerinin zorluğuna vurgu yapan Hasan Yavuz Bakır, Jonjo Shelvey transferinde yaşanan trajikomik bir olayı ilk kez paylaşarak, "Shelvey transferinin son gününde, İngiliz Federasyonu’nun yavaş çalışması ve kendi kulübünün evraklardaki hatası nedeniyle transfer iptal oluyordu. İngiltere’deki bir dostumuz aracılığıyla nöbetçi federasyon görevlisini bir markette bulup ofise götürdük ve işlemi öyle tamamladık. Shelvey transferi futbol tarihinde bence en iyi transfer sıralamasında üst sıralarda yer alabilir. Rizespor hiçbir zaman oyuncu bulamadığı için sona kalmaz; biz her zaman en iyisini beklediğimiz için süreç uzuyor." dedi.

Rize’yi İkna Etmek İçin Özel Videolar Hazırlıyoruz

Transferlerin gecikmesine yönelik eleştirilere yanıt veren Bakır, Anadolu kulüplerinin transfer piyasasında yaşadığı yapısal zorluklara dikkat çekti. Rize gibi illere oyuncu ikna etmenin sanıldığından daha karmaşık olduğunu belirten Bakır, “Her kulüp kaliteli isimleri kadrosuna katmak ister ancak nitelikli oyuncunun ciddi talipleri olur. Avrupa’da dikkat çeken yıldız adaylarını Türkiye’ye, Türkiye’ye ikna ettikten sonra da Anadolu’ya getirmek büyük bir çaba gerektiriyor. Oyuncular genellikle sosyal yaşam ve ulaşım gibi kriterlerle İstanbul, İzmir veya Antalya gibi şehirleri önceliyor. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş dışındaki ekiplerin bu konuda ciddi zorlandığını, hatta Trabzonspor’un bile benzer problemler yaşadığını görüyoruz. Bu oyuncuları ya astronomik rakamlarla ya da uzun süren ikna süreçleriyle kadronuza katabiliyorsunuz. Bu durum Çaykur Rizespor gibi Anadolu kulüplerinin transfer süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor. Biz de bu önyargıyı kırmak için oyunculara Rize’nin güzelliklerini anlatan özel sunumlar yapıyor ve eski oyuncularımızın referanslarını kullanıyoruz” şeklinde konuştu.

Gecikme, Alternatifsizlikten Değil 'Beklemeye Değer' Oyuncudan Kaynaklı

Transferlerin son döneme kalmasının bir 'oyuncu havuzu eksikliği' olmadığını vurgulayan Bakır, stratejik bir bekleme sürecine işaret ederek, "Elimizde her bölge için alternatifli listeler mevcut. Ancak hedeflediğiniz üst düzey oyuncu Avrupa’dan haber beklerken, hocamız da o kalitedeki isim için beklemeyi tercih ediyor. Zaman geçse de doğru ismi kadroya katmak asıl önceliğimizdir. Özetle Rizespor’da transferin geç kalmasının içerisinde asla ve asla gerekli oyuncu havuzu olmadığı şıkkı yoktur. Her bölge için biz mutlaka alternatifli çalışırız. Bu konuda iyi bir ekip olduğumuzu düşünüyoruz.” diye konuştu.

Mali Disiplinde Devrim: Üste Para Verip Oyuncu Gönderme Devri Kapandı

Kulübün son yıllardaki mali başarısına da değinen Bakır, transfer operasyonlarındaki verimliliğe dikkat çekerek, "Son yıllarda yaptığımız transferler içerisinde Rizespor Kulübünün uzun zamandır yapamadığı bir şeyi de şu an yapıyoruz. Rizespor'un geçmişte yaşadığı, oyuncu gönderirken tazminat ödeme devrini kapattık. Son 4 yıldır takımdan ayrılan hiçbir isme ekstra ödeme yapmadık. Aksine, performansını yeterli bulmadığımız Martin Minchev’den bile yaklaşık 400 bin Euro bonservis geliri elde ederek yollarımızı ayırdık. Bu, kulübün transfer yönetimindeki vizyon değişiminin en somut göstergesidir." dedi.

Türk Kulüplerine güvenmiyoruz ama Rizespor’u bu konuda biliyoruz, Rizespor’a güveniyoruz

Rizespor’un Avrupa’da sahip olduğu güvenilir referansa dikkat çeken Bakır, mali güce rağmen coğrafi ve sosyal faktörlerin transferde belirleyici olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Rizespor’un mali açıdan Avrupa’da iyi bir referansı var. Borç ödeme konusunda hiçbir sorun karşımıza çıkmadı. Hatta şunu söylediler: ‘Türk Kulüplerine güvenmiyoruz ama Rizespor’u bu konuda biliyoruz, Rizespor’a güveniyoruz.’ Bu da bizim için avantaj olmasına rağmen coğrafi koşullar, ulaşım imkanı, sosyal yaşam koşulları vb. transferde hep etken oluyor. Örneğin; Rize’den Almanya’ya gidecek bir oyuncu aktarmalı uçuşlarla neredeyse bir gününü yolda geçirirken, İstanbul, İzmir veya Antalya’dan birkaç saat içinde evine ulaşabiliyor. Futbolcular sadece sahayı değil; ailesinin nerede yaşayacağını, sosyal imkanları ve günlük konforu da önceliklendiriyor. Rize onlar için küçük bir şehir. Küçük şehir Avrupa'da da çok var ama sosyal yaşam anlamında o şehirlerin yapısı çok farklı. Ama Rizespor hiç bir zaman çaresiz kaldığı için transferi son aşamaya bırakmamıştır” dedi.

Eski Futbolcuların Referansları % 99 Olumlu

Bakır, Rizespor’a transfer konusunda eski oyunculardan başta Skoda ve Boldrin olmak üzere büyük çoğunluğunun referanslarının olumlu olmasına rağmen Yannick Bolassie’den aynı performansı alamadıklarını ve kendilerine çok büyük zarar verdiğini vurguladı.

Teknik Heyet Onayı Kırmızı Çizgimiz

Transfer komitesi olarak teknik direktör onayı olmayan hiçbir oyuncuyu kadroya katmadıklarını vurgulayan Bakır, "Transfer komitesi olarak hocamızın onay vermediği hiçbir oyuncuyu almadık, almamız da mümkün değil. İlhan Hoca dönemindeki Taylan Antalyalı transferi tam da bu şekilde gerçekleşti. Biz teklifimizi sunduk, hocamız tecrübeli bir oyuncuya ihtiyacı olduğunu belirterek onay verdi ve biz de transferi bitirdik. Devre arasında ise iki santrafor adayımız vardı; bunları Recep Hoca’ya sunduk. Hocamızın fizik gücü ve hava hakimiyeti yüksek bir profil talebi doğrultusunda diğeri olmayınca son günlerde Frantzdy Pierrot transferini kiralık olarak gerçekleştirdik." diye konuştu.

Sözleşmelerdeki Özel Maddeler Kulübün Geleceğidir

Transfer süreçlerinin sanıldığı kadar kolay olmadığını belirten Bakır, hukuksal ve mali detayların önemine dikkat çekerek, "Her oyuncunun sözleşmesinde onlarca özel madde yer alıyor ve her biri hayati önem taşıyor. Bu maddelerden birkaçını gözden kaçırırsanız, kulübün geleceğini ciddi bir borç yükü altına sokabilirsiniz. Bu nedenle her transferde kılı kırk yarıyoruz." şeklinde konuştu.

Performansa Dayalı Bonus Sistemi

Futbolcularla yapılan anlaşmalarda teşvik edici maddeler olduğunu ifade eden Bakır, "Oyuncularımızla yaptığımız sözleşmelerde performansa dayalı özel bonuslar mevcut. Örneğin; kalecilerimiz gol yemedikleri maç sayısına göre ek prim kazanıyor. Bu sistem birçok oyuncumuz için geçerli. Ayrıca yeni transferlerimizden Arnavut oyuncu Kazım Laçi’ye de değinmek isterim; kendisi karakteri ve yapısıyla tam olarak bizim yöremize uygun, Rize ile bütünleşebilecek bir isim." dedi.

Köy Kahvesi Muhabbeti

Kamuoyunda zaman zaman dile getirilen iddialara sert bir dille tepki gösteren Bakır, özellikle Osman Aşkın Bak’ın oğlunun transfer süreçlerine dahil olduğu yönündeki söylentileri "tam bir komedi, köy kahvesi muhabbeti" olarak nitelendirdi. Bu tür iddiaların ciddiyetten uzak ve asılsız olduğunu belirten Bakır, açıklamalarına şöyle devam etti: "Bu iddialar tam anlamıyla bir komedi; şehir kahvelerini geçtim, kelimenin tam anlamıyla bir köy kahvesi muhabbeti seviyesindedir. Kulübümüzde satılan veya alınan her oyuncunun maliyeti, kuruşu kuruşuna en üst akıl tarafından bilinmekte ve takip edilmektedir. Bu şeffaflık sayesinde bizler görevimizi büyük bir huzurla yapıyoruz. Yarın bir gün karşımıza çıkacak herhangi bir şaibeden çekinmiyoruz çünkü her şey kayıt altında ve resmidir. Sokakta dedikodu üretilebilir ancak resmi anlamda bu iddiaların karşılığı koca bir sıfırdır."

Sayın Cumhurbaşkanımızın Memleketinde Böyle Bir Şey Mümkün Değil

Kulübün kurumsal yapısına ve önemine dikkat çeken Bakır, "Böyle bir durumun yaşanması asla mümkün değildir. Hele ki Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi memleketinde, gözü gibi sevdiği ve yakından takip ettiği Çaykur Rizespor Kulübü’nde bu tür usulsüzlüklere yer yoktur. Böyle bir şeyin olması da mümkün değil. Bizler bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz; asılsız söylentilerin kulübümüzün huzurunu bozmasına izin vermeyiz." dedi.

Rizespor’da 8 Menajerli Oyuncu Devri Kapandı

Bakır, kulübün menajer Uğur Avadan ile olan iş birliğine dair kamuoyunda yer alan iddialara açıklık getirdi. Geçmişte yaşanan karmaşık menajerlik ilişkilerinin kulübe zarar verdiğini hatırlatan Bakır, yeni dönemde şeffaflıktan asla ödün vermediklerini ve geçmişte yaşanan 8 menajerli oyuncu krizlerinin artık son bulduğunu vurguladı.

Resmiyet Dışında Bir Adım Atılması Mümkün Değil

Menajer Uğur Avadan ile yürütülen süreçlerin tamamen yasal çerçevede olduğunu belirten Bakır, "Uğur Avadan, bu piyasada her işini resmiyetle yürüten, evrak dışında tek bir kuruşa dahi tenezzül etmeyen bir isimdir. Kendisi benim babamın oğlu değil; ancak iş disiplini ve dürüstlüğüyle güvenimizi kazanmış bir profesyoneldir. Birçok menajer sadece pazarlama odaklı çalışırken, biz resmiyetten yanayız.” dedi.

Bazı kesimlerin bu iş birliğini bilinçli olarak yanlış yorumladığını ifade eden Bakır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Uğur Avadan hakkındaki asılsız yorumların temelinde, bazı menajerlerin artık Rize’ye istedikleri gibi oyuncu satamaması yatıyor. Önceki yıllarda, bir oyuncunun arkasında 8 farklı menajerin çıktığı dönemler yaşadık. Bu durum kulüpler için hem mali hem de idari açıdan büyük bir sıkıntıdır. Dolayısıyla, kulüp menfaatleri doğrultusunda güvendiğiniz ve sistemini bildiğiniz bir isimle yola devam etmek en mantıklı yoldur.”

Yanlış Yapma Şansı Sıfır

Kulübün kontrol mekanizmalarının çok sıkı olduğunu hatırlatan Bakır, "Uğur Avadan’ın veya bir başkasının Çaykur Rizespor’a karşı bir yanlış yapma şansı sıfırdır. Bizim sistemimizde her şey kayıt altında ve denetlenebilir durumdadır" diyerek spekülasyonlara son noktayı koydu.

Hedefimiz İlk 10 ve Mümkün Olan En Üst Sıra

Çaykur Rizespor’un son iki sezondur sergilediği istikrarlı performansa dikkat çeken Basın Sözcüsü Hasan Yavuz Bakır, kulübün yeni dönem hedeflerini ve yönetim anlayışını şu sözlerle özetledi: "Son iki sezonu ligin 9. sırasında tamamlayarak belli bir standart yakaladık. Bu sezon da temel hedefimiz; ligi ilk 10 içerisinde ve puan tablosunun mümkün olan en üst basamağında bitirmektir. Ancak bu hedeflere koşarken mali disiplinimizden asla taviz vermeyecek, kulübümüzün geleceğini tehlikeye atacak hiçbir finansal riskin altına girmeyeceğiz."

Manevi Bağ ve Şeffaf Yönetim

Kulübün arkasındaki manevi desteğin önemine değinen Bakır, yönetimsel süreçlerin şeffaflığına vurgu yaparak sözlerini şöyle noktaladı: "Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Bakanımızın kulübümüze olan ilgisi, memleketlerine duydukları sarsılmaz bir manevi sevgi bağından ibarettir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Rizespor’a olan ilgisi ön görülemez bir boyutta olup inanılmaz bir sevgisi var. O yoğun iş temposu içerisinde bile Rizespor’un maçlarını, maçlardaki pozisyonlarını kare kare sorabilecek kadar büyük bir ilgisi mevcut. Bunun dışındaki tüm idari ve sportif süreçlerimizi, Başkanımız İbrahim Turgut önderliğinde; tamamen resmiyet, şeffaflık ve kurumsal ilkelerimiz çerçevesinde yürütüyoruz."

İlk yorum yazan siz olun
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Spor Haberleri