Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Bekaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde ihalelerde usulsüzlükler yapıldığını iddia etti.
Bekaroğlu, Fatih'teki Berr Otel'de düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ihalelerinin tüm kamu ihalelerinde olduğu gibi 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre yapılması gerekirken, belediye bünyesinde işleyişin tamamen farklı olduğunu, şeffaf olmadığını söyledi.
USULSÜZ İHALE, İMZALAMAYANA BASKI Yasal ihale şartlarını anımsatan Bekaroğlu, İBB bünyesindeki ihale işleyişinin tamamen farklı olduğunu söyledi . İhale komisyonun toplandığını, tekliflerin incelendiğini karar verilmeden İhale Komisyonunun dağıldığını iddia eden Bekaroğlu, ihalenin kime verileceğine daha sonra komisyonun amir statüsündeki üyelerinin karar verdiğini de öne sürdü. İhale komisyon evraklarının, tek tek her üyenin kendi birimindeki odasında odacı marifetiyle elden dolaştırıldığını söyleyen Bekaroğlu, "Karar hiyerarşik silsile ile yukarıdan aşağı doğru imzalattırılır.
Yani ihaleyi alacak firmanın komisyon halinde tespiti söz konusu olmadığı gibi, bir komisyon istişaresinin sonucu da değildir. Bu imzalar dolaştırılırken ilk imzalar komisyon başkanı ve yardımcısı tarafından atılarak komisyonun diğer üyelerinin önüne hazır olarak gelir" şeklinde konuştu.
Bekaroğlu'nun iddialarına kanıt olarak gösterdiği ve gazetecileri dağıttığı ilk kamera görüntüsünde; ihale komisyon üyelerinden birisinin çalışma odasında elden dolaştırılarak imza attırılan ihale evrakları görülüyor. Görüntülerin çekildiği yer İhale Komisyon Odası değil.
Bekaroğlu, görüntüdeki komisyon üyesinin, kararların birlikte alınmadığını belirten muhalefet notu koyduğunu belirtip , "Daha sonra o dairenin amiri evrakları yeniden yazdırıp üyeye imzalatmak için baskı yapmıştır" dedi.
"İHALENİN KİMDE KALACAĞI BELLİ OLMAYAN İŞ, BİR FİRMAYA 1 YIL ÖNCE VERİLMİŞ"
Mehmet Bekaroğlu, şu iddialarda bulundu:
''Büyükşehir Belediyesi'nde ihale kanununda amaçlanan bir komisyon halinde çalışma, layık olan firmayı birlikte belirleme gibi bir uygulama söz konusu değildir. Yolsuzluğun görüntüyle tespit edildiği olayda, 23 Ocak 2009 tarihinde yerinde yapılan incelemede, imalatın yüzde 80'i bitmiş olmasına rağmen, rekabet şartlarında ihalesi yapılması gereken iş için yüzde 80 bitirildikten sonra ihaleye çıkılmıştır. Şubat 2008'de başlanmış işin ihale ve sözleşmesi 26 Ocak 2009 tarihinde yapılmıştır. Yani ihalenin kimde kalacağı belli olmayan iş, 1 yıl önceden firmaya yaptırılmıştır.
Esas olan söz konusu hukuki işlemin ilan edilen tarih, zaman ve yerde yapılmasıdır. Oysa burada işlemin en önemli parçası olan karar, belirtilen tarih yer ve zamanda verilmemektedir. İşlem farklı yer ve zamanlarda yapılarak hukuki işlem sakatlanmaktadır. Bu şekilde yapılan uygulama, normalde farklı tarih ve zamanda elden dolaştırılarak imzalandığı halde sanki ihale günü ve belirtilen saatte komisyonda imzalanmış gibi resmi evraklara gün ve saat atılmaktadır.''
Bekaroğlu'nun iddilarına kanıt olarak gösterdiği görüntülerde adlarını vermediği iki kişi arasında aynen şu konuşmalar geçiyor; "Beni getirip kurtların kucağına attınız, 700-800 milyar da onlara ödedik. Beni işin içine sokmuşsun, metazori ihale olmuş.Ben bu işi yaptım bir hafta sonra da açılış yapacaklar. Bak hepimiz aynı taraftayız. Burası siyasi bir yer, her türlü hizmeti size yapıyorum "
Bu konuşmaların skandal olduğunu söyleyen Bekaroğlu, "Burası dediği İBB'nin Fen İşleri Dairesi. Müteahhit hangi cüretle "burası siyasi bir yer" diyebilmektedir? Kime her türlü hizmeti yapmaktadır?" diye sordu.
GÖRÜNTÜLERDEKİ DİYALOGLAR VE BEKAROĞLU'NUN SORULARI
Görüntülerin devamındaki konuşmaları tek tek aktaran Bekaroğlu, arada bazı sorular da sordu. İşte kayıttaki sözler ve Bekaroğlu'nun soruları :
"Sen kardeşim elli bin yüz bin ucuza mal ettiğin zaman, yani birileri sana aferin diyecekse ben o birilerine söyleyim yine sana aferin desinler"
Soru: Yüklenici görevini yapan devlet memuruna hangi cüretle bu lafları etmektedir?
"Cebindeki 8 trilyon parayı sekiz ay önce bağla gelip sekiz ay sonra alırsan…"
Soru: Bu söz işin ihale yapılmadan Yükleniciye verildiğinin açık delili değil mi?
"Ben dün Abdurrahman beye çıktım, konuştum hem de gergin konuştum. Ya boş ver dedi, ben seni biliyorum dedi. Sonra ben yanındayken açtı telefonu konuştu, elektrik peyzaj pozlarını bilmiyorum, diğerleri (inşaat pozları) neyse odur dedi."
Soru: Kim bu katına çıkılan Abdurrahman Bey, kime telefon edip Yüklenicinin işlerini kolaylaştırmasını istiyor?
"O zaman işi yaparken bana kim yap dediyse benim muhatabım o olsun." Soru: Yükleniciye ihale yapılmadan işi yap diyen kim?
"Ben bu idareye kırgınım bu kırgınlığımı en üste kadar söyleyeceğim"
Soru: Acaba bu en üstteki yetkili kim? Sayın Kadir Topbaş mı?
"Ben saraçhaneye gidip beni bu işin içine sokanlara derdimi anlatayım"
Soru: Yüklenici Saraçhane'ye niçin gidiyor, orada kim oturuyor?
"Ben bu işi 6 ay önce yapmışım"
Soru: Bu söz iş bittikten sonra ihalenin yapıldığının kanıtı değil mi?
"Benim Büyükşehir belediyesine yıllık cirom 250 trilyon"
Soru: Yüklenici diğer işleri de ihalesiz mi almaktadır? Tüm bu işlerde İBB ne kadar zarara uğratılmıştır?
"Sizin yarım kalan işinizi ben bitirdim"
Soru: Kimin hangi yarım kalan işlerini bitirmiştir? DEMİR DİYOR İHALEYİ UCUZA ALIYOR
BETON YAPIP EN PAHALIYA MALEDİYOR
Bekaroğlu'nun bir diğer önemli iddiası da ihaleyi alan firmaların en düşük fiyat teklifinde bulunmak için ucuz malzeme gösterdikleri, ancak işi yaparken en pahalı malzemeyi kullandıkları oldu. Buna örnek olarakta demirle yapılacak üst geçitin, betondan yapılmasını gösterdi. Bekaroğlu bu yöntemin çok sık kullanıldığını da sözlerine ekledi.
"İHALEYİ ALAN FİRMALARIN KALEMLERİ YÜKSEK TUTULDU"
''Önce iş verilip bitirildikten sonra ihalesi yapılmaktadır. İhale bedelleri ve kalemler idare yetkilileri ile teklif sahipleri arasında pazarlıklarla belirlenmekte, bu akıl almaz işlemlerle haksız kazançlar elde edilmektedir'' iddiasında bulunan Bekaroğlu, yüksek kırım yapmış gibi, ihaleyi alan firmaların yapacağı kalemlerin yüksek tutulduğunu ve buradan haksız kazançlar elde edildiğini söyledi.
"CHP VE AKP BİRBİRLERİNİ BESLİYOR"
Bekaroğlu, ''CHP ve AK Parti'nin 3 Kasım 2003 seçimlerinde kurdukları ikili siyasetle bir aydır İstanbul'da ve tüm Türkiye'de birbirlerini besleyerek seçmeni oyaladıklarını'' ileri sürdü.
İki partinin de henüz belediyecilik ve İstanbul'un sorunlarıyla ilgili tek kelime etmediklerini savunan Bekaroğlu, şöyle konuştu:
''Bir süre 'Kağıttepe, çamurlu yırtık ayakkabı' diye oyalandılar. Sayın Kılıçdaroğlu, çantasında yolsuzluk dosyaları olduğunu söylüyor, ama henüz somut bir örnek vermiş değil. AKP ve Sayın Topbaş da Kılıçdaroğlu'nun çıkışlarına Sevigen olayı ve Çankaya Belediyesi'nin 'yamyamları' ile cevap veriyor. Ancak bugüne kadar yolsuzluk iddiaları konusunda kamuoyunu ikna edecek hiçbir şey ortaya koymuş değiller.''
Bekaroğlu, İstanbullulara, kararlarını halkın katılımıyla alan, bütün uygulamaları saydam olan ve bunları bağımsız kuruluşlar ile halkın denetimine açan bir belediyecilik vaat ettiklerini söyledi.
TOPBAŞ'A: UYKUNUZ KAÇACAK Bekaroğlu iddilarını seslendirdikten sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın uykularının kaçacağını söyledi. Bekaroğlu sözlerini, "Size ve krallar gibi yaşayan ekibinize asıl sorum şudur: Bütün bunları vicdanlarınıza nasıl anlatabiliyorsunuz, bundan önce rahat uyuyabiliyor muydunuz" şeklinde sürdürdü.
"BELGELERİ SAVCILIĞA TESLİM EDECEĞİZ"Belgelerin savcılığa teslim edileceğini ifade eden Bekaroğlu, belgelediği olayın sıradan bir usulsüzlük olmadığını, kanuna aykırı suç teşkil eden bir işlem yapıldığını, esas sorunun ise yetkili olan amirin bu kararları nasıl ve kimlerle beraber aldığı olduğunu söyledi.
BAŞBAKANA ÇAĞRI Bekaroğlu Başbakan Erdoğan'a da çağrıda bulunarak, " Sayın Başbakan, "''Elinizde belge varsa savcılığa teslim edin'' diyorsun, zaten ettik, bu dosyayı da biraz sonra teslim edeceğiz, bundan emin olun. Ama size de bir sorum var; İstanbul'a yerleştirdiğiniz bu "mutemet" adamların bunları yaptığını bilmiyor muydunuz? Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını gasp eden bu ekiple yola devam mı edeceksiniz. Yoksa bunlardan istifalarını isteyecek, Sayın Kadir Topbaş'ı da adaylıktan çekecek misiniz? Bu işin soruşturulması için Mülkiye Teftiş Kuruluna talimat verecek misiniz, Topbaş'ın yargılanabilmesi için İçişleri Bakanınız soruşturma izni verecek mi?" şeklinde konuştu.