CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz 'vatan, millet' dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum." dedi.
Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlenen "Halkla Bayramlaşma" programında partililere hitap etti.
Sözlerine "Hiç endişe etmeyin bu can bu tende kaldıkça hakkı, hukuku ve adaleti herkes için savunacağım." diyerek başlayan Kılıçdaroğlu, hep beraber mücadele edeceklerini söyledi.
CHP'nin halkın yuvası olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, CHP'nin tarihsel namusunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için parti genel merkezinde bulunduğunu vurguladı.
Yaşanılanların yalnızca bir kurultay tartışması, kimin genel başkan olacağı meselesi olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Bu mesele Türkiye'de siyasetin ahlakla mı parayla mı, hukukla mı operasyonla mı, millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Ben bugün çok açık konuşacağım ama öfkeyle değil, sert konuşacağım ama kinle değil, gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden, kimseye haksızlık etmeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Bizim kitabımızda intikam yoktur, bizim kitabımızda iftira yoktur, bizim kitabımızda kin yoktur, bizim kitabımızda mertçe helalleşme vardır, hesaplaşma vardır ama bu hesaplaşma kişisel değil ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır ama bu arınma tasfiye değil yeniden bir doğuştur."
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda bir bayrak değişimi olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, "Biz o gün 'Başımızın üstüne, CHP'de demokrasi esastır' dedik ve çekildik. Maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir, bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunu herkesin hafızasının bir yerinde tutması lazım. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye'de demokrasi vadetmesi de imkansız hale gelir." diye konuştu.
- "Ben hesap soracağım, herkes bunu bilsin"
Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Ata'mızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü, kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Şimdi bana soruyorlar 'Ne yapacaksın?' Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, herkes bunu bilsin. Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını işaret ve inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Ben değil kardeşlerim, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz ve sandıktan kim çıkarsa partinin meşru, hukuki lideri olacaktır, başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz."
Hayatı boyunca sadece vatana ve millete hizmet ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, kul hakkı yemediğini ve yedirmediğini, bundan sonra da yedirmeyeceğini vurguladı.
Vicdandan, ahlaktan ve dürüstlükten zerre kadar ayrılmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Şimdi beni iyi dinleyin, tüm dünya dinlesin. Altını çizerek ve haykırarak söylüyorum, FETÖ başta olmak üzere hiçbir terör örgütüyle ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı, en ufak teması olmamış anlı ak, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum, benim tek bağım bu aziz milletledir. Benim tek odağım vatandır ve Türkiye'dir. Unutmayın bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır." ifadelerini kullandı.
- "Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşü"
"Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil, bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir." vurgusunu yapan Kılıçdaroğlu, "Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına, o tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Duydum kardeşlerim. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana, 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama 'hain' diye bağıranları duydum. Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir." diye konuştu.
Millete ve CHP'lilere özür borcu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz 'vatan, millet' dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanları, o hortumları zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum. CHP'nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal'in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip rüşvete, talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden, örgütümden ve tarih önünde hak deryasından özür diliyorum. Benim temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı sırtımdan hançerlenmek için kullananları göremedim. Hakkınızı helal edin ve beni affedin."
Kemal Kılıçdaroğlu, "Sizin o her fırsatta dilinize doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesinde rüşvete, talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ'cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu?" sorularını yöneltti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu parti, mandacılara karşı 'Ya istiklal ya ölüm' diyenlerin partisidir. Arınacağız, rüşvetçiler ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak." dedi.
Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlenen "Halkla Bayramlaşma" programına katıldı.
İstinafın CHP kurultay davası kararı sonrası ilk kez partiye gelen Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada "Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclis'in çatısı altında 'rüşvet poşeti' iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi Gazi Meclisimize ve CHP'ye düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil, siz karar vereceksiniz." diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, "Kapatma olursa yedek parti hazır." diyenler olduğunu aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu çok iyi bilsinler, CHP devlete istikamet çizen bir partidir. CHP, ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir. Hiçbir CHP'li, çift ajandalı değildir. Bu parti, mandacılara karşı 'Ya istiklal ya ölüm' diyenlerin partisidir. Arınacağız, rüşvetçiler ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak."
CHP'yi hukukla, ahlakla temizlerken, bir an bile milletin dertlerini unutmayacaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Biz, bu karanlığı yırtıp atacağız." ifadesini kullandı.
- "Bin selam olsun aydınlık geleceğimize"
Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, ülkeye demokrasi getirmek için omuz omuza yürüdükleri ve bundan sonra da adalet yolunda beraber yürüyecekleri milyonlara selam gönderdiğini söyledi.
Halkla kurdukları dostluk köprülerinin ve demokrasi birliğinin, Türkiye'nin çimentosu olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Selam olsun Türkiye'nin asıl sahiplerine. Seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü bacılarımıza selam olsun. Apartman görevlisi kardeşlerime, kağıt toplayıcısı yoldaşlarıma, umudumuz olan kadınlarımıza, emeklilerimize ve tüm emekçilere selam olsun. Güçlendirilmiş parlamenter sistem mücadelemize bin selam olsun. Bin selam olsun aydınlık geleceğimize."
Kılıçdaroğlu, tüyü bitmemiş yetimin hakkını sömürenlere, sokakları zehirleyen uyuşturucu baronlarına ve mafyaya seslendiğini belirterek, "Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende olduğu müddetçe size asla geçit vermeyeceğiz. O çaldığınız milyar dolarları bu milletin kasasına geri getireceğim. Korkmuyorum, sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum." şeklinde konuştu.
"Yanımda mısınız?" diye soran Kılıçdaroğlu'na alandaki partililer "Evet" diyerek karşılık verdi.
Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu iradesinin CHP, bu iradenin sarsılmaz ve sönmez ruhunun ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu dile getirdi.
Bugün o kurucu iradeye canları pahasına sahip çıktıklarını ve o ebedi ruhu içlerinde şerefle, gururla taşıdıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Bugün ülkemizin etrafı bir ateş çemberiyle sarılmışken, Mustafa Kemal'in koltuğundan dünyaya, yedi düvele sesleniyoruz, devletimizin üniter yapısı ve milletimizin sarsılmaz bütünlüğü Kurtuluş Savaşı'nda nasıl çelikten bir yumruk olup tepenize indiyse bugün de aynı inançla karşınızdayız. Doğu Akdeniz'de, kuzeyde, güneyde, Batı Trakya'da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ve kanımızı akıttığımız, şehit verdiğimiz bütün topraklarda devletimizin ve milletimizin çıkarları, partimizin sarsılmaz ve tavizsiz tüzüğüdür. Gönül bağı kurduğumuz kardeşler sofrasında, buluştuğumuz mazlum milletlerle bu coğrafyada emperyalizme asla ve asla geçit vermeyeceğiz."
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin kardeşlik projesini, koltuklarını korumanın pazarlığını yapmak için değil, ülkeye ve halka borçlarını yerine getirmek için desteklediklerini kaydederek sözlerini şöyle tamamladı: "CHP dimdik ayaktadır, yıkılmayacaktır, dağılmayacaktır. Buradan, 2023 yılında bu ülkeye demokrasiyi, adaleti getirmek için omuz omuza verdiğimiz bütün ittifak partilerine, o ittifakın yürekli liderlerine ve daha da önemlisi Halil İbrahim soframıza icabet etmiş, gönül vermiş on milyonlarca vatan evladına bin selam olsun. Bizim kurduğumuz o helalleşme ve demokrasi köprüsü, bu ülkenin teminatıdır.
On milyonların iradesini kimsenin çiğnemesine izin vermeyeceğiz. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, biz geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz. Ahlakın ve dürüstlüğün sarsılmaz kalesi olarak bu anlayışı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, hiçbir genç geleceğinden korkmayacak. Ayağa kalk CHP, ayağa kalk aziz milletim. Umutsuzluğu çöpe atın, güneşli günler çok yakın. Korkmayın kardeşlerim, masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız ama kirliye bulaşanlara da göz yummayacağız. Masum belediye başkanlarımız için mücadeleye başlıyoruz. Yolumuz aydınlık olsun, yolumuz adalet olsun. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde durmak yok, yorulmak yok."
- Notlar
2,5 yıl sonra CHP Genel Merkezi'ne gelen Kemal Kılıçdaroğlu, 12. kattaki makam odasına geçerek çalışmalarına başladı.
Kılıçdaroğlu, kürsüye Nazım Hikmet Ran'ın "Yürümek" adlı şiiri eşliğinde çıktı. Partililer bu sırada "Hak, hukuk, adalet" sloganı attı.
CHP Genel Başkanı, konuşmasının ardından gökyüzüne beyaz güvercinler bıraktı. Vatandaşlara kırmızı ve beyaz karanfil dağıtan Kılıçdaroğlu, ardından makam odasına çıktı.
Genel Merkeze gelen partilerce, Kılıçdaroğlu'na kurbanlık hediye edildi.