İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti (İFMC) tarafından bu yıl 33"üncüsü düzenlenen İktisatçılar Haftası"nın son gününde “Krizden Çıkış Yolları” konusu ele alındı. Bu kapsamda söz alan Finansbank Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aysan, Türkiye"de en büyük sorunun işsizlik olduğunu vurguladı. Aysan, “İşsizlik; gelir, talep, üretim düşmesi ve yeniden işsizlik demek” yorumu yaptı. IMF ile anlaşmanın biran önce yapılmasını isteyen Aysan, krizi etkisini azaltmak için ileri sürdüğü öneri ise şöyle sıraladı:
STOK MALİYETİNE DİKKAT
* Sosyal güvenlik ve vergi yükü azaltılmalı. * Çalışanı kayıt altına alan işletmeye teşvik verilmeli. * İşletmeler, stok maliyetine dikkat ederek, zararına mal alıp satmalı. Çünkü bugün insanımız uygun fiyat bulursa alışveriş yapıyor. * Finansal kredi sistemi açılmalı. * İhracatçılara kredi garanti sistemi kolaylığı sağlanmalı.
KRİZ HAFIZASI ZENGİN
Türkiye"nin krizden en şiddetli etkilenen ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Taner Berksoy da, bunun nedenini, kriz hafızası zengin olan halkın hızla tüketim ve yatırım harcamalarını azaltması olarak açıkladı. Çözümde diğer ülkelere gibi dış gelişmelere bağımlı olduğumuza da vurgulayan Berksoy, buna karşın içeride yapılabilecekler konusunda şunları söyledi: “İç ve dış kredi kanalları rahatlatılmalı. Doğrudan müzakere ile dış kaynak sağlanabilir. Kamu harcaması yapılmalı. Ancak bu iki unsur iyi koordine edilmeli.”
BÜYÜK İFLASLAR
Prof. Dr. Ahmet Çakmak ise krize karşı önlem için kamu harcamalarının artırılmasının ve zehirli kağıtların temizlenmesinin iyi bir şey olduğunu ama bunların aşırı üretimi krizi içinde olan kapitalizmin sorunun çözmeyeceğini belirtti. Çakmak, “Bunun çözümü büyük iflas ve işsizlikle olur” yorumunu yaptı.
ÇIKIŞ 2010'DAN İTİBAREN BAŞLAR
Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, dünyadaki ekonomik durgunluğun “L” şeklinde seyredeceğini, 2010"dan itibaren ufak ufak çıkışın başlayacağını belirtti. Türkiye"de artık enflasyon ve kur artışının ikinci planda kaldığını da belirten Ateş, kriz önlemi olarak şunların altını çizdi: “Tüketim ve yatırım harcamalarına geçici destek verilmeli. Örneğin alışveriş çeki, vergi indirim gibi. Pozitif ayrımcılık ile sektörel destek verilmeli. TL likiditesi artırılmalı, bankalar ucuz fonlanmalı.”