Trabzon'da kendi adını taşıyan özel kliniğinde hizmet veren Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Gülşah Balık, erken menopozun kardiyovasküler hastalıklarla bağlantısına dair açıklamalarda bulunarak, “Erken menopoz ve kardiyovasküler hastalık riski, genç kadınlar için önemli bir sorun” dedi.
Modern tıp dünyası son 40 yılda kalp damar hastalıklarıyla mücadelede büyük yol katetmiş olsa da, istatistikler çarpıcı bir gerçeği fısıldamaya devam ediyor: Kardiyovasküler hastalıklar, dünya çapında kadın ölümlerinin hala bir numaralı nedeni. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Gülşah Balık, kadın sağlığını tehdit eden bu "sessiz tehlike" ve menopoz süreci arasındaki kritik ilişkiye dair önemli açıklamalarda bulundu. Trabzon’daki kliniğinde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Gülşah Balık, 40-45 yaş arası (erken) veya 40 yaş öncesi (prematüre) menopoza giren kadınların, kalp damar hastalıkları açısından akranlarına oranla çok daha riskli bir sürece girdiğini açıkladı.
Kadınlarda kalp hastalıklarının erkeklere oranla yaklaşık 10 yıl daha geç ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Balık, bu durumun bir "yalancı güven" hissi yaratmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Yaşa göre ayarlanmış ölüm oranlarına bakıldığında, kadınların en az erkekler kadar risk altında olduğu ve kalp hastalıklarının diğer tüm nedenlerden daha fazla can kaybına yol açtığı görülüyor.
Menopozun, son adet döneminden bir yıl sonra başlayan doğal bir süreç olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gülşah Balık, “Menopoz, bir kadının son adet döneminden bir yıl sonra başlayan süreç olarak tanımlanır. Menopozun ortalama yaşı 51'dir. Araştırmacılar genellikle erken menopozu 40 ile 45 yaş arası, prematüre menopozu ise 40 yaşından önce gerçekleşen menopoz olarak tanımlarlar.” dedi.
Erken menopozun arkasındaki nedenlerin tam olarak anlaşılamadığını ancak "çok faktörlü" bir yapıda olduğunu belirten Prof. Dr. Balık, riski tetikleyen unsurları şöyle sıralıyor: “Potansiyel etkenler arasında genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin yanı sıra ilk adet döneminin daha erken yaşta başlaması, sağlık davranışları (sigara içmek gibi), obezite ve kronik stresin kümülatif etkileri yer alıyor.”
Menopoz geçişinin, kadınlarda kalp hastalığı riskini artırabilecek bir ortam yaratıp yaratmadığı ya da erken menopoz yaşayan kadınların bu duruma yatkınlık sağlayan bir risk profiline sahip olup olmadığı konusunun henüz belirsiz olduğunu belirten Prof. Dr. Balık, ortalama yaşta bile, menopozun hormonal değişiklikleri kardiyovasküler sağlığı etkileyebildiğini ve menopoz sırasında, azalan östrojen seviyelerinin koroner kalp hastalığı riskini artıran değişiklikleri tetiklediğini kaydetti.
Menopozun sadece sıcak basması gibi semptomlardan ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Balık, menopoz sırasında azalan östrojen seviyelerinin koroner kalp hastalığı riskini artıran değişikliklere yol açtığını ifade etti. "Doğal östrojen seviyesi düştükçe, bu durum hangi yaşta olursa olsun, kolesterol ve kan basıncı yükselir, vücut yağ dağılımı karın bölgesine kayar, kas kütlesi azalır, kan şekeri düzensizleşebilir ve arterler sertleşir" diyen Dr. Balık, bu değişikliklerin kısa bir süre içinde bir araya gelmesinin kalp hastalığı riskini ciddi şekilde artırabileceğini vurguladı.
Kadınların ve doktorların bilmesi gerekenler
Prof. Dr. Gülşah Balık, erken menopozun kalp damar hastalıkları için erken bir sinyal olduğunu vurgulayarak, hem hastaların hem de hekimlerin bakış açısını değiştirmesi gerektiğini ifade etti.
"Kalp Hastalıklarından Korunmak On Yıllar Sürer"
Kalp hastalıklarının büyük çoğunluğunun önlenebilir olduğunu ancak bunun için risklerin erkenden fark edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Balık, erken menopoz yaşayan kadınlara şu tavsiyede bulunuyor: "Erken menopoz, kalp sağlığınızı koruma konusunda bir alarmdır. Kendinize şunu söyleyin: Kendi kalp sağlığım konusunda komşumdan çok daha dikkatli olmalıyım" diyen Prof. Dr. Balık, kalp hastalıklarının büyük bir kısmının önlenebilir olduğunu ancak etkili önlemlerin uzun yıllar sürebileceğini ifade etti. Kadınlara doktorlarıyla bu konuyu açıkça konuşmalarını öneren Balık, "Doktorunuza 'Erken menopoz geçirdim. Kalbimi korumak için ne yapabiliriz?' diye sorun" dedi.
Jinekoloji Odasından Çıkıp Tüm Vücuda Yayılıyor
Menopozun tıbbi bakımda ele alınış biçiminde eksiklikler olduğunu dile getiren Prof. Dr. Balık, tüm klinisyenlerin menopoz hakkında rahatça soru sormaları gerektiğini savundu. Menopozun tıbbi bakımda ele alınış biçimindeki eksikliklere dikkat çeken Dr. Balık, östrojen reseptörlerinin sadece üreme sisteminde değil, "baştan ayak parmaklarına kadar" tüm vücutta bulunduğunu hatırlattı. Yıllardır menopozun sadece jinekolojik bir sorun gibi algılanmasının bir hata olduğunu savunan Balık, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hormonal geçiş, kardiyovasküler sistem başta olmak üzere vücuttaki neredeyse her sistemi etkiliyor. Bu durum, sadece kadın doğumcuların değil, kardiyoloji uzmanlarının da rutin muayenelerinde hastalarına 'menopoz öyküsünü' sorması gerektiği anlamına geliyor."
Hekimlere Çağrı: "Soru Sormaktan Çekinmeyin"
Bulguların tıbbi yaklaşımda bir paradigma değişimine işaret ettiğini belirten Prof. Dr. Gülşah Balık, tüm klinisyenlerin menopoz hakkında soru sormakta rahat olmaları gerektiğini belirtti. Kadınların uzun vadeli kardiyovasküler risklerini değerlendirirken menopoz tarihçesinin kilit bir veri olduğunu ifade eden Balık, erken teşhis ve proaktif yaşam tarzı değişikliklerinin binlerce hayatı kurtarabileceğini vurguladı.
Menopozda "Kalp Kalkanı" Reçetesi: Prof. Dr. Gülşah Balık’tan Hayati Tavsiyeler
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Gülşah Balık, erken menopoz yaşayan kadınların kalp sağlığını korumak için hormon tedavisini değerlendirmeleri gerektiğini belirtti.
Hormon Tedavisi Sadece Sıcak Basmaları İçin Değil
Birçok kadının çekinerek yaklaştığı hormon tedavisine dair önemli bir perspektif sunan Prof. Dr. Balık, bu tedavinin çift taraflı fayda sağladığını ifade etti: "Erken menopoz yaşayan kadınlar, kalp sağlığına faydası kanıtlanmış hormon tedavisi hakkında mutlaka doktorlarıyla konuşmalı. Bu tedavi sadece yaşam kalitesini bozan sıcak basmalarını yönetmekle kalmaz, aynı zamanda kalp hastalığı riskini azaltmada da kritik bir rol oynayabilir."
"Kas Kütlenizi Koruyun, Kalbinizi Kurtarın"
Dr. Balık, kalp sağlığını korumak için sadece kardiyo egzersizlerinin yeterli olmadığını, kuvvet antrenmanlarının hayati önem taşıdığını vurguladı. Kas kütlesini korumanın metabolizmayı düzenlediğini belirten Balık, bunun olumsuz kardiyovasküler değişikliklere karşı en güçlü savunma mekanizmalarından biri olduğunu söyledi.
Amerikan Kalp Derneği Onaylı "Altın Liste"
Her yaştan kadının, özellikle menopoz geçişinde benimsemesi gereken yaşam tarzı önerilerini sıralayan Prof. Dr. Balık, şu maddelere dikkat çekti:
- Sigara kullanımını bırakmak,
- Düzenli egzersiz yapmak,
- Sağlıklı bir kiloyu korumak,
- Meyve, sebze, tam tahıllar ve yağsız proteinler açısından zengin bir diyet uygulamak,
- Yüksek tansiyon ve diyabet gibi rahatsızlıkları yönetmek,
- Kas kütlesini korumak için kuvvet antrenmanına odaklanmak.
Prof. Dr. Balık, menopoz veya adetlerin düzensizleşmeye başladığı perimenopoz döneminin, değişen kan basıncı, kolesterol ve glikoz seviyelerini daha yakından izlemek için uygun bir zaman olduğunu belirtti. Kadınların bu dönemde sağlıklarını yeniden değerlendirmelerinin önemine dikkat çeken Dr. Balık, “Kadınlar tarihsel olarak kardiyovasküler bilim alanında büyük ölçüde yetersiz incelenmiştir ve menopozun kalp sağlığını nasıl etkilediği konusunda hala öğrenecek çok şeyimiz var. Menopoz sadece semptomlarla ilgili değil; özellikle kalp sağlığı olmak üzere uzun vadeli sağlığı yeniden değerlendirmek için önemli bir an” dedi.