Rize İl Müftü Vekili Erol Alkan 26 – 27 Temmuz 2010 Pazartesiyi Salıya bağlayan gecede idrak edeceğimiz BERAT KANDİLİ münasebetiyle, gecenin anlam ve önemi ile geceyi nasıl ihya edeceğimiz konusunda bir mesaj yayımladı.
İl Müftü Vekilimiz mesajında şunları kaydetti:
“Muhterem Kardeşlerim
26 temmuz pazartesiyi 27 temmuz salıya bağlayan gece, Şaban ayının on beşinci gecesi olup Berat Kandili’dir. Ramazan yolunun son dönemeci, son ikaz levhasıdır.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde Berat Kandili hakkında şöyle buyuruyor:
“Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü yüce Allah (c.c.), bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve : ‘tevbe eden yok mu? Onu affedeyim, rızık isteyen yok mu? Ona rızık vereyim, hastalığından şifa isteyen yok mu? Ona şifa vereyim, yok mu şunu isteyen, yok mu bunu isteyen’ der. Bu durum sabaha kadar devam eder.”
Berat Kandili’nin beş özelliği vardır:
1) Bu gecede önümüzdeki bir yıl içinde meydana gelecek olan (rızık, ecel, afet vb) önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılarak görevli meleklere verilir,.
2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah (c.c.) tarafından yer yüzüne melekler gönderilir.
3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir. Ancak, Allah’a (c.c.) şirk koşanlar, anne ve babasını incitenler, büyücülük yapanlar, akrabalarıyla münasebetini kesenler, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanlar, müslümanlara karşı kin besleyenler, içkiye devam edenler ve zina yapanlar bu aftan yararlanamazlar,
4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.
5) Bu gecede Peygamberimize (s.a.v.) şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir.
Berat Kandili aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’in Levh-i mahfuz’dan topluca dünya semasına indirildiği gecedir.
Öyleyse muhterem kardeşlerim,
Kandil gecesinin gündüzünü oruçlu geçirelim, gecesinde camilere koşalım, yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılalım. Bol bol Kur’an okuyalım, okuyanları dinleyelim. Kaza namazı kılalım, dargınları barıştıralım. Çocuklarımıza bu manevi havayı solutalım. Çokça dua ve niyazda bulunalım. Fakirleri ve yetimleri sevindirelim, büyükleri ve akrabaları arayarak tebrikleşelim. Mübarek Ramazanın gölgesinin üstümüze düştüğünü hissederek kendimizi ona hazırlayalım. Bu gecede Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v) bol bol salat-u selam gönderelim, O’nun bu gecede yaptığı şu duayı çokça tekrarlayalım:
“Allah’ım! azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum. Sen’den yine Sana iltica ediyorum. Şânın yücedir. Sana yaptığım senayı Senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana lâyık bir surette hamd etmekten âcizim.”
Bu duygu ve düşüncelerle camiamızın, milletimizin ve tüm İslam aleminin Berat Kandilini tebrik eder, bu kandilin ve ardından gelen Ramazanın huzur, sükun, afv ve mağfiretimize vesile olmasını Yüce Mevla’dan (c.c.) niyaz ederim.