Tarım ve Orman Bakanlığı, 10 Temmuz 2026 tarihinde "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar" başlıklı listesinde güncelleme yaparak İstanbul Beylikdüzü'ndeki İsar Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından üretilen “Nurçay Filiz” ve “Nurçay Altın Başak” serilerinde gıda endüstrisinde kullanımı kesinlikle yasak olan ve direkt insan sağlığını tehdit eden tekstil boyası kullanıldığını açıkladı. Firma ise avukatı aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada, bir kumpasla karşı karşıya olduklaını belirterek, bu asılsız iddiaların arkasında kendilerini iflasa sürüklemek isteyen sektörel odakların "kumpası" olduğunu ileri sürdü.
İsar Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Vekili Av. Selmin Köroğlu tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında şunlar kaydedildi:
“KONU: Rize Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nün 06.03.2026 tarihli hatalı analiz raporu ve müvekkilimiz İsar Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yönelik asılsız iddialar hakkında bilgilendirme.
Rize Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.03.2026 tarihli ve 2603300355 / 00 numaralı analiz raporunda, İsar Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne ait çay numunelerinde Reactive Red 120 ve Reactive Red 141 isimli tekstil endüstrisinde kullanılan reaktif boyarmaddelerin bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak söz konusu rapor, aşağıda detaylandırılacağı üzere bilimsel gerçeklikten uzak olup, bağımsız yargı organları nezdinde yaptırılan tespitlerle çürütülmüştür.
Laboratuvarın Spesifik Akreditasyon Eksikliği ve Metot Geçersizliği
Rize Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nün AB-0941-T akreditasyon numaralı ve 14.08.2025 tarihli güncel akreditasyon kapsamı incelendiğinde; laboratuvarın boya analizleri noktasında yalnızca Tartrazin (E102), Sunset Yellow FCF (E110), Azorubin (E122), Amarant (E123), Ponceau 4R (E124) ve Allura Red AC (E129) maddeleri için akredite olduğu açıkça görülmektedir. Müvekkil şirkete ait ürünlerde tespit edildiği iddia edilen "Reactive Red 120" ve "Reactive Red 141" maddeleri, laboratuvarın resmi akreditasyon kapsamında yer almadığı gibi; analiz raporunda kullanılan "KKL.MT06" kodlu iõletme içi metot da akredite metotlar listesinde bulunmamaktadır. Bu durum, raporun bilimsel geçerliliğini ve hukuki delil niteliğini en baştan ortadan kaldırmaktadır.
Hukuk sistemimizde, teknik analiz raporlarının geçerliliği yalnızca kurumsal unvanlara değil, uygulanan metodun ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğuna bağlıdır. Nitekim İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli, 2016/146 Esas ve 2022/809 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, testlerin yapıldığı tarih itibarıyla kullanılan spesifik metodun standarda uygunluğu ve akreditasyon kapsamı bilirkişi denetimine tabidir. Akreditasyon kapsamı dışındaki maddeler üzerinde, onaylanmamış metotlarla yapılan analizlerin "Uygun Değil" şeklinde raporlanması, hem teknik bir hata hem de hukuki bir yanıltmadır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatları uyarınca, usulüne uygun olmayan ve bilimsel kesinlikten uzak bu tür raporların hükme esas alınması mümkün değildir.
Numune Alma Usulüne Aykırılık ve Bağımsız Laboratuvar İncelemesi Zorunluluğu
Gıda güvenliği denetimlerinde analiz sonuçlarının hukuki bir yaptırıma dayanak olabilmesi için numune alma usullerine harfiyen uyulması ve şahit numune uygulamasının işletilmesi emredici bir kuraldır. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.10.2025 tarihli, 2024/3304 Esas ve 2025/12680 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere "Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmelik hükümlerine göre ilk numune alma işleminde, şahit numune olarak saklanan numunelerin analize gönderilmesi gerekmektedir" kuralı işletilmeden nihai bir yargıya varılamaz.
Nitekim müvekkil şirket tarafından ivedilikle başlatılan hukuki süreçler kapsamında; İstanbul 30. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2026/9 D. İş sayılı dosyası ve Büyükçekmece 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2026/10 D. İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırılmıştır. 29.03.2026 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere; aynı üretim partisine (Parti No: 10/01) ait paketlerden alınan numuneler üzerinde Lotus Analiz, Intertek, Çevre Gıda, A&T ve Nanolab isimli 5 ayrı tam akredite laboratuvarda yapılan analizlerin tamamı "TEMİZ" sonuçlanmıştır. Söz konusu raporlarda, ürünlerde hiçbir surette suni boya veya suda eriyen boya bulunmadığı teknik ve bilimsel olarak ispatlanmıştır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 28.02.2024 tarihli, 2024/789 Esas ve 2024/2018 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, analiz sonuçları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve bağımsız laboratuvar raporlarının esas alınması hukuki bir zorunluluktur. Bu bilimsel gerçekler, Rize Gıda Kontrol Laboratuvarı'nın hatalı raporunu tamamen çürütmektedir. Hukuki süreç ve itirazlarımız tüm hızıyla devam etmektedir.
Olağan Hayatın Akışına Aykırılık ve Piyasa Manipülasyonu İddiaları
Gıda üretim süreçlerimizde tekstil boyası kullanılması, hem teknik hem de ticari açıdan olağan hayatın akışına tamamen aykırıdır. Müvekkil şirket, sektördeki köklü geçmişi ve yüksek kalite standartlarıyla tanınan bir kurumdur. Söz konusu asılsız iddiaların, piyasayı tek başına ele geçirmek isteyen odakların bir kumpası olduğu ve müvekkil şirketi iflasa sürüklemeyi hedefleyen organize bir saldırı niteliği taşıdığı aşikardır. Bağımsız mahkemelerce yaptırılan delil tespitleri ile ürünlerimizin temiz olduğu kanıtlanmış olup, bu tür piyasa manipülasyonlarına karşı tüm hukuki süreçlerin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiririz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur ki; müvekkil şirket İsar Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, gıda güvenliği ve kalite standartlarından asla taviz vermemektedir. Rize Gıda Kontrol Laboratuvarı'nın teknik ve hukuki dayanaktan yoksun raporuna karşı başlattığımız yasal süreçler, bağımsız yargı organları nezdinde titizlikle takip edilmektedir. Şirketimizin ticari itibarını hedef alan her türlü manipülasyon ve haksız saldırıya karşı tazminat haklarımız saklı kalmak kaydıyla, gerçeklerin gün yüzüne çıkması için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.”