Of’ta Çocukların Çığlığı Yükseldi: "Harekete Geçmek İçin Daha Kaç Çocuk Ölmeli?"

İsrail’in Gazze’de Ekim 2023'ten beri sürdürdüğü katliamlara karşı Anadolu genelinde yükselen tepki dalgasına Trabzon’un Of ilçesi de güçlü bir sesle katıldı.

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) tarafından organize edilen protesto gösterisinde, minik yüreklerin büyük isyanı hafızalara kazındı.

"Çocukların Diliyle" Vicdanlara Çağrı

Of ilçe merkezinde bir araya gelen kalabalık, ellerinde dövizler ve bayraklarla Gazze’de yaşanan insani dramı protesto etti. Gösterinin en dikkat çekici anı ise Hafız Muhammet Taha Ayazoğlu’nun “Gazze için ses oluyoruz. Çocukların diliyle” başlığıyla okuduğu basın açıklaması oldu. Küçük Hafız’ın okuduğu metin, meydandakilere duygusal anlar yaşatırken, dünya liderlerine ve siyasilere yönelik sert eleştiriler içeriyordu.

"Vicdanınızı Ne Zaman Kaybettiniz?"

Basın açıklamasında doğrudan karar vericilere seslenen Ayazoğlu, konuşmasında şu çarpıcı ifadelere yer verdi: "Ey iktidar sahipleri! Ey devlet büyüklerimiz! Baba, dede olduğunuzu, çocuk-torun sahibi olduğunuzu hatırlayın. İnsan olduğunuzu hatırlayın. Harekete geçin. Konuşmayın, bir şeyler yapın artık!"

Dünya liderlerinin sessizliğini eleştiren küçük hafız Muhammet Taha Ayazoğlu, konuşmasını sarsıcı sorularla sürdürdü: "Siz ne zaman büyüdünüz de vicdanınızı kaybettiniz? O sandalyelerde otururken hangi yeminleri ettiniz? Size sormak istiyorum; bir çocuğun gözyaşının kaç litresi sizin ilginizi çeker? Bir annenin feryadı kaç desibel olursa kulaklarınızı açarsınız?

"Hayallerimi Değil, Ölümleri Anlatmak Zorundayım"

Basın açıklamasına "Ben bir çocuğum" diyerek başlayan Ayazoğlu, akranlarının sokakta oyun oynaması gerekirken Gazze’de hayatta kalma mücadelesi verdiğine dikkat çekti. Dünyanın sessizliğini sert bir dille eleştiren küçük hafız Ayazoğlu, çocuk kalbinin saflığıyla dile getirdiği şu sözlerle vicdanları sorguladı: "Ben bugün burada; oyunlarımı değil, hayallerimi değil, ölümleri anlatmak zorundayım. Gazze'de bebekler; açlıktan, susuzluktan, bombalardan, dünyanın sessizliğinden ölüyor."

Hafız Ayazoğlu, "Bir çocuk susuz kalır mı? Bir bebek mama yerine toz yutmak zorunda kalır mı? Bir anne evladını aç, susuz bırakmaya razı olur mu?" sorularıyla insanlığın vicdanına dokunarak, “İşte Gazze'de her gün bu oluyor. Bebekler daha 'anne' demeden ölüyor. Her gün onlarca çocuğun ismi, bir daha asla söylenmemek üzere sessizliğe gömülüyor.” dedi.

"Ben Tokken Utanıyorum"

Gazze’de yaşanan açlık ve kıtlığın ulaştığı boyutları insani bir perspektifle ele alan Ayazoğlu, kendi yaşamı ile oradaki çocukların hayatı arasındaki uçurumu anlatırken “Ben tokken utanıyorum. Çünkü onlar günlerdir bir lokma ekmeğe hasret. Ben gülerken boğazım düğümleniyor. Çünkü onlar ağlamaktan artık yorulmuş. Dünya sessiz, yöneticiler hareketsiz; ekranlar, kalpler, vicdanlar kararmış. Buradan bir çocuk olarak tüm dünyaya sesleniyorum. Dünyadaki tüm çocuklar adına, insanlık adına, merhamet adına sesleniyorum: Yeter artık! Yeter bu sessizlik! Yeter bu ilgisizlik!" diyerek küresel vicdansızlığa ayna tuttu.

AGD organizasyonunda bir araya gelen topluluğa hitap eden Hafız Muhammet Taha Ayazoğlu, kelimelerin kifayetsiz kaldığı noktada, bir çocuğun saf ve keskin vicdanıyla dünya liderlerine adeta "insanlık dersi" verdiği konuşmasında Gazze’deki vurdumduymazlığa karşı sessiz kalan iktidar sahiplerine ve dünya liderlerine doğrudan seslenen küçük Hafız Muhammet Taha, "Ey dünya liderleri, siz ne zaman büyüdünüz de vicdanınızı kaybettiniz? O sandalyelerde otururken hangi yeminleri ettiniz? Size sormak istiyorum: Bir çocuğun gözyaşının kaç litresi sizin ilginizi çeker? Bir annenin feryadı kaç desibel olursa kulaklarınızı açarsınız?"

"Susarak Suça Ortak Oluyorsunuz"

Gazze’de çocukların bomba sesleriyle uyandığına ve açlıktan can verdiğine dikkat çeken küçük hafız Ayazoğlu, sadece İsrail’e değil, sessiz kalan tüm otorite sahiplerine de ağır bir sorumluluk yükledi. "Çocukların ölümünü izleyerek, susarak bu suça ortak oluyorsunuz" diyen Ayazoğlu, liderleri babalık ve dedelik sıfatlarını hatırlamaya davet ederek, “Gazze'de bir çocuk daha ölmeden, bir bebek daha açlıktan ölmeden dur deyin bu zulme. Kardeşlerimiz ölmesin artık. Allah'tan korkun! Ben buradan haykırıyorum: Artık yeter! Yeter bu suskunluk! Yeter bu duyarsızlık!” dedi.

Tank Değil, Top Peşinde Koşmak İsteyen Çocukların Sesi

Ayazoğlu, Gazze’deki akranlarının en temel hakkı olan "yaşama ve oyun oynama" hakkının ellerinden alındığını şu sözlerle ifade etti: “Biz çocuklar olarak savaş istemiyoruz. Biz bomba sesleriyle değil kuş sesleriyle uyanmak istiyoruz. Bir topun peşinden koşmak istiyoruz, bir tankın hedefi olmak değil. Gazze'de çocuklar ölüyor, siz ne zaman uyanacaksınız?

"Gazze'deki Çocuklar Size Ne Yaptı?"

Meydanda toplanan kalabalığa hitap eden Ayazoğlu, konuşmasına "insan haklarından bahseden herkese" doğrudan bir soru yönelterek devam etti. Gazze’de hayatta kalan çocukların yaşadığı ağır mahrumiyeti sarsıcı detaylarla aktaran Ayazoğlu, dünyanın bu tablo karşısındaki duyarsızlığını şu sözlerle eleştirdi: "Gazze'deki çocuklar ne yaptı size? Onlar hangi suçun karşılığında aç kaldı, evsiz kaldı, babasız kaldı; kolsuz, bacaksız kaldı? Yemek yok, su yok, ilaç yok... Bebekler açlıktan ağlayamıyor bile. Çocuklar oyun oynayamıyor, parklara gidemiyor."

Sessizliği "Suç Ortaklığı" Olarak Tanımladı

Açıklamasında, Gazze’deki acılara sessiz kalmanın bu trajedilere onay vermekle eşdeğer olduğunu savunan Ayazoğlu, evrensel bir suçluluk duygusuna vurgu yaptı. Bir çocuğun korkudan konuşamaz hale gelmesiyle bir annenin enkazdan evladını çıplak elleriyle çıkarmasının tüm insanlık için bir utanç vesikası olduğunu belirterek, "Eğer bir bebek açlıktan öldüyse bu dünyada istisnasız herkes suçludur! Herkes bunun hesabını vermek zorundadır. Ama biz sessiz kalmayacağız. Biz diyoruz ki: Ayağa kalkalım, hep birlik olalım. Masum çocuklar ağlamasın, insanlar ölmesin. Bu sadece Gazze'nin değil, hepimizin meselesi; çünkü biz büyük bir aileyiz, biz ümmetiz. Bir vücudun parçaları gibiyiz; bir yerimiz acırsa hepimiz hissederiz." dedi.

"Sadece Dua Etmek Yetmez, Harekete Geçilmeli"

Ayazoğlu’nun konuşması sadece bir şikayet değil, aynı zamanda net bir eylem çağrısıydı. Türkiye halkına ve devlet büyüklerine seslenen Hafız Ayazoğlu, adaletin ve imanın gereği olarak somut adımlar atılması gerektiğini vurguladığı konuşmasında şunları kaydetti: “Türkiye'deki insanlara sesleniyoruz: Ey büyüklerimiz, ey bu topraklarda adaletle yaşamış millet! Sadece dua etmek yetmez, elimizden gelen ne varsa yapmalıyız. Mazlumların yanında olmalı, zulme karşı çıkmalıyız. Bu bizim hem insanlık hem de iman görevimizdir.”

Ümmet Bilinci ve Dayanışma Vurgusu

İslam dünyasının bir vücudun azaları gibi olduğunu hatırlatan Ayazoğlu, Gazze’nin meselesinin yerel bir sorun değil, tüm ümmetin ortak acısı olduğunu ifade ederek "Ayağa kalkalım, hep birlik olalım" çağrısında bulunarak kınama değil, somut adım görmek istediklerini kaydetti.

İsrail'e karşı net taleplerini sıralayan Hafız Muhammet Taha Ayazoğlu, “Taleplerimiz çok açık: İsrail ile bütün ilişkiler durdurulmalı. Türkiye'deki askeri üsler artık İsrail'e yardım etmemeli. İsrail ile yapılan ticaret sonlandırılmalı. İsrail'e yardım eden kişiler yargılanmalı. Meclis hemen toplanıp Gazze için kararlar almalı. Gazze'ye yardım götürecek yollar açılmalı.” diye konuştu.

"Sessiz Kalanlar Yarın Kendi Çocukları İçin Yardım Bulamayabilir"

Konuşmasında sadece bugünkü durumu değil, gelecekteki olası tehlikeleri de hatırlatan Ayazoğlu, sessizliğin bir güvenlik zaafiyeti doğuracağını savundu. Dünya liderlerine ve kamuoyuna yönelik uyarılarını sürdüren küçük hafız, "Bugün Gazze'deki çocuklar için yürüyemeyenler, yarın kendi çocukları tehlikeye girdiğinde yardım bulamayabilir. Bugün ses çıkarmayanlar, yarın bu haksızlıklar büyüyünce pişman olacaklar" ifadelerini kullandı.

"Sesim Bombalardan Güçlüdür"

Of Meydanı’nı sarsan konuşmasını direnç ve umut mesajıyla bitiren Muhammet Taha Ayazoğlu, Filistin halkının yalnız olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: "Ama biz susmuyoruz, biz ses veriyoruz: Filistin yalnız değil, Gazze pes etmeyecek! Zalimler ve destekçileri kaybedecek, adalet ve direnenler kazanacak. Ben bir çocuğum ama sesim bombalardan daha güçlü olabilir; yeter ki siz duyun!"

İlk yorum yazan siz olun
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Karadeniz Haberleri