Rize, geçtiğimiz yıl fahiş fiyatlar, güvenlik zafiyetleri ve mali usulsüzlüklerle sarsılan kitap fuarının 3.'süne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 24 Nisan’da kapılarını açacak olan fuar için kamuoyunun tek bir sorusu var: "Geçen yılın sabıka kaydından ders çıkarıldı mı?"
Rize Valiliği ve Rize Belediyesi koordinesinde sahil dolgu alanında düzenlenecek olan 3. Rize Kitap Fuarı, 24 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında kitapseverleri ağırlayacak. Ancak bu yılki heyecana, geçen yıl hafızalara kazınan "skandallar zincirinin" gölgesi düşmüş durumda. Şehir, kültürel bir etkinlikten ziyade kriz yönetimiyle anılan fuarın, bu kez gerçek bir "kültür şöleni" olup olamayacağını merakla bekliyor.
Geçen Yılın "Sabıka Kaydı" Kabarıktı
Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz yıl düzenlenen 2. Kitap Fuarı, organizasyonel hatalarıyla sınıfta kalmıştı. AK Parti Genel Merkezi tarafından görevlendirilen tarihçi-yazar Dr. Ahmet Anapalı’nın fuardan çıkarılmasıyla başlayan gerginlik, etkinlik süresince bir kartopu gibi büyümüştü.
Okuyucuların en çok canını yakan konu ise "etiket operasyonu" olmuştu. İnternet satış fiyatlarının %75 üzerine çıkan fahiş fiyatlar, aynı reyonda aynı kitabın farklı fiyatlarda satışı fuarın prestijini yerle bir etmişti. Bunun yanı sıra jeneratör eksikliği nedeniyle karanlığa gömülen stantlarda yaşanan hırsızlık vakaları, "güvenlik nerede?" sorusunu sormaya itmişti. Fuardaki en vahim olaylardan biri de mali disiplinsizlikti; nakit satışlarda fatura ve perakende satış fişi gibi mali belgelerin düzenlenmemesi, kamuoyunda "Devlet eliyle vergi usulsüzlüğüne mi zemin hazırlanıyor?" tartışmalarını beraberinde getirmişti.
En Büyük Endişe: "Harçlığı Yetmeyen Öğrenciler"
Fuarın en hassas kitlesini, okullarından otobüslerle alanlara taşınan binlerce öğrenci oluşturuyor. Geçen yıl, büyük bir heyecanla fuara taşınan ancak fahiş fiyat duvarına çarparak bir tek kitap bile alamadan evine dönen çocukların hayal kırıklığı, eğitim camiasında derin yaralar açmıştı.
Veliler ve öğretmenler bu yıl aynı tablonun tekrarlanmasından endişeli. Sahil dolgu alanına gidecek olan miniklerin harçlıklarının, yayınevlerinin insafına bırakılıp bırakılmayacağı bu yılki organizasyonun başarı kriteri olacak.
Gözler Denetim Mekanizmasında
Kamuoyu, bu yıl Rize Valiliği ve Rize Belediyesi’nin sadece "ev sahibi" veya "lojistik destekçi" rolüyle yetinmemesini bekliyor. Deneyimli gözlemciler ve şehir sakinleri, resmi kurumların; fiyatları sıkı denetleyen, mali disiplini (yazar kasa/fiş kontrolü) sağlayan, güvenliği tavizsiz tesis eden bir "üst denetleyici" kimliğine bürünmesi gerektiği konusunda hemfikir. 24 Nisan’da açılacak olan kapılar, sadece kitaplara değil, aynı zamanda şehrin organizasyon yeteneğine ve ders çıkarma kapasitesine açılacak.
Rize bu kez "kitapla" mı, yoksa yine "skandalla" mı anılacak? Hep birlikte göreceğiz.
İLGİLİ HABERLERİMİZ
Rize Kitap Fuarı mı, Rize Kazık Fuarı mı?