Rize'de Kışlık Odun Derelerden Sağlanıyor

Rize'de sel ve heyelanların ardından derelerin sürüklediği odunlar, kışlık yakacak ihtiyacını gidermek isteyen vatandaşların akınına uğruyor!

Doğu Karadeniz'de sel ve heyelanların ardından derelerin sürüklediği odunlar, debileri yüksek sularda tehlikeye aldırış etmeyen bazı vatandaşlar tarafından yakacak ihtiyacını karşılamak amacıyla toplanıyor.

Rize'nin Ardeşen ilçesinden denize dökülen 57 kilometre uzunluğundaki Fırtına Deresi kışlık yakacak ihtiyacını karşılamak isteyen vatandaşların en uğrak yeri. 

Yörede her yıl, lokal yağışlarla birlikte sel ve heyelanların arttığı bu mevsimlerde dere yataklarında farklı bir telaş yaşanıyor. Sel ve heyelanların söktüğü, derelerin sürüklediği ağaçlar, kışlık yakacak ihtiyacını ücret ödemeden karşılamak isteyen köylüler tarafından değerlendiriliyor. Bazı köylüler ise topladıkları odunları satarak ekonomilerine katkı bile sağlıyor.

Dere yatağından odun toplamanın adeta sektör haline geldiği yörede, bazı yerlerde akarsu yataklarına sembolik sınırlar bile çizilmiş. Buralarda hiçbir köylü, diğer köyün sınırlarında kalan dere yatağında odun toplayamıyor. Bazı köylüler, suyun sürüklediği ağaçların takılıp kendi bölgelerinde kalması için derenin üzerine farklı yüksekliklerde halatlar bile geriyor.

Şiddetli yağmurlarla gelen sel ve heyelanlardan sonra ortalığın durulmasını fırsat bile köylüler, bazıları derenin ortasında, bazıları ise karşı kıyıda biriken odunları toplamak için adeta yarışıyor. Ağır kütükler, akıntıya kapılıp tekrar sürüklenmemesi için iple bağlanıp kıyıya çekiliyor. Odun toplama telaşına kapılan köylüler, zaman zaman azgın akan sularda akıntıyla birlikte sürüklenerek yaralanabiliyor.

Bu telaşın yaşandığı yerlerden biri de Kaçkar Dağı'nın Karadeniz'e bakan yamaçlarından akan derelerin birleşmesiyle oluşan ve Rize'nin Ardeşen ilçesinden denize dökülen 57 kilometre uzunluğundaki Fırtına Deresi.

TAKILMASI İÇİN DERE ÜZERİNE HALATLAR GERİYORLAR

Derenin taşıdığı ağaçları, odun parçalarını yataktan toplamaya çalışan İsmail Çepnioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yörede halkın çoğunlukla kışlık odun ihtiyacını derelerin sürüklediği ağaçları toplayarak karşıladığını, böylece hem ekonomiye hem de ormanları tahrip etmeyerek doğaya katkı sağladıklarını savundu.

Sel ve heyelanların bazıları için felaketin başlangıcı, bazıları için ise geçim kaynağı olabildiğini dile getiren Çepnioğlu, dere yataklarından topladıkları odunları kışlık yakacak olarak kullananların yanı sıra satıp para kazananlar da olduğunu vurguladı.

Uzun yıllardır kışlık yakacak ihtiyacını derelerin sürüklediği ağaçları toplayarak karşıladıklarını, hırçın akan derede çeşitli kazalar yaşadıklarını anlatan Çepnioğlu, alışık oldukları bu durumun kendilerini yıldırmadığını söyledi.

Odun toplarken kardeşlerinin de kendisine yardım ettiğini belirten Çepnioğlu, ''Yöremizde aşırı yağışların ardından dereler taşar ve dere yatağına yakın yerlerdeki ağaçları sökerek sürükler. Sel birileri için felaket olsada, yakacak ihtiyacını derelerden karşılayanlar için adeta bir fırsattır. Pek çok yerde sürüklenen odunların takılması için dere yüzeyine yakın farklı yüksekliklerde halatlar çekilmiştir. Bu halatlara takılan ya da suyun durgun aktığı koylarda biriken odunlar selin dinmesiyle köylüler arasında adeta kapışılır. Her köylü dere yatağının kendi köyüne ait bölümünde derelerin sürüklediği odunları toplayarak evine götürür.

Akarsu yataklarına yakın yerleşim birimlerinde oturanlar, yakacak ihtiyacının büyük bölümünü sel sularıyla sürüklenen odunları toplayarak karşılıyor. Böylece orman tahribatı önleniyor.''

Rize Haberleri