Dereler Kardeşliği Platformu sonuç bildirisinde, Biz bazılarının bağırdığı gibi ne 'üç-beş çapulcu', ne de 'dış kaynaklı lobilerin oyuncağıyız'. ''Tüm canlıların yaşam kaynağı olan suyun, sadece enerji kaynağı ve para kazanma aracı olarak görülemeyeceği'' görüşüne yer verilerek, ''Vadilerimizi yok ederek ortadan kaldıracak ve geri dönüşümsüz zararlar verecek olan Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı'nı kabul etmiyoruz'' denildi.
Rize'de, İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinliğin sonuç bildirisinde, ülkenin tüm temiz su kaynaklarına planlı bir şekilde saldırıldığı, her akarsuyun onlarca hidroelektrik santrali ile tutsak edilmek istendiği ileri sürüldü.
Suyun hayatın kaynağı olduğunun vurgulandığı bildiride, şu değerlendirmede bulunuldu: ''Derelerimiz binlerce yıldır bereketli tarlalarımızı suluyor. Vadilerde hayatı yeniden ve yenileyerek var ediyor. Asla boşa akmıyor. Derelerin kardeşliğine inanan bizler, suyumuza sahip çıkarak toprağımıza, ürünümüze, hayatımıza ve yarınımıza sahip çıktığımızı biliyoruz. Biz bazılarının bağırdığı gibi ne 'üç-beş çapulcu', ne de 'dış kaynaklı lobilerin oyuncağıyız'. Biz, bu vadilerde doğan, bu vadilerde atalarımızla yan yana gömülmeyi arzu edenleriz. Buralarda ürettiklerimizle geçinenleriz. Bu vadilerin ayrılmaz parçalarıyız. Hukuka inanıyoruz. Bilimin yanımızda olduğunu biliyoruz. Tüm canlıların yaşam kaynağı olan su, sadece enerji kaynağı ve para kazanma aracı olarak görülemez. Sudan elde edilmeye çalışılan enerjinin alternatifi vardır, oysa doğamızın alternatifi yoktur.''
Bildiride, tüm canlıların sudan yararlanma hakkı bulunduğunu, hiçbir canlının kendisinin su ihtiyacının daha önemli olduğunu ileri süremeyeceği belirtilerek, şöyle denildi: ''Su, bulunduğu ortamın asli unsurudur. Hiçbir şekilde yatağı değiştirilemez, bulunduğu alandan başka bir alana taşınamaz. Doğal yaşam ile su ilişkisini dikkate almayan hiçbir karar, uygulama, yasal düzenleme kabul edilemez. Suyun kullanımı ekolojik, çevresel, kültürel ve sosyal sürdürülebilirlikten uzak ele alınamaz. Canlı türlerinin yok olma noktasındaki suyu ifade eden 'can suyu' kavramı veya böyle bir adalet anlayışı kabul edilemez, ahlaki görülemez. Can suyu tartışması dahi yapılamaz. Doğal yaşam alanlarımızı kurduğumuz, tarihi, sosyal ve kültürel değerlerimizi koruduğumuz vadilerimizi yok ederek ortadan kaldıracak ve geri dönüşümsüz zararlar verecek olan Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı'nı kabul etmiyoruz. Bu yasa tasarısının Meclis'ten geçmemesi için tüm gücümüz ile mücadele edeceğiz.''
Bildiride, vadilerde başlayan yerel mücadelelerin desteklenmeye devam edileceği de vurgulanarak, şu görüşlere yer verildi: ''Derelerin Kardeşliği Platformu olarak yerellerden başlayan, yerellerin inisiyatifinde gelişen mücadelenin tüm ülkede ortak bir dil, ortak bir eyleme dönüşmesi için çaba harcayacağız. Tüm tarafları başka canlılar, çocuklar yokmuş gibi, gelecek kuşaklar olmayacakmış gibi sürdürülen bencil davranışlardan vazgeçmeye çağırıyoruz.''