Çolak, Rize Gazeteciler ve Muhabirler Derneğinde düzenlediği basın toplantısında, Kalkandere'nin 1957'de ilçe olduğunu, o yıldan bu yana aynı kişinin iki dönem belediye başkanlığı yapamadığını belirterek, ''Ben ise 4 dönemdir ilçede belediye başkanlığı yapıyorum. Bundan dolayı vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum'' dedi.
KALKANDERE'YE ÜVEY EVLAT MUAMELESİ!
İlçelerinin futbol takımının Rize'yi BAL Liginde temsil ettiğini, Rize'nin başka bir ilçesinin futbol takımının da BAL Ligi'ne katıldığını ifade eden Çolak, ''Maalesef ilimizdeki bazı yetkililer, tüm takımlara eşit davranmıyor. Başka takımlara daha fazla yardım yapılırken, bizlere yapılan yardım çok daha az oluyor. Bu yanlışın bilinçsizce yapıldığına, düzeltileceğine inanmak istiyorum'' dedi.
CEZAEVİ KALKANDERE İÇİN VELİNİMET!
Kalkandere cezaevinin ilçeye önemli ekonomik katkısı olduğunu kaydeden Çolak, ''Cezaevi, belediyemize yılda 800 bin lira civarında su parası ödüyor. Kent merkezi ile ilçe arasındaki otobüs hatlarının satışından iyi bir gelir elde ettik. Cezavinde bulunanların yakınları, ziyaret için geldiğinde ilçeye katkı sağlanmış oluyor'' diye konuştu.
RİZE'NİN KURTULUŞ REÇETESİ OSB İŞSİZ İNSANLARIMIZIN İŞ BULMASINI SAĞLAYACAK
HESLERE KARŞI ÇIKANLAR VATANA İHANET İÇİNDE!
Nihat Çolak, yapılan ve yapılması planlanan hidroelektrik santrallerinin (HES) çevreye büyük zarar vereceği, bitki örtüsünün 150 yılda yenilenemeyeceği görüşlerinin ortaya atıldığını kaydederek, şöyle devam etti: ''Ben ülkemi seviyorum ve HES'lerin de ülkemize faydası olacağına inanıyorum. HES'ler için 20 ağaç kesilmişse 2 bin ağaç dikilmiştir. HES'lere karşı çıkanları vatanperver olarak görmekte zorluk çekiyorum. Bazıları derelerde HES yapılmasın, dereler aksın, biz de bakalım, ülkemizin 100 lirasının 80'ini dışarıya verelim istiyor. Böyle mantık olmaz. Yeryüzündeki canlı, cansız tüm varlıklar insanların istifadesi için yaratılmıştır. Dereler aksın diye değil, ülke ekonomisine katkı olsun diye yaratılmıştır.
Yeşiller grubunu da eleştiriyor ve kınıyorum. HES'lere karşı çıkanlardan Rize'den yaşayan yoktur. Bunlar garip, yanlış şeyler. Herkes bu ülke için üzerine düşen görevi yapmak zorundadır. Elbetteki bir iş yapılırken yüzde 100 doğru olmayabilir. Ama önemli olan işin bütününe bakmaktır. HES'leri yapan firmalar, bölge insanına pek çok yardım yapmıştır. Okullara, camilere yardım yapmıştırlar.
Benim eleştirdiğim tek konu, kanımca vadilerde yapılan HES'lerin sayısı fazla olmuştur. Bir vadide 20 HES yapılması fazla olabilir. Belki HES'leri Rizeliler bir araya gelip de yapabilirdi. Veya belediyeler, spor kulüpleri de HES yapabilirdi. Ama sonuçta şu andaki firmalar da ülkemizin firmalarıdır.''