Konu hakkında açıklamalarda bulunan Rize Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Oda Başkanı Muammer BERBEROĞLU varlık barışı kanunu çalışması yapılacağı açıklanınca medya ve kamuoyu konuya büyük ilgi gösterdi.
Vergi tarihimizde ortalama 3 yılda bir af niteliğinde kanuni düzenleme yapılmış. 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu 2003 yılında, 5811 sayılı Varlık Barışı Kanunu 2008 yılında, 6111 sayılı Borç Yapılandırması ve Vergi Barışı içeren Kanun ise 2011 yılında çıkarıldı. Yani son 10 yılda af niteliğinde düzenlemeler içeren üç kanun yürürlüğe girdi. Sıra Meclis’e sunulan dördüncüsünde.
Varlık Barışı gibi çıkarılan kanunlar vergi mükelleflerinde nasıl olsa af çıkacak beklentisi yarattığı için bu tür kanunlar, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu olumsuz yönde etkiliyor. Yine de bu tür kanunlara sıklıkla başvuruluyor. Bu tür kanuni düzenlemelerden devlette vatandaşta memnun. Devlet bu tür kanunlarla bütçeye ek katkı sağlıyor. 2011 yılında bütçe açığının kapatılmasına 6111 sayılı kanun ciddi etkili oldu. Vergi mükellefleride bu uygulamalardan memnun bu yolla vergisel risklere karşı sigorta yaptırmış oluyorlar.
2008 yılındaki varlık barışında ilk aşamada beklenen sonuçlar elde edilememişti. Bu dönemde 48 milyar 258 milyon liralık varlık beyan edilmiş ve bu beyanlar nedeniyle 1 milyar 576 milyon liralık vergi tahakkuk etmişti. Ancak, bu beyanın sadece 30 milyarlık kısmı ekonomiye kazandırılmıştı. Yani 18 milyarlık varlık fiktif beyan edilmişti. Aslında devlet umduğunu bulamamıştı. Bu sonuçlar göz önünde bulundurarak Maliye Bakanlığı’nın Meclise sunulan Varlık Barışı Kanununu daha kapsamlı olması gerekiyor. Varlık beyanının yanı sıra matrah artırımı da işin içine sokulmalı. Yani çıkarılacak aftan sadece yastık altı veya yurtdışı varlığı olanların değil, tüm vergi mükelleflerin yararlandırılması gerekiyor. Ayrıca, 6111 sayılı kanunda olduğu gibi bir borç yapılandırmasının çıkacak Varlık Barışı kanuna ilave edilmesinde son derece fayda olacaktır.
Varlık barışı kanunundan yararlananlara “nereden buldun” sorusu sorulmamalı ve beyan edilen değerlerden hareketle vergi incelemesi yapılmamalı. 5811 sayılı kanunun uygulandığı dönemde, yurtdışındaki paralarını varlık barışı kanunu kapsamında beyan edenlere “madem yurtdışında bankada paran vardı neden faiz gelirlerini beyan etmedin” sorusundan hareketle cezalı tarhiyatlar yapıldı. Bu tür uygulamalar kanunun amaca ulaşmasını engelleyeceğini söyledi.