“Nice sayıca küçük ve inançlı ama itaatkâr ve sebatkâr mü’min topluluklar vardır ki, Allah’ın izniyle, sayıca çok büyük fakat inançtan yoksun nice orduları, kalabalıkları bozguna uğratmıştır. Allah, zorluklara karşı sabredenlerle beraberdir!” (Anahayat ve Anayasamız Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi, 249. Ayet-i Kerime Meali) İlahi Mesajındaki Rahmani tecelliyi dün Malazgirt’te, Kosova’da, Kostantiniyye’de, Çaldıran’da, Çanakkale’de Bosna’da yaşarken bugün de Filistin’de yaşıyoruz!
Ve görüyoruz ki bir avuç; inançlı, azimli, kararlı ve sadece Allah’a güvenen Filistinli kahraman cümle küffarla, bir araya gelmiş insanlığın utancı bâtılın safında yer alan akvâm-ı beşerle savaşıyor!
Milli Şairimiz Akif’in Çanakkale Destanı’nı yazdığı dizeleri hatırlamamak mümkün mü?_
O gün 7 düvel bir araya gelmiş Anadolumuzu işgale yeltenirken bugün ne yedisi, hepisi, cümle küffar; siyoniti, haçlısı, evanjelisti, müslüman görünümlü münafıkıyla Gazze’ye üşüştüler!
Aman Ya Rab! “Şu Gazze harbi nedir? Var mı ki dünya da eşi?
En şedid, merhametsiz kafirlerin saldırıyor cümlesi!
Havadan, karadan, denizden yol bularak geçmek için Mescid-i Aksa’ya!
Cümle ihanetle sarılmış ufacık bir karaya!
Kimi İtrail’li, kimi ABD’li, kimi AB’li, kimi BAE’li, kimi Hindu, kimi yamyam, kimi Abbas ve aveneleri gibi bilmem ne bela!
Hani, tâuna da zuldür bu rezil istilâ...”
Gazzemiz, cümle küffarla cedelleştiği yetmediği gibi; gafil müslümanlarla birlikte bu zulme gözlerini kapatanların; siyon-it ve emperyal-it düşmanların içeceklerini, yiyeceklerini ve giyeceklerini alarak Filistin’in düşmanlarına bilerek veya bilmeden destek vermeye devam etmesiyle de mücadele vermeye devam ediyorlar!
“Ya İstiklal! Ya Şehadet!” yemin ve ilkesinden asla taviz vermeyen bir avuç Hamas ve Milli Ordusu Kassam Tugayları, tüm zor şartlara rağmen şeytan ve taraftarlarına meydan okumaya, mallarıyla ve canlarıyla zafer destanları yazmaya devam ediyorlar elhamdulillah!
Bedrin Aslanları gibi destanlaşan asrımızın en büyük Milli Direnişi’nin merkez üssü olan Gazze ve diğer Filistin Şehirlerindeki çocuk, genç, yaşlı, kadın ve erkeklerden oluşan kahraman Hamas ve Ordusu Kassam kardeşlerimizden alacağımız çok dersler var!
Onlar ki; Allah’ımızın Dini İslam’a itirazsız teslim oldular!
Din-i Mübin’in; nefislerinde ve nesillerinde yaşanması için örnek oldular! Hayatlarında ve Devletlerinde İslam Nizamının güçlenmesine yardımcı oldular!
“Ey iman edenler! Eğer Allah yolunda mücâdele bayrağı açan öncü Müslümanlara yardım ederseniz, O da size yardım edecek ve her alanda gücünüzü artırarak ayaklarınızın yere sağlam basmasını sağlayacaktır!” (Muhammed Suresi. 7. Ayet-i Kerime Meali) ilahi müjdesiyle Allah’ımızın yardımına nail oldular!
Onlar ki; Allah’tan hakkıyla sakınmak için emir ve yasaklarına uyan ve insanlık düşmanlarıyla yılmadan savaşa devam eden Mü’minlerden oldular!
Ve “Zira yolumuzda mücadele eden müminlere yardım etmek, üzerimizde bir hak ve mutlaka yerine getirilmesi gereken bir söz, bir sorumluluktur!” (Rum Suresi 47. Ayet-i Kerime Meali) ilahi müjdesine nail oldular!
Onlar ki; Allah’ımızın kopmaz ipi Kur’an-ı Kerim’e Sünnet ruhu ve şuuruyla birlikte sarıldılar!
Kabileciliği ve kavmiyetçiliği, ideolojik ayrıştırıcılığı bırakıp sarsılmaz bir Uhuvvet ve Ümmet kalesi oldular!
Ve “Korkmayın, -müminler üzerine düşeni yaptıkları takdirde- Allah, inkâr edenlerin inananlara ve zalimlerin mazlumlara karşı sürekli bir üstünlük kazanmalarına asla fırsat vermeyecektir! (Nisa Suresi 141. Ayet-i Kerime Meali) müjdesindeki İlahi Muhafazaya nail oldular!
Onlar ki; baş belalarımız faiz, fuhuş, kumar, uyuşturucu ve moda gibi haram pisliklerini nefislerine ve nesillerini eğiterek ve güzel sohbetlerle yasakladılar! (velev enne Araf Suresindeki 96.Ayeti Kerimede müjdelenen) İlahi rahmetine ve bereketine nail oldular!
Onlar ki; Kur’an-ı Kerim’i manasıyla okumayı, beş vakit Namazı, tesettürü, hayâyı ve edebi bombalar altında dahi terk etmediler! Gündüz gece secdelerde ağlayarak ve yakararak dua ettiler ve asla ümit kesmediler! Allah’ımız da onlara ağır sıkıntılar içinde kalb ve ruh huzurunu, şecaati ve cesareti ihsan eyledi!
Onlar ki; “… gerçek müminler iseniz düşmanlarınızdan değil, benden gelecek azaptan ve benim sevgimi kaybetmekten ve bana isyan etmekten korkun! (Âli İmran Suresi 175. Ayet Meali) İlahi lütfu gereği korkuyla arkadaş olmadılar!
Onlar ki; Şehadet yoluyla ölümsüzlüğü bu fani dünya hayatına tercih ettiler!
Ve Allah’ımız da kendisinden korkan ama düşmanlarından asla korkmayan Kassam Mücahidleriyle çok güçlü gözüken düşmanlarını korkuttu ve korkutmaya devam ediyor!
Şehid babasının mübarek naaşına kapanıp; “Babam! Canım Babam! Bundan sonra elimden tutup Sabah Namazına beni kim götürecek!” çığlıklarıyla feryad-ü figan eden 10 yaşındaki çocuğun şuurunda bir toplumu kim korkutabilir, kim yenebilir ve kim yutabilir ki?
Filistin Toprakları ve Mukaddes Mescid-i Aksa sahipsiz ve Mücahidsiz kalmasın diye bombalar altında ve enkazların, harabelerin içinde evlenerek aile bağını kurmayı cihadın bir cüz’ü gören gençlerin var olduğu bir toplumu kim korkutabilir?
Kim yenebilir? Kim yutabilir?
Şehadete vurgun! Şehadete sevdalı!
Şehadete hazır bir topluluğu kim yenebilir?
Dışımızdaki ve içimizdeki işbirlikçi düşmanlar, hainler ve gafiller bir kere daha duysun ki;
Kahraman Kassam Tugayları ve tüm Filistin direnişçileri, onların maddi ve manevi yeryüzü tüm destekçileri günümüzün Yavuz’ları, Selahaddin’leri, Ömer’leridir elhamdulillah!
Onlar günümüzün Asımlarıdır!
Ne demişti Akif; “Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek!
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek!”
Şahidiz! Hem dünya da ve hem huzur-u mahşerde!
Başımız tüm mahcubiyetle öne eğik bir halde diyoruz ki;
Şahidiz Ya Rab!
Onlar İslam’ın sancağını yere düşürmediler!
İzzetini korudular!
Onlar, her biri Asım oldular!
Bizde; Büyük Filistin Davamızı asla unutmayacağız ve unutturmayacağız!
Allah’ım!
İsm-i A’zam hürmetine Ayasofya Camiini açıp Şam’ı Fetheden Komutanımıza, Ordumuza ve hasbi Müslümanlara; Kudüs’-ü Şerif’in de Fethini nasib eyle!
Ve hepimize daha nice Fetih Bayramlarını yaşayacak hayırlı ömürler ihsan eyle! Türkiye’mizin Hak ve Adaletin bekçisi, İslam’ın hadimi, mazlumların abisi ve hamisi olsun diye çalışanlara yardım eyle! Âmiin.
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun. Selam, sevgi ve duayla...