İşçinin ara dinlenmesi

Resul KURT

İşçinin İş Kanunu ile sağlanan haklarından birisi de ara dinlenmesidir. Günlük çalışma süresi içerisinde işçilerin dinlenme, yemek yeme ve diğer kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri amacıyla ara dinlenmesi verilmesi gerekmektedir. Ara dinlenmesi, işçinin çalışma yükünden belirli bir süre uzaklaşmasını sağlayan ve çalışma süresinden sayılmayan bir dinlenme hakkıdır.

Dinlenme hakkı, çalışanların en temel anayasal haklarından biridir. Anayasamızın 50'nci maddesinde yer alan hüküm ise aşağıdaki gibidir:

"Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir."

4857 sayılı İş Kanunu'nun 68'inci maddesi uyarınca ara dinlenme süreleri, günlük fiili çalışma süresine göre belirlenmekte olup asgari süreler şu şekildedir:

* 4 saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika,

* 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar (7,5 saat dahil) süreli işlerde 30 dakika,

* 7,5 saatten fazla süreli işlerde ise en az 1 saat.

Belirlenen ara dinlenme süreleri asgari olup işveren tarafından daha uzun belirlenmesi her zaman mümkündür.

Ara dinlenme süreleri kural olarak çalışma süresinden sayılmamaktadır. Örneğin, işçinin iş yerinde 08.00-17.00 saatleri arasında bulunması ve bu süre içerisinde toplam 1 saat ara dinlenmesi kullanması halinde günlük fiili çalışma süresi 9 saat değil, 8 saat olacaktır.

Bu nedenle çalışma ve fazla mesai sürelerinin hesabında işçiye kullandırılan ara dinlenme sürelerinin çalışma süresinden düşülmesi gerekir.

Ara dinlenmesinin kesintisiz olarak kullandırılması esas olandır. Ancak İş Kanunu, iş yerinin bulunduğu yerdeki iklim ve mevsim şartları, yerel gelenekler ve işin niteliği dikkate alınarak ara dinlenmelerinin sözleşmelerle bölünerek kullandırılmasına imkan vermektedir.

Dolayısıyla örneğin, bir saatlik ara dinlenmesinin iş sözleşmesinde ve işyeri çalışma düzeninde buna uygun bir düzenleme bulunması halinde farklı zaman dilimlerine bölünmesi mümkündür. Bununla birlikte yapılan uygulamanın işçinin gerçek anlamda dinlenebilmesine imkan verecek şekilde oluşturulması gerekmektedir.

Ara dinlenmesinin temel amacı işçinin iş görmeye ara vererek dinlenmesidir. Bu nedenle işçinin ara dinlenmesi olarak gösterilen sürede fiilen çalıştırılması doğru değildir.

İşçinin masa başında çalışmaya devam etmesi, telefon veya müşteri taleplerini karşılaması, üretim faaliyetini sürdürmesi ya da işverenin talimatıyla her an işe müdahale etmek zorunda bırakılması halinde söz konusu sürenin gerçek anlamda ara dinlenmesi olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.

Ara dinlenmesinin kullandırılmaması karşılığında işçiye ilave veya zamlı ücret ödenmesi de dinlenme hakkının yerine geçmemektedir.

Ara dinlenmesi iş sağlığı ve güvenliği ile doğrudan bağlantılı bir dinlenme hakkıdır. Bu nedenle işçinin daha erken işten ayrılmak, işini tamamlamak veya başka bir nedenle kendi isteğiyle ara dinlenmesi kullanmadan çalışmak istemesi de işverenin ara dinlenmesini kullandırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

Ara dinlenmesinin kullandırılmaması yalnızca çalışma süreleri açısından değil, iş sağlığı ve güvenliği bakımından da risk doğurmaktadır. Çalışanın yeterince dinlenememesi dikkat ve konsantrasyon kaybına neden olabileceğinden iş kazası riskini artırabilmektedir. Bu durumda iş kazasında işverenin sorumluluğu da artacaktır.

Son olarak, 2026 yılında ara dinlenmesini kullandırılmadığının tespit edilmesi halinde 26.620 TL idari para cezası gündeme gelecektir.

İlk yorum yazan siz olun
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.