Karabulutlar üzerimizden niçin kalkmıyor?

Şevki YILMAZ

Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allahımıza hamd; Başöğretmenimiz, Önderimiz, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Peygamberlerimize, izinden gidenlere, Ehl-î Beyti’ne, Ashabına, canımız ana ve babamıza, Mümin kardeşlerimize, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olanlara, din ve vatan muhafızı gazi ve şehidlerimize salat ve selâm olsun!

Depremler, seller, tsunamiler, çığ düşmeleri, uçak, tren ve araba gibi trafik kazaları, savaşlar, cinayetler, mikroplar, virüsler, hastalıklar ve ölümler...!

Dünya’ya gönderilen Hz. Âdem (a.s)’in evlatlarının kıyamete kadar sürecek kulluk imtihanlarındandır!

Doğumlar, bayramlar, düğünler, tatiller, eğlenceler, servetler, şöhretler de kıyamete kadar sürecek imtihanlarımızdandır!

Varlıkta da yoklukta da, sağlıkta da hastalıkta da her an imtihandayız! 

“Ant olsun ki sizi bazen (Ölüm, kazalar, deprem, sel vs. afetler, düşman saldırısı gibi ) korkularla, bazen açlık ve yoksullukla, bazen de servetinizi, sağlığınızı ve ürünlerinizi elinizden alarak imtihan edeceğiz. (tedbirleri alarak bu imtihanlar karşısında isyan etmeden) sabredenleri müjdele!

“O sabırlı Mü’minler ki, (başlarına bir imtihan olarak üzücü bir olay) bir musibet geldiği zaman, “Bizler zaten Allah’a aidiz ve sonunda hepimiz ona döneceğiz. Sahip olduğumuz bütün nimetler, bize Allah’ın emanetidir ve istediği zaman elbette geri alacaktır” derler. (Bakara s. 155-156) İlahi uyarılarının imtihanındayız!

Kulluk imtihanının gereği; olağan ve olağanüstü musibetlerin ve tabiat olaylarının acı neticeleri karşısında maddi ve manevi tedbirleri alıp tüm bunlara sabrederek itaat etme özgürlüğümüz de var! Tedbirsizlik ve isyan hürriyetimiz yani özgürlüğümüz de var! Her iki durumda da tercih bizim!

Dünya’ya gelen ve gelecek her insan; acıları ve mutlulukları mutlaka tadacaktır!!

Yaşlı Meşhur Arab şairinin;

“Evladım! Dünya’nın sıkıntıları bitmez! Sevinçleri de bayramlar gibi kısadır ve geçicidir! Evladım! Uzun ömrümün tecrübesiyle Dünya hayatının özeti şudur: Dünya’da rahat yoktur! Ancak varlıkta da yoklukta da ve her şartta rahatın ve mutluluğun devamlı olduğu tek ilaç ve tek yol Allah’ı anmak, Allah’a kul olmak ve Allah’ı her şeyden ve herkesten çok sevmektir” dediği gibi kalbler ve ruhlar ancak Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımızı anmak ve O’nun her emir ve yasağına boyun eğmekle huzur bulur!

“Peki, bunlar, her yıl defalarca çeşitli belâ ve musibetlerle imtihan edildiklerini görmüyorlar mı ki, hâlâ bunlardan ibret alıp tövbe etmiyorlar?” (Tevbe S.126) ilahi mesajı, musibetlerden ders almayan ve günahlarını savunup tövbe etmeyen nifak ehlinin bolluk ve darlıktaki acı hallerinden bahseder! Bollukta Allah’ı unutur, darlıkta ise Allah’a yalvarır! 

Darlık ve sıkıntı geçince yeniden Allah’a kulluğu terk ederek şeytan ve aveneleriyle beraber isyana devam ederler! Tövbeyi yani hatalardan, yanlışlıklardan ve günahlardan dönmeyi unutur!

Gerçek mü’minler ise; “Ey inananlar, hepiniz kötülüklerden, günahlardan tövbe edip topluca Allah’a yönelin ki, dünyada ve âhirette mutluluğa ve kurtuluşa erebilesiniz.” İlahi mesajındaki talimata her zaman uyarlar! Varlıkta Allah’a kulluk ile şükreder, yoklukta ve darlıkta da Allah’a teslimiyet şuuruyla sabrederek Allah’a kulluk görevlerine devam ederler!

Netice; 

Ana Hayat Yasamız Kur’an-ı Kerim “...Unutmayın ki; Sadece Allah’ı zikirle, anmakla (Allah’ın övünç kaynağı kelâm olan Kur’an-ı okuyarak, anlayarak ve yaşayarak) kalpler ancak huzura kavuşur, sükûnet bulur” ( Rad S.28) buyurarak; felaketler karşısında depresyonlara ve psikolojik buhran ve bunalımlara düçar olan insanı tedavi edecek tek ilacın Allah’a kulluk olduğunu hatırlatır. 

Huzur; Allah’ı Zikir ve şükürdür. 

Bizi bu nimetlerden uzaklaştırmaya çalışan nefis, şeytan ve rejimleriyle Cihad’dır! 

Ferdin de, toplumların da ve devletlerin de görevi budur! Nefsini, Ailesini ve Vatandaşlarını Allah’a bağlı, sağlam bir İman ve amel şuuruyla sonsuz Hayat Ahiret Yurduna hazırlamaktır! Sahtekârlığı, suiistimali, yolsuzluğu, yoksulluğu, buhranları, bunalımları, cinayetleri ve işgalleri önlemenin en önemli yolu budur!

Zira; Dünya rahatı az, sıkıntısı çok bir cezaevidir! İçinde az misafir kalınacak geçici bir handır! İstikrar yurdu, ceza ve mükâfat yurdu sadece Ahiret Hayatıdır! Akıllı insan az kalacağı yer için sonsuz kalacağı ebedi yurdunu unutmaz! Asla İhmal etmez! 

Nefislerini, nesillerini ve vatandaşlarını hepimize bir nefes yakın olan ölüm ve ötesi Ahiret Yurduna hazırlamayanların vay hallerine!

Allah (c.c), tüm bela ve musibetleri ölüm gelmeden kendisine dönerek, önlemeye çalışan kullarının yar ve yardımcısı olsun! Dünya’da da iyilikleri ve mutlulukları, Ahirette de iyilik ve mutlulukları lütfetsin! Üzerimizdeki karabulutları İslam’ın tedbir, dua, tövbe ve rahmet rüzgarlarıyla kaldırsın! Amin.

Salı Akşam saat 20.30’da, Akit TV ve Kanal 68 tv’den canlı olarak yayınlanan MİLLİ DİRİLİŞ programında buluşmak ve daha kapsamlı konuşmak duasıyla Allah’a emanet olunuz.

Hak, adalet, ilim, iman ve terbiyeyle oluşacak ahlak ve irfan toplumuyla fethin sembolü Ayasofya’mızın açılması, Mescid-i Aksa’mızın özgürlüğü ve tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız kutlu olsun.

Selâm, sevgi ve duayla..

İlk yorum yazan siz olun
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.