Manevi ''Deflasyon!'' durdurulmadan!

Şevki YILMAZ

 Bismillahirrahmanirrahim
Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd, Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mü’min kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehit ve Gazilerimize salat ve selam olsun!

Allah (c.c)‘ın yeryüzünü emanet ettiği (Halife olan) insan, tüm alemlerin küçük kopyası ve bir resmidir. Allahımız, sadece kendisine kulluk yapsın diye görevlendiği insanı en şerefli ve en değerli olarak yaratmış, akıl nimetiyle de diğer bütün varlıkları emrine vermiştir. ‘’Unutan, yalnızlıktan sıkılan’’ manalarına gelen insan’a yaratılış gayesini çokça hatırlatmak gerekiyor. İnsan, birlikte yaşama özelliğiyle yaratıldığı için toplum içinde yaşamaktan mutluluk duyar! Cezaevi hayatı bu nedenle insana, bir zindan ve hüsrandır!

İnsanı meydana getiren erkek-kadın kavuşmasından ve kucaklaşmasından aile, aile birliğinden ve dirliğinden akrabalar (kabileler, aşiretler, sülaleler) bunların dayanışmasından da devletler meydana gelir!
İnsan yoksa aile, aile yoksa millet, millet yoksa Devlet yoktur!
Ailenin ve devletin asli görevi insanın inanç, can, nesil, namus, mal  ve mülk emniyetini sağlayarak dünyevi ve uhrevi mutluluğunu sağlamaktır!
Faiz fitnesiyle, aşırı tüketim israfı ihanetiyle ve fuhuş felaketiyle maddi enflasyon (aşırı pahallılık ve durdurulamayan fahiş fiyat artışları) aile yuvalarıyla başlayan yıkımlar sonunda devletlerinde yıkımının ana mikroplarıdır!

Mala, mülke ve makama aşırı tapma hırsı, hiç ölmeme arzusu toplumlarda ahlaki değerlerin erezyonu, egoist ve pragmatist bir topluma dönüşmesiyle; dünyadaki maddi ve manevi hastalıkların, felaketlerin  ve musibetlerin ana sebepleri haline gelmiştir.

İnsanın midesinin doyurulması maddi açlığını, gönlünün ve ruhunun maneviyatla doyurulması da manevi açlığını giderir. Devletler, vatandaşların maddi rahatlığı için, yükselen maddi enflasyon canavarıyla savaşarak fiyatların genel seviyesini düşürmek ve eksi enflasyona indirmek manasına gelen 'Deflasyon gerçekleşsin diye hayli uğraşmaktadırlar. Bu bağlamda dünyada sayılı ekonomiler finansal anlamda deflasyonu (eksi enflasyonu) yakalayabilmişlerdir.

Ama gelin görün ki maddi enflasyonla mücadele edenlerin, manevi deflasyona uğramış kitleler umurlarında bile değildir. Manevi deflasyon (çöküş) azgınlığının önlenemediği bir asırdayız! Ahlak sıfırın altına, eksi ye düşmüş vaziyette! Erdem, haya, ar, utanma duygusunda insanlık eksilerde çırpınıyor.

İnsanlık, manevi kalp ve gönül mutluluğu içinde, manevi deflasyon canavarıyla savaşmak mecburiyetindedir! Bilhassa ahlaki değerlerin unutulduğu, büyüklerine saygı küçüklerine sevginin gittikçe azaldığı, Maddeperest ve makamhevest toplumun giderek çoğaldığı  bir zamanda manevi deflasyonu önlemek asla mümkün değildir! Manevi deflasyonu (düşüşü) önlemeden de Maddi enflasyonu maddi deflasyona (ucuzluğa) çevirmekte asla mümkün değildir!

Emperyalist Ülkelerin sömürdüğü ve yönettiği 2. ve 3. dünya devletçiklerindeki materyalist eğitim mafyası, faiz mafyası, fuhuş mafyası, kumar mafyası, uyuşturucu mafyası, et mafyası, ot mafyası, gıda mafyası, silah mafyası ve sosyal medya mafyası vb. mafyalarla mücadele edemeyenler Maddi Enflasyonu ve Manevi Deflasyonu asla yenemezler!
Tüketim ithalatını önleyecek olan üretim ihracatını asla sağlayamazlar!
Devletlerin ve halkların Maddi ve Manevi çöküşünü asla önleyemezler!

Manevi kalkınmaya yeterli önem vermeyen iktidarlar devasa hizmetlerine sakın güvenmesinler! İnsanın kalbini imanla ve manevi değerlerle doyurmadıkça dünyanın içindekilerle asla doyuramayız asla! Hz. Adem (a.s) ile Hz. Havva(a.s)’nın evlatları olan bizlere dünyayı verseler, yıldızları isteriz! İnsanı sadece bir avuç kabir toprağı doyurur!
Doyumsuz yaratılan insana sadece Allah’a kulluk, secde, zikir ve şükür nimetleri ebedi mutluluğu sağlar! Açlık dinsizlik doğurur, israfa dayalı aşırı toklukta zikirsizlik, şükürsüzlüğe ve nankörlüğe yol açar!
Denge ise orta yolda sadece Allahımıza kulluk bilinciyle yürümektedir. Az ya da çok, tüm nimetlerin Hak’tan ve bir imtihan vesilesi olduğunu bilmekle de saadet bulunur.
Hem maddi, hem manevi huzuru adil ve hakkaniyetli bir şekilde sağlamak gerekir. Biz dua ederken işte bu yüzden ‘’Rabbena atina fiddünya haseneten ve fi’L ahireti haseneten’’ diye dua ederiz. Hem maddeyi ve hem manayı Rabb’imizden ‘’Allahım! Bize DÜNYA’da da AHİRET’te de iyilik ver’’ diye dua ile talep ederiz.
Onun için yaşarken Madde ve manayı birlikte yürütülmeliyiz! Gerisi ise laf-ı güzaftır!

“Ey Rabbımız olan Allahımız! Bize dünyada devlet, iyilik ve güzellik, bol servet, sağlık, emniyet, salih-sâliha eşler ve sâlih ve saliha evlatlar ver. Âhirette de güzel mükâfatlar ver. Cennetini ver, rızana ulaşma mertebesine erenlerden eyle. Bizi ateşten, Cehennem azabından da koru." AMİN!!!

Unutmayalım ki;
Canlı ve cansız tüm varlık alemi insana hizmet için yaşar! İnsan'da sadece Allah'a kulluk için yaşar! İnanmayanlar ise şaşar da şaşar

Manevi ‘’enflasyonun’’ artması ve maddi ‘’deflasyonun’’ (- enflasyon) gerçekleşmesi için çalışanlara selam olsun!

Yorum Yap
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.