Muhammed Bin Selman projesi çöktü. * Eksenin Türkiye ayağı deşifre oldu! Yeni ‘çokuluslu müdahale’ hazırlığı var.. ABD’de bombalar: Daha şiddetlisi gelir!

İbrahim KARAGÜL

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın siyasi geleceği bitti. Ülkesine liderlik yapma, bölgesel lider olma, ABD/İsrail beklentileri doğrultusunda yeni bir S. Arabistan biçimlendirme, bu proje üzerinden yeni bir coğrafya dizayn etme planları şimdilik suya düştü.

Cemal Kaşıkçı’nın vahşi biçimde öldürülmesiyle Muhammed Bin Selman arasındaki bağlantıya dair çok daha güçlü kanıtlar ortaya çıkacak ve dünya bunları öğrenecek. Dün ABD’den gelen bomba girişimleri haberleri, olayın ne kadar büyük olduğunun, Cemal Kaşıkçı cinayetinin nasıl bir küresel projeyi sarstığının açık göstergesidir.

Bu ikili bölge genelinde “insan avı” başlatmıştı..

Cinayet talimatının bizzat Muhammed Bin Selman tarafından verildiğine, ellerinde Kaşıkçı benzeri isimlerin yer aldığı listeler olduğuna, sadece S. Arabistan bağlantılı değil bölge genelinde bir tür “insan avı” başlattıklarına, 11 Eylül sonrası uygulanan “gizli işkence merkezleri” ve “CIA uçakları” benzeri bir yol izlediklerine, bunu ABD, İsrail, Mısır istihbaratıyla koordineli yaptıklarına, BAE Veliahtı Muhammed Bin Zaid’in söz konusu trafiğin ana yöneticisi olduğuna, Muhammed Bin Selman’ın Zaid’in kontrolünde hareket ettiğine dair çok şey öğreneceğiz.

BAE-S. Arabistan-Mısır-İsrail-ABD hattında, para trafiğinden terör organizasyonlarına, iç savaş ve işgal planlarından rejim değiştirme projelerine, Türkiye ve Erdoğan’a yönelik örtülü saldırılar ve planlardan adam kaçırma ve cinayetlerine kadar çok kirli dosyalar ortaya çıkacak. Onlar coğrafyada yeni bir denklem kurmuşlardı.

Belgeler açıklandığında boğazlarındaki ip daha da daralacak..

Denklem, ABD ve İsrail adına kurulmuştu. Hemen bütün bölge ülkelerinde açık/örtülü faaliyetlere başlamışlardı. Yeni bir vesayet inşa edecekler, denkleme karşı olanlara ağır zararlar verecekler hatta tasfiye edeceklerdi. Bu proje onların değildi, onlar sadece ihalesini almışlar, bölgedeki ana üstleniciler olmuşlardı.

Bu saatten sonra Suudi yönetimi bu Veliaht’ı taşıyamaz. ABD bu ölçüde kire bulaşmış ve yaralanmış bir kişi üzerinden bölgesel denklem kuramaz. ABD ve İsrail, istese de istemese de Muhammed Bin Selman’dan vazgeçmek zorunda kalacak. Korumaya devam ederlerse bölgede çok ciddi zemin kaybedecekler.

Türkiye’nin elindeki kayıtlar, belgeler yayınlandığında, Muhammed Bin Selman’ın boğazındaki ip daha da daralacak. Muhammed Bin Zaid bağlantısı daha bir açığa çıkacak. Katar meselesinden Suriye’nin Kuzeyi’ndeki terör koridoruna, Libya ve Yemen savaşlarından yeni açılacak cephe planlarına kadar her taşın altından çıkan Muhammed Bin Zaid’in coğrafyaya kurulan tuzak, Muhammed Bin Selman'ın da S. Arabistan’a kurulan tuzak olduğu ortaya çıkacak.

Büyük bölge savaşı planları açığa çıktı..

Kaşıkcı cinayeti, Türkiye dahil, bütün bölgeye yönelik devasa bir planı açığa çıkardı. Bilen biliyordu ama anlatması zordu, Çünkü bir çok şey örtülü operasyonlarla yürütülüyordu. Muhammed Dahlan gibi, ABD’li paralı askerler ve güvenlik şirketleri gibi, FETÖ gibi, PKK ve DEAŞ gibi yapılar bu proje doğrultusunda yeniden görevlendirilmişlerdi.

Cinayet bütün bölgeyi saracak çok büyük bir savaş hazırlığını da ortaya serdi. Suriye meselesi biter bitmez, Fırat’ın Doğu’suna yönelik projenin akıbeti belli olur olmaz hatta bunlar tamamlanmadan Basra Körfezi’nden çok büyük bir cephe açılacaktı.

İran-Suud savaşı çıkarılacak, Muhammed Bin Selman ve Muhammed Bin Zaid önderliğinde bir Arap bloku İran’la hesaplaşacaktı. Körfez’de hiçbir ülke bu savaşın dışında kalamayacaktı. Bu plan, savaşı İslam’ın kalbine taşıma planıydı. Muhammed B. Selman’ın geri çekilmesi en azından bu savaşı erteleyecektir.

Projenin “Türkiye ayağı”nı sorgulama vakti gelmedi mi?

İşte projenin Türkiye ayağına ilişkin ipuçları burada ortaya çıkıyor. Böyle bir savaşta Türkiye’nin bütün bölgeyi korumaya dönük tavır alacağı belliydi. Bu da hesapları bozabilirdi. Türkiye’nin müdahale alanlarını kapatabilmek, Erdoğan liderliğindeki siyasi aklın bu projeye müdahalesinin önüne geçmek için S. Arabistan-Türkiye arasında bir düşmanlık servis edildi.

Arap sokağına Türkiye düşmanlığı, “Türkiye tehdit” söylemi pazarlandı. Pazarlama yine Muhammed Bin Selman ve Muhammed Bin Zaid üzerinden yapılıyordu. Araplarla Türkiye’nin arasına kalın duvarlar örülürse savunmasız kalan Arap dünyası olacaktı ve bu savaş S. Arabistan’ın imhasıyla sonuçlanacaktı.

Birkaç yıldır bu sürecin nasıl olgunlaştırıldığını izliyorum. Birkaç yıldır bu planın Türkiye ayağına dair ipuçlarını izliyorum. Alttan alta yürütülen “muhalefet” oluşumunu, kliklerle nasıl diyaloglar kurulduğunu, “muhalefet” adı altında nasıl bir “çokuluslu müdahale” senaryosu uygulandığını izliyor, görüyordum.

Türkiye projeyi gördü, birileri panik halinde harekete geçti

Bu hareketlenmelerle “Bin Selman ve Bin Zaid ekseni” arasındaki paralellik oldukça dikkat çekiciydi. Muhafazakar soslu, kripto HDP’lilerin de yer aldığı, FETÖ lojistiğinin kullanıldığı bir “çokuluslu girişim” her alanda kendini hissettiriyordu.

Türkiye, Erdoğan’a ve kendisine yönelik hem bölgede hem içeride yürütülen kapsamlı bir projeye erken uyandı. Kaşıkçı cinayeti projenin üstündeki örtüyü kaldırdı. Hala birileri bunun sadece kriminal boyutunu tartışadursun, çok büyük bir bölgesel plan çökme aşamasına geldi. Bunu çökertecek güç şu an itibariyle sadece Türkiye’nin elinde.

Dikkat ediyorum da, Selman’ın boğazındaki ip daraldıkça, Zaid’in kirli dosyaları açığa çıkmaya başladıkça, FETÖ‘den PKK’ya, DEAŞ’tan söz konusu eksenin Türkiye ayağını yürütenlere kadar bir anda yeni hareketlenmeler başladı.

Birinci hedefleri Cumhur İttifakı oldu

* Bu eksenin ve Türkiye ayağının en önemli hedefi Cumhur İttifakı’nın dağıtılmasıdır. Bu ittifak varken yapabilecekleri hiç bir şey yoktur. İttifak dağıtıldıktan sonra yeni adımlar çok hızlı biçimde gelecektir.

* O aşamadan sonra Suriye’nin kuzeyine yönelik müdahale imkanları ortadan kalkacak, zayıflayacak, hatta Fırat Kalkanı ve Afrin’deki varlığımız içeride de sorgulanacaktır.

* İçeride terörle mücadele etkisini kaybedecek, sulandırılacak, “ikame yapılara” FETÖ benzeri roller yüklenecek, Türkiye’nin milli omurgası ciddi biçimde zayıflatılacaktır.

* Türkiye ile Rusya arasındaki anlayış birliği bozulacak, yara alacak, Suriye dosyası tamamen ABD/İsrail/PKK/DEAŞ eksenine yeniden dönecektir.

Bölgede ve içeride yeni bir ‘çokuluslu’ müdahale hazırlığı var..

* Bence en önemlisi, şimdiden görenlerin gördüğü, alttan alta yürütülen yeni “muhalefet ve müdahale” örgütlenmesi alenileşecek, siyasetten STK’lara, medyadan sermayeye kadar ciddi bir ayrışma beslenecek, AK Parti tabanının kafası ciddi biçimde karıştırılacaktır.

* Bütün bunların Muhammed Bin Selman ve Muhammed Bin Zaid üzerine kurulan söz konusu eksenin Türkiye ayağı olduğu bir gerçektir. Onların Türkiye içindeki “operasyon” alanlarına çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Bin Selman köşeye sıkıştıkça bu ajandaya hız verilmiştir.

* Erdoğan ve Türkiye, Kaşıkçı cinayeti ile ilgili elde ettiği fırsatı kullanmalı. Ve bölgede kurulan Türkiye karşıtı ekseni boşa çıkarmalı. İçeride yürütülen “organizasyon”un arkasındaki güçler de bu çerçevede deşifre olacaktır.

* Çünkü ikisi de yeni “çokuluslu müdahale”nin hazırlığıdır. Açık ve seçik söyleyeyim; 15 Temmuz sonrasının yeni çokuluslu müdahalesi deşifre olmuştur. Umarım önlenir.

ABD’deki bombalar: Daha şok edicileri de olabilir..

* Dün ABD’de ardı ardına gelen bomba haberlerinin bu olaylardan bağımsız olmadığını, gündemi değiştirmeye ayarlı olduğunu, Muhammed Bin Selman ve Muhammed Bin Zaid üzerinden yürütülen büyük projeyi kurtarmaya dönük olduğunu, dünyanın olağanüstü hassasiyetine yönelik saldırı girişimleri olduğunu da buraya ekleyelim.

Bu işe yaramazsa çok daha baskın şok edici bir şey olacağını da göz önüne alın derim. İçeriden ve dışarıdan operasyonlar gelecek. Ama çok güçlüyüz. Bir “Karşı Darbe” daha görecekler.

İlk yorum yazan siz olun
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.