Mutlu evlilikler

Kıvanç Tığlı BULUT

Değerli okuyucular, evlilikte mutlu olmanın en önemli yolu çiftlerin hatalarını fark edip birbirlerine buna göre davranmaları, iletişimi her ne olursa olsun kesmemeleridir. Çiftler birbirinin yanlış davranışlarını çok fazla büyütmeyip birbirlerine hoşgörülü yapıcı davranmalıdır. 

Mutlu evliliklerde duygular dürüstçe ama kırma/suçlama amaçlı değil, anlatma ve anlaşılma ihtiyacıyla aktarılır. Suçlayıcı bir dil kullanmadan, eksikleri yüze çarparak intikam peşinde koşmadan sorunu çözme amaçlı, olumsuz duygularını anlatabilmeli insan eşine. Tabii ki sadece negatif yönleri değil de pozitif yönler de dile getirilmeli ki, diğeri takdir edildiğini görebilsin. 

Çiftler birbirine karşı empati kurabilir, yani kendisini eşinin yerine koyabilir. Eşinin işleri kötü gittiği bir dönemde, diğer eş kendisine karşı biraz ilgisiz davranmasını doğal karşılar. Yani “Ben onun yerinde olsaydım, ne hissederdim?” sorusunu sorabilen ve buna göre davrananlardan oluşur mutlu aileler…  Mutlu ilişkilerde, çiftler zaman zaman birlikte ortak keyif aldıkları etkinlikleri yaparlar, zaman zaman da, bireysel olarak kendi başlarına kendilerini mutlu edecek etkinlikleri yaparlar. 

Mutlu ilişkilerde kişi, “Eşim beni koşulsuz olarak çok sevsin” diye düşünmemelidir. İlişkilerde mutlaka kişi, sevgisini hem davranışlarıyla hem de sözcüklerle belli etmelidir. Eşten, koşulsuz sevme isteği bir yanılgıdır. Bizi koşulsuz olarak sadece annemiz sevebilir. 

Mutlu ilişkilerde kişiler, ilişkiyle ilgili beklentilerini, ihtiyaçlarını doğrudan, karşı tarafı kırmadan söylemeye çalışır. “Eşim, beni mutlu etmek için ne yapacağını, nasıl davranacağını bilmeli. Benim ihtiyaçlarımı ben söylemeden bilip, bunları karşılamalı” diye düşünmemek gerekir. Kişi, eşinin beklentilerini bilemez, sadece tahmin edebilir.

İyi giden ilişkilerde kişi, “Eşim beni mutlu etmeli, bana kendimi iyi hissettirmeli” diye bir beklentiye girmemelidir. Eşimizin, bizi iyi hissettirmek gibi bir zorunluluğu yoktur. Kişi, kendini bireysel olarak mutlu yapacak imkanlara sahiptir. Mutlu olmak, iyi hissetmek kişinin kendi sorumluluğundadır.

İyi giden ilişkilerde çiftler kendi aralarında bir sorun olduğunda, bu sorunu görmezden gelip, halının altına süpürmezler. Aralarında bir sorun çıktığında, sakinleştikten sonra, o gün içerisinde o problemi birbirlerini kırmadan, “ben dili” ile konuşurlar. Bu konuşmayı yaparken amaçları, kimin haklı olduğunu ortaya çıkarmak değildir. Amaç, bu problemin çıkmasına neler neden oldu, bu sorunun büyümesi için her birey ne yaptı, nasıl davrandı da bu sorun büyüdü ve içinden çıkılamaz bir hal aldı. Her bir birey, sorunun büyümemesi için, hangi davranışlarını değiştirmesi gerek diye çözüm odaklı olarak birbirleriyle konuşurlar.

Çiftlerin, bireysel olarak kendi çocukluğuna ait çözümlenmemiş, onları da hâlâ rahatsız eden travmatik anıları varsa, bu olumsuz yaşantılar çiftin ilişkisinin bozulmasına yol açar. Çünkü kişi, eşinin yaptığı en küçük bir yanlış davranıştan tetiklenip, travmatik anısını hatırlayabilir. Bu yüzden, eşinin yaptığı en küçük bir yanlış davranışta, çok büyük öfke tepkileri verir ve hemen sakinleşemez. Bu yüzden, kişinin kendisiyle alakalı olumsuz çocukluk yaşantıları varsa, bunlarla ilgili EMDR terapisi veya Hipnoterapi almalıdır. 

İlişkilerde en sık yaptığımız iki hata, kadın bir şeye üzüldüğünde erkek onun duygularını dikkate almayan çözümler önererek ruh halini değiştirmeye çalışır. Erkek bir hata yaptığında; kadın, istenmeyen eleştirilerde ya da önerilerde bulunarak onun davranışlarını değiştirmeye çalışır. 

Kadın, erkeğin çözümlerine direndiğinde, erkek becerisinin sorgulandığını düşünür. Sonuç olarak kendini güven duyulmayan, takdir edilmeyen biri gibi hisseder ve o da aldırış etmeyi bırakır. Dinleme arzusu zayıflar.

Ayrıca erkeğin bir sorunu olduğunda giderek içine kapanır ve dikkatini soruna odaklar. Kadın ise duyguları üzerine yoğunlaşır ve derdini uzun cümleler kurarak erkeğe anlatmak, paylaşmak ister. Yani sorunları hakkında, hemen ve detaylı konuşmak kadınlara iyi gelir.

Evliliğinizde birbirinizi yargılamadan değiştirmeye çalışmadan mutlu olabilmeniz duasıyla Allah (c.c)’a emanet olunuz.

İlk yorum yazan siz olun
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.