Cübbeli Ahmet Hoca

Cübbeli Ahmet Hoca

Sen kime çalışıyorsun?

Sen kime çalışıyorsun?

Mustafa İslamoğlu Cuma hutbesinde “Cin, min yok” diyor. “Verin Suriye’yi İran’a” diyor. Maskaralık! Güler misin, ağlar mısın? Bu hutbe iznini Diyanet verdiyse, Diyanet bu okunan hutbeye razı mıdır? Bu nasıl bir şeydir?

Bunların yaptığını Yahudi yapamaz. İngiliz ajanı Lawrence yapamaz. Çünkü içimizdeler. Hutbe okuyor. İnsanlar da Cuma diye gitmiş, dinliyorlar. Sorun burada. Sorun meyhanede değil. Orada günah var. Ama camide, hutbede sorun var. İtikat bozuluyor. Adam umumhaneye gitse günaha giriyor, camide hutbe dinliyor, dinden çıkıyor. Adam hutbede “Cin, min yok” diyor. “Cinlerden bir cemaat gönderdik” buyruluyor. Kur’an’da “Hani cinlerden bir gurubu, Kur’an’ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik.” (Ahkaf-29) buyruluyor. İslamoğlu “O Nusaybin’den gelmiş. Tefsirde yazıyor” diyor. “Onlar Nusaybin’den geldikleri için Mekke’dekiler kim olduklarını tanımamışlar. ‘Bunlar da kim?’ demişler. Cinin lügat manası örtülü demektir. Onlar da kim olduklarını bilmedikleri için onlara cin dendi” diyor. Yahu Nusaybin’den gelen adamlara niye cin densin? Adam Nusaybin’de yaşıyor, Mekke’ye gelmiş. Buna niye cin densin? 

Biz turistlere cin mi diyoruz? Sultanahmet’te her taraf turist dolu. Cinler bastı o zaman Sultanahmet’i. Adam bunu hutbede söylüyor yahu, hutbede. Cuma hutbesinde. “Bunlar cin falan değil. Nusaybin’den gelmiş” diyor. Maskaralık! Güler misin, ağlar mısın? 
 

YAZIKLAR OLSUN!

Buraya cumaya gitmenin ne manası var? Cumaya gidiyorsun hutbede “Verin Suriye’yi İran’a” diyor. Nasıl veriyorsun İran’a yahu? Ehl-i Sünnet milyonlarca Müslümanın ırzı, namusu, şerefi, haysiyet, malı, mülkü var. “Verdik İran’a” diyor. Verdik denilince veriliyor mu? Sen nasıl bu kadar İrancı olabiliyorsun yahu? “Kahrolsun İran dersiniz, dersiniz ondan sonra böyle görürsünüz” diyor. Yahu “Kahrolsun şeriat” diyenlere bir şey dedin mi? Allah’ın kitabına sövenlere, lanet okuyanlara bir şey konuştun mu? Yok! Kahrolsun İran diyenlere karşı hutbe okuyorsun. Yazıklar olsun. Kime çalışıyorsun ya? 

Onun için hey gidi arkadaşlar milleti camide bozarlarsa, milleti vakıfta bozarlarsa, milleti hutbede dinden çıkarırlarsa, millete hutbede ayın yarılma mucizesini inkâr ettirirlerse, cinleri inkâr ettirirlerse, kaderi inkâr ettirirlerse ben bu millete nereyi tavsiye edeyim de kime göndereyim? Bu böyle olmaz. 
 

KİM İZİN VERDİ?

Bu nasıl iştir? Cuma kıldırmak, hutbe okumak Diyanet’in iznine tabidir. 5 vakit namaz izne tabi değil. Cuma ve bayram namazı izne tabidir. Hangi müftülük izin vermiş buna. Bunun hutbelerini takip ediyor mu? Diğer imamların hepsi belli bir hutbe okuyor. Peki, bu adama hangi müftülük izin vermiş? Bunun hemen araştırılması gerekiyor. Eğer resmi izni varsa Diyanet bu okunan hutbeye razı mıdır? Çünkü Diyanet razı değilse Cuma iznini iptal etmesi lazım. Bu nasıl bir şeydir? Hutbede millet bu hale getirilecek. Ne diyelim yani şimdi? Neyle uğraşacağız? 
 

SINIRI BEKLEYECEĞİZ

Cihat kıyamet gününe kadar devam edecek. Herkes kendi sahasında cihat ederse vatanı, namusu, imanı, Kur’an’ı korunur. Ama ben bu sahayı bırakırsam olmaz. Benim bu reddiyeleri yapmamam askerin sınırı bırakması gibi. Polisin mevziini bırakması neyse benimki ondan beter. Sınırı bekleyeceğiz arkadaşlar. 
Kur’an-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Sabredin ve sabır yarışında galip gelin, atlarınızı bağlı tutarak sınırlarda nöbet bekleyin ve Allah’tan hakkıyla sakının” (Ali İmran-200) buyruluyor. Allah için, din için, vatan için sabredin, tahammül edin, sıkıntıları çekin. Zahmetli işler bunlar. Cihat zor iş. Sabır yarışına girin. 
 

KENDİLERİNİ PATLATIYORLAR

Allah’ın gâvuru cenneti ummadığı, ahiret beklentisi olmadığı halde kendini patlatıp, intihar edebiliyor. Kendi batıl davası için. Sen de biraz uykundan fedakârlık yap. Sen de biraz vaktini ver. İlme çalış, şuurlan, reddiye yap, tebliğ yap, birine bir şey anlat. Kâfirler, dinsizler, kitapsızlar batıl davaları için her şeyi yapıyorlar. 
O DHKP-C’yi falan görmüyor musunuz?! 50 yaşına gelmiş kadın polisi öldürmeye çalışıyor. Daha hapisten çıkalı 33 gün olmuş. Yahu biz hapisten çıkınca 10 sene daha korkudan bir şey konuşamıyoruz. Kadın 33 gün önce hapisten çıkmasına rağmen gelmiş polisi öldürmeye çalışıyor. 

Hiç hapisten korkmak yok, bombadan korkmak yok. Canını seve seve feda ediyor. Davası ne bunun yahu? Bunun davası gâvurluk. Cehenneme zümera. 
 

ALLAH’TAN UTANIN

Senin davan ne? Allah, din, vatan, bayrak, kutsallar davası. Senin bu kadar davan var. Niye zorlanıyorsun? Ne gocunuyorsun, ne güceniyorsun?! “Ey iman edenler sabır yarışına girin” buyruluyor. Yani düşmanlarınız bu kadar dayanıyor siz Allah’tan utanın. Eğer tahammül edemeyip de vazgeçerseniz Allah’tan utanın. Bu davayı, bu yolu “Aman bunlarla uğraşılmıyor, baş edilmiyor. Her taraftan mantar gibi bitmişler gâvurun dölleri” diyerek terk ederseniz, bu tahammülsüzlükle kaybedersiniz. Sabır yarışına girin ama sabırda geçin. “E biz acı çekiyoruz, hapiste yatıyoruz. Çocuğumuz şehit oluyor. Başımıza iş geliyor, bombalanıyoruz” diyorlar. Tamam da onlara olmuyor mu? Onlara da oluyor. Mevla “Kullarım onların Allah’tan beklemediği cenneti, nimetleri, sonsuz hayatı siz Allah’tan bekliyor musunuz?” buyuruyor. İmanınız gereği bekliyorsunuz. Peki, sizin onların beklemediği beklentileriniz varken size isabet edenin onlara da isabet etmesine rağmen onlar bir şey demiyor size ne oluyor?  “Sabır yarışına girin ve bu yarışta ileri geçin.” 
 

CEPHEYİ BOŞ BIRAKAMAYIZ

“Ve râbitû” yani ribat yapın. Ribat, sınır boylarında nöbet tutmak demek. Çok fazileti var. Hadis-i şeriflerde müjdeleri var. Polis, asker nöbet tutuyor şimdi. “Bizim öyle bir görevimiz yok” deme. Senin de var. Sen de din yıkılırken, itikat bozulurken, amentü zedelenirken reddiyeler yapmakla görevlisin. O cepheyi bir an boş bırakamazsın. O bir şey söyleyince sen bir cevap vereceksin. O bir sıkıntı çıkardığında sen bir izale yapacaksın. Yoksa başka türlü nasıl nöbet tutacaksın?! Adam askere mermi attığında asker ne yapıyor? Tak diye karşılık veriyor. Gerçi bu zamana kadar pek karşılık veremiyorlardı. Elleri, kolları bağlıydı. Esir gibiydiler. 

Şimdi Elhamdülillah “Ateşe ateş” emri verildi. Vur emri verilmesi lazımdı zaten. Adam seni vuracakken sen kendini bile müdafaa edemiyorsun. Böyle bir şey olur mu? İntihar olur. Bu yanlış idi. Çözüm Sürecinin yanlışından dönüldü şimdi. İnşallah bir daha aynı yanlışa dönülmez.
 

DİNİ GÖTÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR

Ribat yapacaksın. O bir şey attığında sen de atacaksın. Ben varım diyeceksin. O ortaya bir batıl fikir atınca benim hemen cevap vermem lazım. Ben onun reddiyesini yapmadığım anda yerim golü. Çünkü belki de bir kişi sapıtır. Ben belki de o kişiyi düzelteceğim. Benim derdimin bu olması lazım. Sınırı gözetin, koruyun. Çünkü sınır aşılıyor. Amentüden bir meseleyi indiriyor. Oradan öbürünü, oradan öbürünü tek tek indirince din gitti zaten. Dini götürmeye çalışıyorlar, götürdüler. 

“Allah’tan sakının” buyruluyor. Haramlarından sakının, onun dinine saldıranlara karşı tembel tembel durmaktan sakının. Vatanınıza, namusunuza göz dikenlere karşı cihat etmemekten, gevşeklikten sakının. Sakının, sakının, sakının.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 Yorum
Cübbeli Ahmet Hoca Arşivi