Terörün bittiği yerde kalkınma başlar
Türkiye, yaklaşık yarım asırdır terörün gölgesinde ağır bedeller ödeyen bir ülkedir. Binlerce şehidimiz, gazilerimiz, gözyaşı döken ailelerimiz ve terör nedeniyle heba edilen büyük bir ekonomik kaynak...
Tarih bize göstermiştir ki kanı kanla yıkamak mümkün değildir. Adalet, intikamla değil; hukukun üstünlüğü, devlet aklı ve millet vicdanıyla tesis edilir. Terörle mücadelede gösterilen kararlılık, hukuk devleti ilkesinden taviz vermeden sürdürülmüş; bugün gelinen nokta da devletimizin gücünün ve milletimizin birliğinin eseridir.
Terör yalnızca can ve mal kayıplarına neden olmadı; kalkınmayı geciktirdi, yatırımları engelledi, üretimi sınırlandırdı, toplumsal huzuru hedef aldı ve kardeşliğimizi zedelemeye çalıştı.
Bugün ise Türkiye, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında tarihi bir dönüm noktasındadır.
Terörsüz Türkiye; günübirlik bir siyasi söylem ya da herhangi bir pazarlığın ürünü değildir. Bu hedef; Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü devlet iradesi ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin milli birlik ve kardeşliği esas alan tarihi çağrılarının ortak devlet vizyonuna dönüşmesiyle şekillenmiştir.
Cumhur İttifakı'nın kararlı duruşuyla ortaya çıkan bu anlayışın temel amacı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü daha da güçlendirmek, terörü tamamen tarihe gömmek ve Türkiye Yüzyılı'nı huzurun, güvenliğin, kalkınmanın ve refahın yüzyılı haline getirmektir.
Terörsüz Türkiye hedefi konuşulurken en önemli hassasiyetimiz; şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve terörden zarar gören vatandaşlarımızdır.
Bugün bu noktaya gelebilmişsek bunu şehitlerimizin fedakârlığına, gazilerimizin kahramanlığına ve güvenlik güçlerimizin destansı mücadelesine borçluyuz.
Terörün sona ermesi, şehitlerimizin aziz hatırasına gölge düşürmek değil; onların uğruna can verdiği huzurlu, güvenli ve güçlü Türkiye idealini kalıcı hâle getirmektir.
GÜÇLÜ DEVLET, GÜÇLÜ DEMOKRASİ
Terörle mücadelede Türkiye'nin ulaştığı nokta tesadüf değildir.
Yıllardır güvenlik güçlerimizin kahramanlığı ve fedakârlığı, devletimizin kararlı mücadelesi ve milletimizin sarsılmaz desteği sayesinde terör örgütleri hareket kabiliyetlerini büyük ölçüde kaybetmiştir.
Silahın gölgesinde demokrasi olmaz. Şiddetin olduğu yerde özgür siyaset gelişemez, ekonomik istikrar sağlanamaz ve toplumsal huzur kalıcı hale gelemez.
Bu nedenle Terörsüz Türkiye hedefi, güvenlik ile demokrasiyi, hukuk devleti ile kalkınmayı aynı zeminde buluşturan tarihi bir süreçtir.
GAZİ MECLİS TARİHİ BİR SORUMLULUK ÜSTLENİYOR
Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet iradesinin temsil edildiği en yüce makam olarak bu süreçte önemli bir görev üstlenmiştir.
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmaları sonucunda hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, geniş bir milletvekili desteğiyle Meclis Başkanlığına sunulmuştur. Teklifin farklı siyasi partilerden milletvekillerinin imzasını taşıması, meselenin günlük siyasi tartışmaların ötesinde bir devlet ve millet meselesi olarak değerlendirildiğinin açık göstergesidir.
Ben de Adıyaman Milletvekili olarak bu tarihi teklife imza atan milletvekillerinden biri olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Terörsüz Türkiye sürecine destek veren tüm siyasi partilere teşekkür ediyorum.
BU DÜZENLEME BİR AF DEĞİLDİR
Kanun teklifiyle ilgili kamuoyunda çeşitli değerlendirmeler yapılmaktadır.
Öncelikle bilinmelidir ki bu teklif, bir genel af düzenlemesi değildir.
Suçlar ortadan kaldırılmamakta, mahkûmiyet kararları kaldırılmamakta ve ceza sorumluluğu sona erdirilmemektedir.
Düzenlemenin uygulanabilmesi; örgütün tamamen feshedildiğinin, silahların eksiksiz teslim edildiğinin ve bunun devletimizin ilgili güvenlik kurumlarınca doğrulanmasının ardından mümkün olacaktır.
Ayrıca örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları başta olmak üzere ağır suçlar kapsam dışında tutulmaktadır.
Dolayısıyla teklif; hukuk devleti ilkesi ile devletimizin güvenlik hassasiyetlerini birlikte gözeten, şartlı ve denetimli bir hukuki çerçeve ortaya koymaktadır.
TÜRKİYE KAZANACAK
Terörün tamamen sona ermesi yalnızca güvenlik açısından değil; ekonomi, yatırım, istihdam, ihracat, turizm ve sosyal kalkınma açısından da Türkiye'nin önünde yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır.
Yaklaşık yarım asırdır terörle mücadele için ayrılan önemli kamu kaynakları; artık üretime, yüksek katma değerli yatırımlara, teknolojiye, eğitime, sağlığa ve altyapıya daha güçlü şekilde yönlendirilebilecektir.
Güven ve istikrar ortamının kalıcı hale gelmesi; yatırımcı güvenini artıracak, finansman maliyetlerinin düşmesine katkı sağlayacak, doğrudan yabancı yatırımları hızlandıracak ve Türkiye'nin uluslararası yatırım cazibesini daha da güçlendirecektir.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimiz; tarım, hayvancılık, enerji, madencilik, sanayi, lojistik ve turizm alanlarında sahip olduğu büyük potansiyeli çok daha etkin şekilde değerlendirme imkânına kavuşacaktır. Yeni Organize Sanayi Bölgeleri, üretim tesisleri, ihracat yatırımları ve turizm projeleriyle birlikte istihdam artacak, bölgesel gelişmişlik farkları azalacak ve tersine göç süreci hız kazanacaktır.
Adıyaman'dan Hakkâri'ye, Şırnak'tan Van'a, Mardin'den Diyarbakır'a kadar tüm şehirlerimiz güven ve istikrar ikliminden doğrudan faydalanacaktır. Güçlenen üretim altyapısı, artan yatırımlar ve gelişen ticaret; yalnızca bölge ekonomisine değil, Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesine ve küresel rekabet gücüne de önemli katkılar sağlayacaktır.
Çünkü biliyoruz ki güven olmadan yatırım, yatırım olmadan üretim, üretim olmadan kalkınma olmaz. Terörün bittiği yerde yalnızca silahlar susmaz; fabrikalar çalışır, yatırımlar artar, turizm canlanır, şehirler büyür ve milletimizin refahı yükselir.
İşte Terörsüz Türkiye; sadece huzurun değil, güçlü ekonominin, sürdürülebilir kalkınmanın ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürüyen güçlü bir Türkiye'nin de adıdır.
TÜRKİYE YÜZYILI'NIN EN GÜÇLÜ ADIMI
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ile MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin milli birlik ve kardeşlik eksenli tarihi duruşu, Cumhur İttifakı'nın Türkiye'nin geleceğine ilişkin ortak vizyonunu ortaya koymaktadır.
Terörsüz Türkiye hedefi; devletimizin ve milletimizin ortak hedefidir.
Kazanan; Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Zaza'sıyla, Alevi'siyle ve Sünni'siyle 86 milyon vatandaşımız olacaktır.
Tek amacı terörü tamamen tarihe gömerek çocuklarımıza daha güvenli, daha huzurlu ve daha müreffeh bir Türkiye bırakabilmektir.
Terörsüz Türkiye; Güçlü Türkiye'dir.
Terörsüz Türkiye; Güçlü Ekonomi'dir.
Terörsüz Türkiye; Türkiye Yüzyılı'nın en büyük kazanımıdır.