• BIST 1.540
  • Altın 417,833
  • Dolar 7,6886
  • Euro 9,1193
  • Rize 7 °C

Dün, devletler Leviathan’dı (canavardı), günümüzdeyse şirketler!

Yusuf KAPLAN

Irak, 1990’ların başında işgal edilip de smart teknoloji ürünü gelişmiş silahlarla, bilgisayar oyunu oynar gibi, sivillerin üzerine bombalar atılınca, ardından da bu bombaları atan haydut Amerikan askerlerinin bilgisayar tuşlarına basarak sivillerin üzerine yağdırdıkları bombalardan sonra “sevinç naraları” atınca, çağı en iyi anlayan cins Fransız düşünür Jean Baudrillard,“Irak’ta savaş filan olmadı!” demişti. Ve bütün şimşeklerini üzerine çekmişti entelektüel dünyanın öndegelen isimlerinin!

Bendeniz de Amerika’da seçimler filan olmadı, diyorum.

Ne oldu, peki?

Medya darbesi oldu. Aristo, Marx ve Freud kullanılarak gerçekleştirilen bir dromokratik darbe!

Bu konuyu başka bir yazıda işleyeceğim. Burada bu medya darbesinin hem Amerika için hem de dünyanın geleceği açısından önemli şifreler barındırdığını düşündüğüm başka bir meseleye dikkat çekeceğim: Şirketlerin gelişi, devletlerin gidişi, eriyişi, işlevini yitirişi meselesine...

DEVLETLERİN YERİNİ ŞİRKETLER ALIRKEN...

Amerikan seçimleri, Amerika içindeki savaşın tohumlarını günyüzüne çıkarmakla, Amerika’nın yumuşak karnının veya sinir uçlarının neler olduğunu gözler önüne sermekle kalmadı yalnızca; aynı zamanda dünyanın nereye gittiğinin ipuçlarını da fâş etti.

İlk olarak, Amerika’nın tarihinde 150 yıldan bu yana ilk defa törensiz bir devir teslim işlemi gerçekleşti Beyaz Saray’da. Tören değil, işlem!

Dahası, gönderilen Başkan Trump, “tamamen gitmediğini, bir şekilde geri geleceğini” söyledi tam tamına!

Tamtamlar ya da trampetler kimler için çaldı; çanlar kimler için çalıyor, henüz çok net değil, ortalık boz-bulanık, göz gözü görmüyor toz-dumandan geçilmiyor...

Baudrillard, Irak’ta savaş olmadı derken, fiîlî bir savaştan ziyade medyalar üzerinden, imajlar yoluyla, simülatif bir savaş yaşandığından sözederek savaş filan olmadığını söylemişti.

Bu medyatik, simülatif savaş teknolojisi, kartellere, büyük şirketlere ait teknolojiler! Sanal savaşların gerçek savaşları sona erdirmesi, yenmesi, anlamına geliyor bu durum.

Dahası başka bir anlamı da var bu durumun: Bu sanal, dijital teknolojileri üreten şirketlerin, devletleri, ulus devlet biçimlerini sona erdirmesi, yenmesi demek bu.

MODERN DEVLETLERDEN POSTMODERN ŞİRKETLERE DEĞİŞEN “GİZLİ EL”LER!

Şöyle izah edeyim bu hızla kökleşmekte, köksalmakta olan yeni durumu: Adam Smith’in hâlâ kral, icat ettiği “gizli el”in de hâlâ kural olduğunu söyleyeceğim.

Devletler kral gibi gözüküyor günümüzde. Ama sadece gözüküyor! Şirketler kral artık. Gizli krallar şirketler ya da başka bir ifadeyle.

Kural gene Smith’in “gizli el”i. Kilise çağlarından itibaren kimi zaman İsa-Mesih’in (Hz. İsa’nın değil tanrılaştırılan İsa-Mesih’in) yerine getirdiği, kimi zaman da onun üzerinden kilisenin üstlendiği “gizli el” rolünü modern dönemde tanrı konumuna yükselen devletler, postmodern dönemde ise şirketler oynuyor.

Kapitalizm, devletler üzerinden köksaldı, şirketler üzerinden neşvü nema buldu, nemalandı, dünyayı avucunun içine aldı. Hem de sadece bir kaç şirket!

Şu an devletlerin “gizli el” işlevi gören şirketler tarafından ele geçirildiği veya hadım edildiği bir süreç yaşanıyor! Hem Amerika’da hem de dünya genelinde yaşanıyor bu süreç.

Şirketler hem de pornografik algılama biçimleri üzerinden kitleleri de yönlendirecek güce ulaşarak devletleri esir almış durumdalar!

Bunun en tipik örneği son Amerikan seçimleri oldu. İmaj endüstrileri seçimlerin kaderini belirledi. İmaj endüstrilerini kontrol eden bir kaç Leviathan’ı / canavarı andıran şirket sadece devletleri değil yeryüzündeki bütün kitleleri kontrol etme ve yönlendirme gücüne ulaşmış durumda! Felâket filmleri gerçek oluyor sanki!

Amerika’da devlet başkanının twitter hesabını engelleyen, kapatan bir şirket, Amerikan başkanından daha güçlüdür, demektir bu; Amerika’ya da, Amerikan başkanına da hatta giderek bütün dünyaya da bu Leviathan şirketler hükmediyor, çeki düzen veriyor anlamına gelir bu, kaçınılmaz olarak.

Dün, modern devleti Leviathan (canavar) olarak tanımlamıştı Thomas Hobbes. Bugün Leviathan, devletler değil şirketler artık!

Allah bu dünyayı, insanlığı bu canavar şirketlerin ve şer-şeytan kılıklı adamların şerrinden korusun.

  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89