2 Eylül Beytüşşebap Saldırısının Canlı Tanığı Vali Baydaş: "Terörsüz Türkiye Bir Zafiyet Değil, Sahadaki Başarının Ürünüdür"

2 Eylül Beytüşşebap Saldırısının Canlı Tanığı Vali Baydaş: "Terörsüz Türkiye Bir Zafiyet Değil, Sahadaki Başarının Ürünüdür"
2 Eylül 2012 gecesi Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi, terör örgütü PKK’nın geniş kapsamlı ve doğrudan kamu düzenini hedef alan en ağır saldırılarından birine sahne oldu.

O dönem mülki idare amiri olarak ilçede görev yapan Beytüşşebap Kaymakamı -şimdiki Rize Valisi- İhsan Selim Baydaş, hedef alınan kaymakamlık konutunda patlayan bombalara ve çatışmalara rağmen görev yerini terk etmedi, PKK’lı teröristlerle çatışmaya girerek kurşun sıktı. Yıl dönümünde o karanlık geceyi, sonrasında yaşananları ve Türkiye’nin geldiği noktayı değerlendiren Vali Baydaş, geçmişin acı hatıralarından hareketle bugün ulaşılan "Terörsüz Türkiye" vizyonunun tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı ve bunun masa başında değil, sahada kazanılan büyük bir zaferin sonucu olduğunu belirtti.

"Birkaç Defa Suikast Atlattık, En Ağırı 2 Eylül’dü"

Türkiye'nin terörle mücadelesinde hafızalara kazınan en ağır gecelerden biri olan 2 Eylül 2012 Beytüşşebap saldırısı, yıl dönümünde dönemin canlı tanığı ve mücadelenin simge isimlerinden Rize Valisi İhsan Selim Baydaş tarafından yeniden değerlendirildi. Saldırı anını ve o dönemin çetin mücadele şartlarını aktaran Vali Baydaş, Beytüşşebap’ın coğrafi konum itibarıyla stratejik ancak bir o kadar da zorlu bir noktada bulunduğunu hatırlatarak, “2011-13 döneminde Beytüşşebap Kaymakamlığı yaptım. Daha sonra Elazığ Vali Yardımcılığına atandık, o süreci tamamladıktan sonra. O kaymakamlığım süresince de birkaç defa suikast atlattık, birkaç defa saldırı yaşadık. Bunun en ağırı 2 Eylül 2012 günüydü. Tabii çok zor zamanlar. Şimdi konuştuğumuzda rahatlıkla konuşuyoruz ama o zamanın şartları, o zamanın mücadele imkanları sağlıklı, kolay imkanlar değildi. Beytüşşebap konumu itibarıyla çok zorlu bir coğrafyadadır. Şırnak, Hakkari, Van üçgenindedir. Çok güzel bir coğrafyadır, evvela onu söyleyeyim. Şimdi Faraşin Vadisi muhteşem bir vadidir. Çok güzel yaylaları olan bir yerdir. Şimdi, şu an çok güzel bir turizm mekanıdır aslında. Dağ turizmi mekanıdır, yayla turizmi mekanıdır. Ama maalesef o zaman terör örgütünün de hedef gözettiği yerlerden bir tanesiydi. Biz o zaman öyle bir ağır da bir saldırı yaşadık, komple ilçe olarak bir saldırı yaşadık. Tabii bizim kaymakamlık konutumuz da o zaman saldırıya uğrayan yerlerden bir tanesiydi. Bir ağır hatıra olarak artık zihinlerde duruyor.” dedi.

"Devletimiz O Gece Dimdik Ayakta Kaldı"

Kaymakamlık konutunun doğrudan hedef alındığı eylemde bomba tesiriyle kulak zarının patladığını ve süreç içinde operasyonlar geçirdiğini belirten Vali Baydaş, o süreçteki hissiyatını ve idari mücadeleyi şu sözlerle dile getirdi: "O gün 10, sonraki takip operasyonlarında da yine şehitlerimiz oldu. Belki hayatımın, idareciliğimin en ağır günlerinden bir tanesiydi. Birkaç gününden bir tanesiydi. Kamu kurumlarını, postaneyi, hastaneyi, bankayı yeniden ayağa kaldırmak; maiyetimizdeki personelin moralini yüksek tutup hayatı tekrar işler hale getirmek kolay değildi. Ama Elhamdülillah devletimiz orada dimdik ayakta kaldı ve tüm yaraları hızla sardık. Emniyet ve askeri güçlerimiz eylemi başarısızlığa uğratarak püskürttü.”

"Ateşin İçinden Çıktı, Adını İbrahim Koyduk"

Saldırının ailevi boyutuna da değinen Vali Baydaş, yaşadıklarının çocuklarına yansıyan etkisini duygusal bir detayla paylaştı. O dönem büyük oğlunun henüz 1,5 yaşında olduğunu, ortanca oğlunun ise annesinin karnında 7 aylık olduğunu belirten Baydaş, "Şehitlerimiz var, rahmet okuyoruz. O zamanki, o günkü benim görev sürem boyunca da başka da şehitlerimiz vardı. Allah rahmet eylesin her birine, bütün şehitlerimize. Ailecek o günü her yıl hatırlarız. Zaman geçtikçe artık böyle hatıra olarak yad ediyoruz. Hanımla anarız o gün geldiğinde. O zaman büyük oğlumuz 1,5 yaşındaydı. Ortanca oğlum annesinin karnındaydı. Daha henüz doğmamıştı, 7 aylıktı. Ortanca oğlum adeta bir dünya ateşin ortasından sağ çıktı. 'Bu kadar ateşten sağ çıktıysa adını İbrahim koymalıyız' dedik. Şimdiyse liseye gidiyor, öbürü lise 2'de. Zor zamanlardı ancak Elhamdülillah hepsini aşmış bir Türkiye'deyiz" ifadelerini kullandı.

"Terör Söyleminin Geride Kaldığı Yeni Bir Sürece Adım Atıyoruz"

Hem yurt içinde hem de Suriye ve Irak hattındaki gelişmelerin yeni bir döneme işaret ettiğini vurgulayan Baydaş, geçmişte yaşanan acı tecrübelerin geride kaldığı ve birlik duygusunun ön plana çıktığı bir sürecin eşiğinde olunduğunu belirtti. Sözlerinde "Türkiye Yüzyılı" vizyonuna ve kardeşlik vurgusuna dikkat çeken Vali Baydaş, şu değerlendirmelerde bulundu: “Tabii şu an terörsüz Türkiye konuşuyoruz. Bu meselelerin artık geride kaldığı; hem bütün Türkiye açısından, Suriye ve Irak'taki gelişmeler de onu gösteriyor, bunların geride kaldığı bir süreci konuşuyoruz. İnşallah gelecek adına bu kardeşliği, birlikteliği pekiştirecek, ülkemizin ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefini pekiştirecek bir sürece adım atıyoruz. Bunlar da o dönemin bugünkü tecrübeleri doğuran acı hatıraları olarak belleğimizde yer alıyor.”

"Terörsüz Türkiye Bir Zafiyet Değil, Sahadaki Başarının Ürünüdür"

Türkiye'nin 1984'ten bu yana sürdürdüğü terörle mücadelesinde gelinen aşamayı "kırılma noktası" olarak tanımlayan Vali Baydaş, Meclis zemininde ve milli iradenin güçlü desteğiyle şekillenen "Terörsüz Türkiye" sürecinin bir zafiyet değil, aksine sahada kazanılmış büyük bir başarının sonucu olduğunun altını çizerek, “Bir devletin bütün müesseseleriyle topyekün attığı bir adım ve bu özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi zemininde çözülmüş oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin tecelligahıdır diyoruz. Milli irade bu işe ‘evet’ dedi ve belki de Meclisin görülmemiş bir oy oranıyla kabul edildi bu kanun. Tabii biz terör belasını uzun yıllar her sokağımızda, her şehrimizde, her hanemizde yaşamış bir milletiz. Her yerde şehitlerimiz var. Şurada Karadeniz Sahil Yolu'ndaki üst geçitlerin her birinde bir şehidimizin ismi var. Okullarımızda şehitlerimizin isimleri var. Sokaklarımızda, mahallelerimizde şehitlerimizin ismi var. Şehit ailelerimiz, gazilerimiz bizim her yerde, her zaman ilk önceliğimiz oldu. Ama gelinen bu süreçte bu meselenin ülkenin geleceği açısından, devletin, milletin geleceği açısından çözülerek yola devam edilmesi iradesi konuldu.” şeklinde konuştu.

"Cumhurbaşkanımızın Liderliğinde Meclis’te Şekillenen Güçlü İrade Devlet Politikasına Dönüştü"

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve yerli savunma sanayisinin katettiği mesafeye dikkat çeken Baydaş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Terörsüz Türkiye süreci evvela bir başarının ürünüdür; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve savunma sanayimizin başarısıyla ulaşılan bir neticedir. Bir başarıyla artık geleceğe başka bir kapı açmanın bir yoludur, bir yol haritasıdır. İnşallah başarıya ulaşması için bütün aksi gayretlere, bütün dış müdahalelere göğüs gererek, siper olarak bu işi neticeye götürmemiz lazım. Hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu irade Mecliste şekillendi. Müzakereleri yapıldı, çok açık komisyon toplantılarıyla süreç gitti ve bir ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine giriliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ortaya koyulan o güçlü irade, devlet politikası olarak yürütülüyor. Bu kolay bir süreç değil, elbette dış etkilerle bu süreci rayından çıkarmak isteyenler olacaktır. Ancak dikkatle, titizlikle ve toplumsal mutabakatla bu sürece sahip çıkmalıyız. Milletin, devletin geleceği açısından ortaya konulmuş, Mecliste ortaya konulmuş o güçlü iradenin inşallah devlet politikası olarak da devam ederek vatandaşın da hüsnükabulüyle neticeleneceğine inananlardan bir tanesiyim. 40 yılı aşkın süredir devam eden bu belayı geride bırakıp 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerine odaklanan yeni bir geleceğin kapısını açıyoruz."

ishak-gungor-ibrahm-koroglu-ihsan-selim-baydas-ali-koroglu.jpg

HABERE YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.