70’lik Delikanlının Tiyatro Aşkı
Kalabalık bir ekip ile İstanbul’da yarışmaya gitmek için hazırlıklarını yapan ekip içerisinde bir kişi özellikle dikkatleri üzerine çekiyor. Yaşına rağmen gençleri bile tiyatro sevgisiyle geride bırakan Zekeriya Dede….
2000 yılında Tiyatro Yönetmeni Yavuz Alaca ile yolları birleşen Zekeriya Dede 11 Yıllık ilk oyunu Deliler ile sahne ile buluştu. Ardından 1212 Gün,Deliler 2, İpsiz Recep ve Aşk Olsun ile bir çok rolde başarılı performanslar ortaya koydu.
Tiyatroya olan inancı ve sevgisi bugünkü genç tiyatroculara örnek olacak şekilde devam ediyor.70 yaşındaki Delikanlı Tiyatrocu zaman zaman rol aldığı sahnelerde itilip kakılıyor yeri geliyor ağlıyor yeri geliyor gülüyor ve eğleniyor. En zor rollerin bile üstesinden gelen 70’lık Dedemiz şimdide İstanbul’da yarışmaya , ödül almaya yola koyuluyor.
Rize ili Zekeriya Dede’yi daha yakından tanıyıp daha fazla sahip çıkmalı.
Zekeriya Dede’mizi birde Abdurrahman Arkadaşımızın Kaleminin ele aldığı anılarla yakından tanıyalım….
Gurbet ellerinde şoförlük yaptığı zamanlar da bir tiyatro ekibini turneye götürmeye karar verir. Yolculuk gününe kadar her şey yolunda devam ederken, yolculuğa ramak kala bir oyuncu oyunda oynamak istemez ve ekibi yüz üstü bırakır.İşte kahramanımızın hikayesi de bura da kendine yaşama adım hakkı bulur.
Bu olayla tüm ekibin moral men solmuş güllere büründüğünü gören Zekeriya ağabeyimiz, kimselerin beklemediği bir nidayla “ bu rolü ben oynarım” sözü, ortamı yeniden tüm çiçekleri özlediği renklerine kavuşturmayı bekleyen bahara çevirdi.Rolü layıkıyla sahneleyip,tekrardan günlük yaşayışına adapte olduktan sonra tiyatro ile bağlarını uzun fakat hasretli bir kıskaca bıraktı.
Aradan yıllar geçti, Zekeriya Ağabey , Zekeriya Amca akabinde Zekeriya dede oldu.Fakat kalbinde tazeliğini koruyan tiyatro aşkı ,hala kendini canlı tutuyordu.Bu aşkın artık karşılık bulması gerektiğini tastikleyen Cenap-ı Hak ,karşısına şoförlük yaptığı şantiyede bir tiyatro yönetmeni çıkardı.Velhasıl bir sohbet esnasında bu yönetmene tiyatro aşkını ifa ettikten sonra ,”beni tiyatroya alır mısın ? “ sorusunu yönetti. Cevabı tahmin etmek zor olmasa gerek…
Tamı tamına 40 yıl sonra bir aşk karşılık bulmuş, bir sevda mecalini kaybetmiş yapraklardan yeşermişti.Fakat bu aşk uzun süre yeşilliğini korumayacak ,hastalıklar Zekeriya dedemizin yakasını bırakmayacaktı.Her zorlukta sanatı ön planda tutan o ise , hiçbir zorluğu
“engel” makamına layık görmeyecekti. Aslında bu manzara onun hayat özetiydi.Nitekim kendisine “provaya gidemezsin “diyen patronuna “gideceğim” cevabını verecek,bunun üzerine “ gidersen kovarım “ cevabı alacaktı ,fakat cevap onda aynıydı “ kov ama gideceğim “ .Sanatla gönül arasında ince ruhu kavramayan patronuysa “ne var orada , cenaze mi ? “ sorusuna ,kahramanımız sanat üstatlarının bile fikirlerinde zikredemeyecekleri bir lüğatla cevabını verecekti “ cenazeyi bensiz kılarlar,lakin bensiz o oyunu oynayamazlar”. 5 yıl önce ipsiz recep emice oyunu oynanırken rahatsızlık geçirdi. Doktorlar acil ameliyat olması gerektiğini söyledi. O ise ‘benim oyunum var, oyundan sonra ameliyat olayım’ demiş doktorlar ameliyat olmazsan ölürsün deyince ‘ben arkadaşlarımı bırakamam ölürsem de sahnede öleyim’ diyecek kadar tiyatro sevdalısı.
Evet,baypas ameliyatı geçirmesine rağmen 70 yaşında sahnelerde koşturan Zekeriya DURMUŞ bugün hala sahne arkadaşlarının yanında yer alıyor.Tüm bunlar içindeki sanat aşkını iflah etmiyormuş gibi 14 Mayıs’ta ekibiyle beraber Üniversiteler Arası Tiyatrolar Festivaline katılmak suretiyle İstanbul turnesine çıkıyor.Tiyatro adına “gerekirse sahnede ölürüm” diyerek kendisine dur desturunu çeken doktorlara veto çekmiş bir gönüldaşı yakından tanımak istiyorsanız , 15 Mayıs 20.00 ‘da Kartal Bülent Ecevit Sahnesinde olacak.
Gönlünüzde yaşayan nice sevdanızın bir gün inanmanın zaferleştireceği mutluluğu yaşamanız selametiyle…
