Erzurum'da böbrek taşı ameliyatı sonrası ölümde doktora "taksirle ölüm" davası

Erzurum'da böbrek taşı ameliyatı sonrası ölümde doktora "taksirle ölüm" davası
Erzurum’da özel bir hastanede böbrek taşı ameliyatından 2 gün sonra hayatını kaybeden 60 yaşındaki Seval Günaydınlı'nın ölümüyle ilgili uzman doktor M.B.K. hakkında "taksirle ölüme neden olmak" suçundan dava açıldı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, 4 Mayıs 2025'te 60 yaşındaki Seval Günaydınlı'nın kentteki özel bir hastanede yapılan ameliyat sonucu hayatını kaybetmesi üzerine olayda ihmali bulunduğu öne sürülen uzman doktor M.B.K. hakkında "taksirle ölüme neden olmak" suçundan başlatılan soruşturma tamamlandı.

Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, müşteki beyanları, sanık savunması, Adli Tıp Raporu, İdari Tahkikat Dosyası ve raporlar yer aldı.

İddianamede, müştekilerin avukatı Yusuf Çakal'ın sunduğu şikayet dilekçesine de yer verildi.
Dilekçede, Günaydınlı'nın daha önce geçirdiği sezaryen ameliyatları nedeniyle mesanesinin normal anatomik yapısının bozulduğu ve sağ üreterinin normal yerinde olmadığı halde böbrek taşı ameliyatının sürdürüldüğü belirtildi.

Ameliyatın ardından gelişen komplikasyonun ayrıntılarının hastane kayıtlarına açık şekilde yazılmadığı ifade edilen dilekçede, komplikasyonun zamanında fark edilmemesi ve gerekli müdahalenin yapılmamasının tıbbi standartlara aykırı olduğu öne sürüldü. Dilekçede ayrıca bu durumların, ameliyatı gerçekleştiren doktorun gerekli özeni göstermediğini ortaya koyduğu iddia edildi.

İddianamede, Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulundan M.B.K. hakkında soruşturma izni istendiği ve iznin çıktığı, bu karara M.B.K'nin itiraz ettiği, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirtildi.

- Doktor, yaptığı işlemlerin tıbba uygun olduğunu savundu

Sanık M.B.K'nin, tahkikat aşamasında ve kollukta alınan ifadelerinde, yaptığı işlemlerin tıbba uygun olduğunu öne sürerek, üzerine atılı suçları kabul etmediği aktarıldı.
İddianamede, Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun raporuyla ilgili şunlar ifade edildi:
"Mevcut belgelere göre kişinin ölümünün ürosepsis (idrar yolu enfeksiyonunun kan dolaşımına yayılarak tüm vücutta ciddi ve yaşamı tehdit eden bir iltihabi yanıt oluşturduğu acil bir tıbbi durum) ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, sağ yan ağrısı ve bulantı şikayetleri ile 1 Mayıs 2025'te özel hastane acil servisine başvuran, tetkiklerinde beyaz küre yüksekliği ve böbrekte taş tespit edilen hastanın M.B.K. adına servise yatırılarak takip edilmesinin uygun olduğu, ancak hastanın piyelonefritik böbrek olarak değerlendirilerek öncelikli olarak üriner drenajın sağlanması gerektiği, dolayısıyla hastanın böbrek taşını kırmaya yönelik ameliyata alınmasının tıbben uygun olmadığı, diğer yandan ameliyat yerine drenaj yapılması halinde dahi sepsis riskinin olduğu cihetle kurtulmasının kesin olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur."

İddianamede, sanık M.B.K'nin "taksirle ölüme neden olmak" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Müştekiler avukatı Yusuf Çakal, AA muhabirine, Günaydınlı'nın sağ karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuru yaptığını, acil serviste değerlendirme sonucu servise yönlendirildiğini söyledi.

Sonraki gün yapılan değerlendirmeler sonucunda ameliyat kararı verildiğini ifade eden Çakal, "Ameliyattan önce yapılan tahliller neticesinde müvekkilin beyaz küresinin düşük olduğu ve diğer kan tahlillerinde ameliyat edilmesine sakınca herhangi bir durum olmadığı yönünde bir kanaate varılıyor ve ameliyata alınıyor. Ameliyata başlandıktan sonra sağ kısımda bulunan böbreğe müdahale edilmesi esnasında idrar torbasının üst kısmında geçmişte müvekkilinin sezaryen geçmişi olmasından kaynaklı olarak tahribatlar olduğu görülüyor." dedi.

- "Ameliyattan sonra enfeksiyon gelişiyor ve 2 gün sonra rahmetli oluyor"

Çakal, bu noktada doktorun diğer servis birimlerine başvuru yaparak ameliyata devam edip etmeme hususunda onay alması gerektiğini savunarak, şöyle devam etti: "Fakat doktor bey bu müdahaleye devam ederek müvekkilin sağ kısmında bulunan böbrek taşını alıyor. Ameliyattan sonraki süreçte müvekkilde enfeksiyon gelişiyor ve 2 gün sonra müvekkil rahmetli oluyor. Müvekkile bu ölüm neticesinde herhangi bir otopsi raporu hastane tarafından düzenlenmiyor. Bizler de müvekkilin ailesinin tarafımıza başvurmasından sonra bu olayı detaylı baştan sona anlatır ve doktorun kusurlu olduğunu düşündüğümüz tarafları bildirir şekilde Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve şikayet dilekçemizi sunduk. Soruşturma izni için Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı Sağlık Bakanlığına başvuru yaptı ve neticesinde doktor hakkında soruşturma izni verildi. Doktor tarafından bu soruşturma iznine itiraz edildi ve bu itirazlar reddedildikten sonra soruşturmaya devam edildi."

Adli Tıp Kurumuna başvuru yapılarak değerlendirme raporu talep edildiğini anlatan Çakal, "Gelen bu rapor neticesinde ameliyata alınmadan önce müvekkillerin annelerinin enfeksiyon değerlerinin yüksek olduğu ve ameliyat edilmeden önce servise yatırılarak takip edilmesinin uygun olacağına ilişkin rapor tanzim edildi. Yine müvekkillerinin annelerinin vefatından sonra otopsi raporu düzenlenmemesinin de kusurlu olduğuna ilişkin rapor tanzim edildi. Adli Tıp Kurumu ayrıca müvekkilerin annelerinin idrar torbasındaki zedelenmelerin ameliyat esnasında doktor tarafından değerlendirilerek ameliyata devam edilip edilmemesi hususlarında doktorun değerlendirmemesinden kaynaklı olarak da kusurlu olduğuna ilişkin rapor tanzim etti. Anlatmış olduğumuz hususlar doğrultusunda sanık hakkında taksirle ölüme sebebiyet vermekten kaynaklı olarak dava açıldı." diye konuştu.

Kaynak:AA

HABERE YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.