Hastalığı Bu Mektupta Gizli

Hastalığı Bu Mektupta Gizli
İsmi Emin Ali Ayvaz... Rize Derepazarlı… Ölüme gün sayıyor…

Rize’nin önemli isimlerinden Emin Ali Ayvaz, hastalığını kağıda yazdığı makalelerle anlatıyor.

Rize Derepazarlı Emin Ali Ayvaz, Ramazan ayında öksürük ve aşırı terleme şikayetiyle başvurduğu hastaneden aldığı sonuçla şoka uğradı. Ayvaz’a akciğer kanseri teşhisi konulmuştu.

Ramazan ayından sonra hastaneye kaldırılan Ayvaz Trabzon Nümune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ölüme gün sayıyor. Hastalığının ölümcül yanının farkında olduğunu belirten Ayvaz, “Öleceğim biliyorum. Olsun ne yapalım arkamdan insanlar şiirlerimi okurlar” dedi.

emin.jpg

Okuduğu şiirlerle dinleyenleri büyüleyen Ayvaz’ın yürek yakan şiirinden bir kesit: “Hadi gelin bakın neler oluyor. İnsanları Çernobil alıp gidiyor. Karadeniz ölüm saçıyor. Çernobil ile yok bilin dostlarım. Trabzon’la Rize’ye yaptın bir oyun, ey Rusya yok olsun ülkenle soyun utanmadın bize yaptın bir oyun. Çernobil ile yok olduk bilin dostlarım”

 

AYVAZ’IN HAYATI

Emin Ali Ayvaz 20.12.1950 tarihinde Rize’nin Derepazarı ilçesinin Bahattinpaşa (Hama) köyünde doğmuştur. İlkokulu Bahattinpaşa İlkokulunda tamamlamış, 11 yaşında Kendirli (Ğoloz)’de Kuran Kursuna başlamış, orada iki sene eğitim gördükten sonra Derepazarı Kuran Kursunda bir sene ve Fıçıcılar (Varangoz) da iki sene Arapça okumuştur. Ayrıca Eriklimanı (Malpet) mahallesi camiinde Çaykara –Şinekli Hasan Fehmi Kadıhasanoğlu Hocadan özel dersler almıştır. Derepazarı’nda 1967’de icazet almasına rağmen hiç hocalık yapmamıştır.

1970’e kadar Türkiye’nin birçok yerini gezen Âşık, askerliğini 1970’de İzmir’de yapmış, 1974’de Rize’nin Pazar ilçesinde bir sene lokantacılıkla uğraşmıştır. 1986’da ise hacca gitmiştir.

Şiire başlama yaşını ve sebebini hatırlamasa da, kendisiyle yaptığımız görüşmede çok gençken rüyasında ölecek insanları görebildiğini söylemiştir. Yine kendi ifadeleriyle bu durum şimdi söz konusu değildir. Son zamanlara kadar köyde ölen olursa bir tarafa ölüm tarihlerini ve kimliklerini yazmayı alışkanlık hâline getirmiştir.

Ailesi İkizdere’nin İksenet Köyünden göçmedir. Dedesi Durali Ayvaz da medrese mezunudur. Babası Aziz Ayvaz, vefatından sonra bir gece rüyasına girmiş ve kendisine dua etmiştir.

Âşık Emin Ali Ayvaz herhangi bir müzik aleti çalamadığını ve gençken Yunus Emre’nin şiirlerini okuyup çok etkilendiğini söylemektedir.

Şiir yazarken ölçüsüne dikkat etmemekte ve vezin kaygısı gütmemektedir. Buna rağmen bir şiir aklına düşünce, vezinli ve kafiyeli bir biçimde bir oturuşta yazıp bitirmektedir. Yetmişli yıllarda tek bir yaprak olarak bastırdığı şiirlerini pazarlarda yüksek sesle okuyarak sattığını ve çok rağbet gördüğünü söylemektedir. Yalnız, yıllardır şiir yazamadığını ve eski şiirlerinin de bir çoğunu kaybettiğini belirtmekte; destan olarak pazarlarda satılanlardan insanların elinde kalıp kalmadığını ise bilmediğini söylemektedir.

Haber:Batuhan Hazar ÇAVDAR