İkizdere'nin Rövanşı Mı?

İkizdere'nin Rövanşı Mı?
Komisyonda görüşülmeye başlanan Tabiat ve biyolojik çeşitlilik tasarısı çevrecileri ayağa kaldırdı.Tasarının Rize İkizdere'deki Hes yapımının durdurulmasına misilleme olarak hazırlandığı öne sürülüyor

TBMM Çevre Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı” çevrecileri ayağa kaldırdı.

Bu düzenleme ile,doğal yaşam alanları ve temiz su havzalarının ortadan kalkacağını savunan çevreciler, tasarının geri çekilmesini istediler. Meclis komisyonu ise görüşmelere devam kararı aldı.

Tasarı ile doğal SİT alanı ilan edilen sulak alanlar, milli parklar, tabiat ve yaban hayatını koruma alanlarını belirleme yetkisi Çevre Bakanlığı, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Kuruluna devrediliyor. Bu yetki halen Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarına ait bulunuyor. Bu kurullar, yeni düzenlemeyle yetkilerinin önemli bir bölümünü kaybedecek. Sadece arkeolojik alanlar ve dünya miras listesindeki alanlardan sorumlu olacak.

İKİZDERE’NİN RÖVANŞI
Akademisyen ağırlılığına sahip olan Kültür ve Tabiat Varlıkları Korumu Kuralları, DSİ’nin baraj inşa etmek istediği Rize İkizdere vadisini SİT alanı ilan etme kararında olduğu gibi, bağımsız karar verme geleneğini sürdürüyor. Çevre Bakanlığı bünyesinde kurulacak olan yeni kurulda ise, bürokratların ağırlığı tepkileri artırıyor.

Tasarının geçici maddesiyle bu kurula, geçmişte ilan edilmiş olan doğal SİT alanı kararlarını gözden geçirme yetkisi veriliyor. Böylece önceki SİT kararları değişikliğe açık hale gelecek. SİT alanı ilan edilip “mutlak koruma” altına alınmış olan doğal alanlar, koruma dışına çıkarılabilecek. Çevreciler, tasarının Karadeniz’deki ünlü İkizdere vadisi için verilen kararın “Rövanşı” olduğunu öne sürüyorlar.

ÇEVRECİLER AYAKTA
Çevreci örgütleri tasarıya “Tabiatı bozma yasası” adını verdi. STK’ların temsilcileri TBMM komisyonunda şu görüşleri savundu.

Ahmet DEMİRTAŞ: ( Kırsal Çevre Sorunları Derneği) Tasarı, korunan alanları sermayeye peşkeş çekecek şekilde düzenlenmiştir. Dünyada sadece Doğu Karadeniz’de bulunan ladin ormanları gibi alanlar, kullanıma açılma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Buket DIVRAK (Doğal Hayatı Kouma Vakfı):  Biz tabiatı korumak için mi bu yasayı hazırlıyoruz, yoksa korumak adı altında, oraları kullanıma açmak için mi? ‘AB istediği için bu yasa çıkarılıyor’ iddiası doğru değildir, AB, tasarıdaki düzenlemelere karşı olduğunu açıklamıştır.

Engin YILMAZ( Doğa Derneği): Tasarıdaki düzenlemeler yasalaşırsa, doğa için geri dönülemez tahribatlara yol açacaktır. Bu  kıyımdan vazgeçilmelidir.

Osman ERDEM (Kuş Araştırmaları Derneği): Tasarının ilk hazırlık çalışmasında yer almıştım. Ancak bugün tasarının geldiği nokta tam bir hayal kırıklığıdır.

Nevzat CEYLAN (Doğa Koruma Vakfı):  1993-1995 yılları arasında Milli Parklar Genel Müdürlüğü yaptım. Türkiye doğa koruma konusunda sınıfta kalmıştır. Tasarıyla doğa koruma konusunda biraz daha geriye gidilecektir. Rahmetli Özal'ın bu ülkeye en büyük iyiliği; Göcek, Köyceğiz, Foça’yı Çevre Koruma Alanı ilan etmesidir. Bu yüzden oralar bugüne kadar korunabildi..