Rizeliler Kan Kusuyor
Uzun bir zamandır aranızda olamadım.Doğduğum topraklarda Karadeniz’in incisi Rize'de idim.Tam bir ay bu toprakların insanlarıyla birlikte oldum. Adım adım dolaştım Rize’yi…
Onlarca vatandaşla sohbet etme imkânı buldum.
Maalesef hayatından memnun olan kimseyle karşılaşamadım.
Başbakana sitemler hat safhada idi.
Çay üreticileri ise oldukça dertli…Bir dokun bin ah işit.
Oysaki, AK Parti son genel seçimlerde en yüksek oyu Rize’den almıştı.
Vatandaşa bunu sordum…Hepsinin cevabı aynı oldu.
‘’Evet, hemşerimiz diye oy verdik, şimdi bize kan kusturuyor. Çay üreticileri olarak bizleri Başbakan özel sektörün kucağına atıyor. ÇAYKUR çayımızı almıyor, bizde mecburen özel sektöre düşük fiyata çayımızı satmak zorunda kalıyoruz’’
Temel amca ile biraz sohbet ediyorum, amca dertlimi dertli…
‘’Bak uşağum ‘’diye başlıyor.
‘’Ben bütün akrabalarıma Tayyibe rey attırdım ne de olsa bizim uşak bize hizmeti olur diye… Nerde tam tersi oldu,bizu peruşan ettu uşağum.Ben hacıyım yalan söylemem ALLAH bunun hesabını benden sorar.Ha bu bizi yönetenler gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor uşağum.Karadeniz perişan çay üreticisi kan ağlıyor.Çay artık para etmiyor. Emekli maaşlarımız da olmasa inanun aç kalacağuz’’
Birde Batum vakası var ki oda içler acısı…
Gürcistan’la sınır olmamız ve vizenin kalkması ile Karadeniz’in tamamı Bayburt, Gümüşhane ve Erzurum’da dâhil hepsi Batum’a akıyor.
Bölgenin ekonomisi tamamen Batum’a kaymış durumda.
Ne mi var Batum’da…
Çok yıldızlı oteller, kumarhaneler ve kazinolar yetmedi seks turizmi.
Batum’da Türk girişimciler çok fazla neredeyse Batu’mun gayri meşru işleri Türkler tarafından yapılmaktadır.
Anlayacağınız tam bir felaket.
Son zamanlarda Karadeniz bölgesinde Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin doğa turizminde adını duyurmaya başladı.
Ama bu yeterli değil.
Doğa turizmi bölge insanına ekonomik olarak ciddi destek sağlayacaktır.
Bir diğer büyük sorun ise Hidro Elektrik Santralleri.
Bu sorun sadece Karadeniz Bölgesi’nin değil ülke olarak hepimizin sorunudur.
Sadece doğaya vermiş olduğu zararın dışında çoğu insanın yeterli bilgiye sahip olmaması hatta hiç bilgisinin olmadığı bir önemli bir konudur.
Çevrecilerin deyimi ile dere soykırımı yapılmaktadır.
HES’lerin verdiği geri dönüşümsüz zararları, yaptığı doğal katliamlar ve yüzyıllardır özgürce akan, yaşam kaynağımız olarak bu bölgeye hayat veren sularımıza karşı girişilen soykırımın bir belgesi niteliğindedir.
Bunu kimse göz ardı edemez.
Ankara ve İstanbul’dan masa başında projelendirilerek yapılan sanal açılışlar ile kendi çevresindekileri kanatlarının altına alarak çevreci nutuklar atan sözde çevreciler artık bu kararın gereğini yapmalıdır.
Bölgemizde yapımı devam eden ve proje aşamasındaki bütün HES’ler bir an önce durdurulmalı ve verdikleri zararların tazmini için gerekli işlemler yapılmalıdır.
Eee Rize de HESCİ Rio da çevreci bir başbakanımız var.
