Turan: Çanakkale'de Teknoloji İmana Yenildi
Araştırmacı Tarihçi Yazar Mustafa Turan, “Destanlaşan Çanakkale” isimli konferansı ile Rize’de dinleyenleri duygulandırdı. Turan, Rize’de düzenlenen “100. Yılda Destanlaşan Çanakkale” adlı konferansta Çanakkale ruhunu anlattı, "Çanakkale’de teknoloji iman karşısında dize gelmiştir" dedi.

Rize Özel İlgi Okulları ile Pekmezli Kur’an Kursu tarafından İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlayan konferansta Araştırmacı-Tarihçi Yazar Mustafa Turan, Çanakkale Zaferinin 100. Yıl Dönümünde “Destanlaşan Çanakkale” adlı bir sunum hazırlayan tarihçi yazar Mustafa Turan, salondaki davetlilere seslendi.


Konuşmasını sinevizyonla da destekleyen Tarihçi Yazar Mustafa Turan, Çanakkale Savaşları için, “Milletler ve Devletler zaferleri ile yücelirler, kahramanları ile yükselirler. Zaferleri ve kahramanları olmayan milletlerin ve devletlerin tarihi sığ bir göl gibidir. Oysa zaferleri ve kahramanları bol olan milletlerin ve devletlerin tarihi engin bir deryaya benzer. Tıpkı bizimki gibi. Ne Zaferlerimizi anlatmakla bitirebiliriz ne de kahramanlarımızı saymakla tüketebiliriz. Adeta sıradağlar gibi geçit yapar. Bunlar içinde Çanakkale, zaferlerimizin tacıdır. Türk Milletinin gönlünde Çanakkale abideleşmiştir, destanlaşmıştır” dedi.

Çanakkale'de iman teknolojiyi yendi, Çanakkale'den imanı çıkarırsanız geriye bir şey kalmaz diyen Mustafa Turan, Çanakkale Savaşı´nda 1 metrekareye ecdadımızın 5 litre kanı akmıştır. 1 metrekareye 6 bin mermi düşmüştür. Çanakkale hakkında yerli ve yabancı 2 binden fazla kitap kaleme alınmıştır. Dünya tarihinde hakkında bu kadar kitap yazılan bir başka savaş yoktur." ifadelerini kullandı.

Turan’ın konferansı sırasında bazı izleyiciler gözyaşlarını tutamazken, Mustafa Turan, Çanakkale'ye her gidişinde içinde bir sızı olduğunu dile getirerek, “Çanakkale'nin ne olduğunu önce Türk milletinin öğrenmesi, daha sonra çocuklarına öğretmesi gerekir" ifadelerine yer verdi ve “Çanakkale savaşları; tarihin akışını değiştiren, Türk'ün şan ve şerefini zirveye eriştiren, vatana sevgi duygusunu geliştiren, iman gücünü bayraklaştıran ve orada savaşanları kutsallaştırıp kahramanlaştıran görkemli bir destandır. Dünyayı yenenlerin ve kendilerini yenilmez sananların yenilgiye uğradığı Çanakkale; dünya tarihinde ve Türk milletinin belleğinde abideleşen, ebedileşen, heykelleşen, efsaneleşen bir büyük zaferdir. Çanakkale, 250 bin şehidin kefensiz yattığı, Türk’ün şanına şan kattığı ve bir devrin battığı yerdir. “ şeklinde konuştu.

Turan, geleceğe sağlam adımlarla yürümek için medeniyetin, tarihin ve kültürün iyi bilinmesi gerektiğine işaret etti. Zaferleri ve kahramanları çok olan milletlerin tarihlerinin de o denli zengin olduğunu belirten Mustafa Turan, "Tarihimize baktığımızda zaferlerimizi ve kahramanlarımızı saymakla bitiremeyiz. Ama bunların içinde Çanakkale’nin yeri başkadır. Çanakkale Zaferi, Türk Milletinin hafızasında, gönlünde ve dünya tarihinde abideleşmiş ve destanlaşmış bir zaferdir" dedi.

"Çanakkale Zaferi’ni iyi öğrenmeli ve sonraki nesillere de en iyi şekilde öğretmeliyiz. Çünkü Çanakkale’yi öğrenip, öğretmek bir şeref meselesidir" diyen Mustafa Turan, sözlerine şöyle devam etti: Bundan yüz yıl önce ecdadımız, ’Çanakkale Geçilmez’ ibaresini tarihin sayfalarına altın harflerle yazdırdı. Çanakkale’de metrekareye 5 litre kan döküldü. Öyle zamanlar oldu ki bir günde 18 bin şehit verdik. Ayrıca metrekareye 6 bin mermi düştü. Dünya’da böylesine şiddetli başka bir savaş yok. Ecdadımız bu şiddetli savaşı, imanı ile kazanmıştır. Çanakkale’de teknoloji, iman karşısında dize gelmiştir.

Çanakkale ruhunu yaşamak ve yaşatmak için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini belirten Tarihçi-Yazar Mustafa Turan, Seyit Onbaşı’nın 276 kilo ağırlığındaki top mermisini tek başına taşıdığı anları ve Bomba Sırtı’ndaki şiddetli çarpışmaları tüm detaylarıyla anlattı.


Turan, Bomba Sırtı olayını anlatırken Atatürk’ün hatırlarına da yer verdi. Mustafa Turan, Atatürk’ün, “Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre. Ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiçbirisi kurtulmamacasına şehit düşüyor. İkinci siperdekiler hemen onların yerine şimşek gibi gidiyorlar. Sarsılmak yok... Okuma bilenler Kuran-ı Kerim okuyor, bilmeyenler de kelime-i şahadet getirip ilerliyorlar. Emin olmalısınız ki bize, Çanakkale Muharebelerini kazandıran işte bu yüksek ruhtur” sözleri ile Çanakkale Savaşı’ndaki iman gücüne dikkat çekti.

Seyit Onbaşı’nın Balıkesir’deki köyüne kadar gittiğini, kızı ve torunu ile yaptığı röportajı da anlatan Yazar Turan, Azerbeycanlı Türkücü şair ve yazar Bahtiyar Vahapzade’nin “Geçmişine taş atanın geleceğine gülle atarlar” sözünden yola çıkarak ‘’Ecdad, tarih yapmaktan tarih yazmaya fırsat bulamamış ama gelin görün ki bugünkü nesiller ecdadın yaptığı o muazzam tarihi ve zaferleri okumaktan aciz. Ecdadımızın misyonuna sahip çıkarsan geleceğimiz daha aydınlık olacaktır. 18 Mart günü tüm cephelerde şehit düşmüş askerlerimiz için Kur’an, 3 ihlas, 1 fatiha okuyalım’’ ifadelerine yer verdi.

Turan, konuşmasında ayrıca Seyit Onbaşı’nın Çanakkale Savaşı’nda top mermisini kucağında değil sırtında taşıdığını ifade ederek, Çanakkale’de yapılan Seyit Onbaşı’nın kucağında top mermisi taşıdığı büstünü yetkililere düzelttiremediklerini ve tarihin gelecek kuşaklara yanlış aksettirilmesinin acısını yaşadığını sözlerine ekledi.

Konferansın sonunda Rize İl Müftüsü Yusuf Doğan’ın tüm şehitler için yaptığı duadan sonra Doğan tarafından Araştırmacı Tarihçi Yazar Mustafa Turan’a plaket verildi.
Program, Eğitmen Murat Gök nezaretinde Çanakkale Müzik Korosunun seslendirdiği eserlerin ardından Yazar Turan’ın kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.








