• BIST 106.991
  • Altın 151,653
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Rize 13 °C
  • Rize'de Trafik Kazası Can Aldı
  • İl Dışından Rize’ye Gelen ATM Fareleri Rize Polisinden Kaçamadı
  • Ovit Geçidi’ne Yılın Karı Düştü
  • Rize'de Trafik Kazası Can Aldı
  • İl Dışından Rize’ye Gelen ATM Fareleri Rize Polisinden Kaçamadı
  • Ovit Geçidi’ne Yılın Karı Düştü

Bayramlar Bayram Ola...

Mehmet Emin TOPRAK

“Ah o eski Ramazanlar…”, “Ah o eski bayramlar…” diye söze başlarız ya…

 İşte bu, bazı şeyleri kaybedişin serzenişi, bazı manevi değerleri kaybetmenin isyanıdır... İnsan bir anda diyor ki, o eski Ramazanlara ve bayramlara dönebilir miyiz? Diye. Hesap-Kitap ediyor ve artık o günler geçti, o anlara ve o atmosferlere dönmek imkânsız diyor içinden…

Ve çaresizlik içinde kıvranırken, çarenin, problemin içinde olduğu aklımızdan geçiyor. Zamanı tersine döndüremeyeceğimize göre, mevcut şartlardan “Azami istifade” yolunu denememiz gerekiyor.

Bazı anne-babalar, evlatlarına derler ya: “Bizim zamanımızda şöyleydi, bizim zamanımızda böyleydi. Hocalarımızı görünce önümüzü hemen ilikler ve hatta saygımızdan yolumuzu değiştirirdik” diye…

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Duygusal değil de, akıl mantık ölçüleriyle düşünelim. Çocuklarımıza dediklerimiz doğru ve fakat “Sende öyle yap” değil de, o günlerden ders alması için o çocuğu ikaz etmemiz gerekiyor. Çünkü zaman değişti, anlayışlar değişti, her şey değişti… Bu değişen şartları göz ardı etmeden yol haritaları çizmemiz gerekiyor.

Bediüzzaman Hazretleri’nin konuya temas eden şu sözünü hatırlatalım: “ Eski hal muhal, ya yeni hal veya izmihlal”.

İzmihlale düşmemek için yeni hali kabul etmeli ve “bir şeyi tamamen elde edemiyorsan, tamamen terk edemezsin.” Prensibini unutmamalıyız.

Hz. Ali’nin şu ibretli sözünü de hatırlatmak isterim. Ne diyor Hazret: “ Çocuklarınızı sizin yaşadığınız asra göre değil, onların yaşayacağı asra göre yetiştirin.”

Bütün bunlardan sonra, artık Ramazanlarımızı, bayram ve seyranlarımızı neşelendirmeye çalışmalıyız. Geçmişi düşünüp “Ah” diyeceğimiz yere, ebedi geleceğimizi düşünüp “oh” demeliyiz.

Dünyevi bayramlarımızı da bu açıdan bakınca süsleme yoluna gitmeliyiz. Mesela, arefe gününün akşam sevinci, bayram sabahının namazla başlayan sevinci, o sabahki kahvaltı, kahvaltıdan sonraki o ziyaretler ve ikramlar neye değmez ki…

O anları dolu dolu yaşamak bizim elimizde ve insanın kendi iç dünyası ile alakalıdır. Hani bir söz var ya: “ Sen neyi düşünüyor, neyi hayal ediyorsan o’sun.” Diye…

Onun için Müslüman’ın kitabında “ümitsizlik” diye bir kelime yoktur ve olmamalı… O mikrobun içimize girmesine fırsat vermemeliyiz.

                Hayırlı bayramlar… 

  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89