Beta, Kalp Kapakçığı Hastalığı Yapabilir

Beta, Kalp Kapakçığı Hastalığı Yapabilir
Beta mikrobuna karşı oluşan antikorlar, kalp kapakçığını yemeye başlıyorlar ve zaman içinde kalp kapakçığı hastalığına yol açıyorlar.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Akın, soğuk havada görülme sıklığı artan üst solunum yolu hastalıklarından ''Beta'' nın, tedavi edilmediğinde, ilerleyen yaşlarda kalp yetmezliğine ve kalp kapakçığı hastalıklarına yol açabildiğini kaydetti.


Akın, kış aylarında soğuk havada tutunabilen mikropların üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğunu belirtti.


Soğuk havayla birlikte aktif hale gelen mikropların başında boğazda iltihaba neden olan ve halk arasında beta olarak bilinen ''A grubu beta hemolitik streptokoklar''ın geldiğini söyledi.


Beta mikrobunun kişiden kişiye bulaştığını ifade eden Akın, betanın ani ateş, boğazda yanma, kızarıklık, boyunun yan tarafındaki lenf bezlerinde ağrı ve büyüme, yutkunmada zorluk, kusma ve şiddetli karın ağrısı ile kendini gösterdiğini belirtti.


Akın, ''Hastalık, tedavi edilmediğinde zaman içinde kendiliğinden geçer. Ancak, buradaki tehlike, zamanında uygun yöntemle tedavi alınmadığında, ilerleyen yaşlarda etkisini gösterebilen ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmesidir'' dedi.


İnsan vücudunun, enfeksiyon hastalığını yenerken bazı antikorlar ürettiğini anlatan Akın, ''Antikor geliştiğinde, suçlu mikrobu ararken kalp kapakçığını yemeye başlar. Böylece kalp kapakçıkları hasar görür ve romatizmal kalp kapakçığı hastalığına neden olabilir. Bu durumda da ilerleyen yaşlarda kalp yetmezliği gelişir ve beklenen yaşam süresi kısalır'' diye konuştu. Hastalığın, eklemlerde ağrı ve şişme, ciltte kızarıklık, istem dışı hareketler ve kalp kapaklarında hasarla seyrettiğini söyleyen Akın, tedavi edilmediği durumlarda akut romatizmal ateşe yol açabileceğini belirtti.


6-14 Yaş Riskli Grup
Betanın, özellikle 6-14 yaş grubundaki çocuklar için riskli olduğuna dikkati çeken Akın, şunları söyledi: "Çocuklar, ilkokul eğitimine 6 yaş grubunda başlamakta ve en az 8 yıl eğitime devam etmektedir. Solunum yolu mikrobik hastalıklarının en fazla görüldüğü yer de okullardır. Çocukların, sürekli kapalı ortamlarda zaman geçiriyor olmaları, daha önce nadiren karşılaştıkları hastalık etmeni ile daha fazla karşılaşmalarına yol açar. Okul yaşamı süresince karşılaşılan bu mikroba karşı kazanılan bağışıklık sonucu ilerleyen yaşlarda hastalığın görülme sıklığı azalır. Bu nedenle, bu yaş grubundaki çocuklardaki bulgulara özen gösterilmelidir."