Çaykur'da Neler Oluyor?
Rize Ticaret ve Sanayi Odası meclis salonunda, sektör temsilcileri ile basın mensuplarının katıldığı, çay sektörünün sorunlarının ve çözüm önerilerinin konuşulduğu toplantıda RTSO Meclis üyesi Hüseyin Bıçakçı söz alarak Çaykur yetkililerinin cevaplaması istemiyle bazı sorular yöneltti.
Bıçakçı, çay sektörünün içinde bulunduğu sorunların her yıl sezon öncesi konuşulduğunu ama çözüm anlamında hiçbir gelişme olmadığını belirterek, “Popülist politikalar terk edilmiyor ve çaydaki sorunları gidermek bu yüzden mümkün olmuyor” dedi.
YÜCE DÖNEMİNİ TARTIŞMAYA AÇTI
Hüseyin Bıçakçı, Çaykur yetkililerinin cevaplamasını istediği bir dizi soru da yöneltti.
“Çaykur, depolarında duran 28 bin ton çayı 2010 yılı Aralık ayında bilanço düzeltmek için satmış gibi mi göstermiştir?” diye soran Bıçakçı, “6 ay vadeli çay satışı yapılmış mıdır?”, “Bu satışlardan dolayı ortaya çıkan KDV’nin ödemesi ne şekilde yapılmıştır, kredi alınmış mıdır?”, “Eğer böyle bir hayali satış yapılmışsa devlet ve kamuoyu yanıltılmış olmuyor mu?”, “Bu iddia doğruysa, evrakta sahtecilik mi yapılmıştır?”, “Yerel medya organlarından hangilerine hangi paraların karşılığı reklam verilmiştir?” gibi sorularla Ekrem Yüce’nin genel müdürlüğü dönemini tartışmaya açtı.
Gündeme bomba gibi düşen ‘Çaykur’un hayali çay satışları’ yönündeki haberler birkaç günden beri Rize kamuoyunda şok etkisi yaratırken, Bıçakçı’nın açıklamalarından, Yüce döneminin bundan sonra da kamuoyu tarafından tartışılacağı anlaşılıyor.
Bıçakçı’nın sorularına benzer soruları 21 Nisan 2011 tarihli Kuzey Ekspres gazetesindeki köşe yazısında Celal Akaç da sormuştu..
İşte Akaç’ın ÇAYDAN GELEN PİS KOKULAR başlıklı o yazısı…
ÇAYDAN GELEN PİS KOKULAR
Çaykur 2010 yılında tarihi bir satış rekoru kırdı!
Hangi ticari zekânın ürünüdür bilinmez ama 30 Aralık 2010 tarihine kadar 97 bin ton çay satan kurum, bir günde tam 28 bin ton çay satıp, 2010 yılında tüm zamanların satış rekorunu kırarak toplamda 125 bin ton çay satışı gerçekleştirmiş oldu!
Evraklar böyle diyor da, gerçek bu mudur?
İşte bu durum biraz “su götürecek” cinsten!
BU SATIŞ NASIL GERÇEKLEŞTİ?
Muhasebe ve Mali İşler Daire Başkanlığının 24.01.2011 tarih ve 001147 sayılı 100.Yıl Çay Paketleme Fabrika Müdürlüğüne ve Yaş Çay Fabrikalarına yazılan bir talimat ile yapılan satışı inceleyelim.
Pazarlama Dairesi, İşletme Üretim Daire Başkanlığına 13.12.2010 tarih ve 2164 sayılı bir yazıda “bayilerimizin çoğunluğu Aralık ayı kotalarının eksikliklerini tamamlamak için aşırı şekilde paketli çay alımı için talepte bulunmaktadırlar” denmektedir.
Taleplere ilişkin evraklar kurum arşivlerinde vardır!
Bu yazışma, İşletme Üretim Daire Başkanlığının 14.12.2010 tarih ve 1025 sayılı yazısı ile Muhasebe ve Mali İşler Dairesi Başkanlığına iletilir. Yazı, 24.01.2011 tarihinde Muhasebe ve Mali İşler Dairesi Başkanlığına, yani binanın bir katından diğerine 40 günde ulaşır!
AKIL KARIŞTIRAN SORULAR?
Yılsonuna rastlayan bir dönemde yapılan bu satış, acaba geçmişe dönük satış artırma formülü müdür?
Bu satışa ilişkin düzenlenen evraklar işi kılıfına uydurmak için daha sonradan mı düzenlenmiştir?
Yine ÇAYKUR’un Ocak, Şubat ve Mart aylarındaki toplam 8039 ton çay satışı hesaplarda gösterilerek fazlalığın, Aralık 2010 ayına kaydırıldığı doğru mudur?
Ekonomik karşılığı büyük oldukça büyük olan bir yazışmanın Çaykur Genel Müdürlüğünün bir katından diğerine gitmesi nasıl 40 gün sürmüştür?
28 bin ton çay satışı kâğıt üzerinde satış yapılmış gibi gösterilmiş olduğu iddia edilmektedir. Bir günde 28 bin ton çay satışının yapılması bugüne kadar karşılaşılan bir durum mudur?
2011 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarındaki 8039 ton çay satışı hesaplarda gösterildiğinden, fazlalık 2010 yılı Aralık ayına mı kaydırılmıştır?
2011 yılında satılan çayların 2010 yılında satılmış gibi gösterilmesi ile 2010 yılı bilânçosu hayali bilânço haline mi gelmiştir?
Bu işlemlerde, 125 bin ton satılmış gibi gösterilmişse devlet ve kamuoyu yanıltılmış mıdır?
Eğer 28 bin ton çay satılmış gibi gösterilmişse % 8 KDV’yi kim hangi parayla ödemiştir?
Satılmamış çaylar için bayilere % 1,5 promosyon ödenmiş midir?
Böyle bir satış yöntemi sadece kurumsal saygınlık için mi yapılmıştır, yoksa birilerine menfaat mi sağlanmıştır?
Vergi usul kanununun “dönemsellik ilkesi” çiğnenmiş midir?
Kayıtların bilerek ve isteyerek değiştirilmesi gibi bir durum var mıdır; var ise bu durum evrakta sahtecilik değil midir?
100. Yıl Çay Paketleme Fabrikası, 2011′in Ocak ayında 3 vardiya üretim yapmış olmasına rağmen üretim yapılmamış gibi mi gösterilmiştir?
Paketlemenin Ocak ayı işçilik bedelleri hangi aya yansıtılmıştır?
Fabrikalardan paketlemeye Ocak ayında gönderilen çayların nakliye bedelleri ne zaman ödenmiştir?
Çaykur’da böylesi bir çay satışı var mıdır yoksa izah edilmeye çalışılan bu durum bir oyun mudur?
Kamuoyu bu soruların yanıtlarını, Çaykur yetkililerinden beklemektedir.
