Muayeneye gün sınırlamasına tepki

Muayeneye gün sınırlamasına tepki
Ayaz, düzenlemenin uygulamaya girmemesi için TTB olarak her türlü yasal girişimde bulunacaklarını belirterek, ''Avukatlarımızla görüşüyoruz, yargıya gideceğiz'' diye konuştu.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey üyesi Altan Ayaz, hastaların muayene olmak için 10 gün içerisinde aynı branşa müracaat edemeyeceklerine yönelik uygulamanın 1 Nisan 2009'dan itibaren yürürlüğe gireceğinin açıklanmasıyla ilgili, ''Bu uygulamanın başlaması ile Türkiye'nin herhangi bir yerinde aynı branşa tekrar başvuru engellenmektedir'' dedi.


Ayaz, TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu ile TTB'de düzenlediği basın toplantısında, Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında uygulamaya giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) ve Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile ilgili açıklamalarda bulundu.


SSGSS'nin 1 Ekim 2008'den itibaren, herkesi kapsayacağı ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıracağı düşünülerek uygulamaya konulduğunu ifade eden Ayaz, ''Ancak SSGSS, iddia edildiğinin aksine, sadece primini düzenli ödeyebilenleri kapsıyor ve sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırıyor'' iddiasında bulundu.


Ayaz, SSGSS kapsamında yürürlüğe giren SUT'ta da çeşitli düzenlemeler yapılarak değişikliklerin uygulandığını belirterek, şunları kaydetti:


''Bu değişikliklerin temel mantığı kontrolsüz biçimde piyasaya açılan sağlık hizmetlerinin artık sürdürülemez hale gelen maliyetinin azaltılmasıdır. 1 Ekim 2008'de muayene katkı payı alınmaya başlanmasının nedeni budur. Yine sunulan sağlık hizmetlerinin önce 'paket', ardından tanıya dayanılarak ücretlendirilmesinin nedeni de artan maliyetin azaltılmasına yöneliktir. Ayrıca özel sağlık sektöründe bir doktorun bakabileceği hasta sayısının günlük 50 ile sınırlandırılmasının nedeni de budur.''


-1 NİSANDA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK-


''Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Fatih Acar'ın, hastaların 10 gün içerisinde aynı branşa müracaat edemeyecekleri ve uygulamanın 1 Nisan 2009'dan itibaren başlayacağını'' açıkladığını hatırlatan Ayaz, şöyle devam etti:


''Aslında 1 Ekim 2008'de yürürlüğe giren SUT'ta bu uygulamanın 1 Ocak 2009'dan itibaren başlayacağı ilan edilmişti. Ancak daha sonra tıpkı sevk zincirinin 1 Temmuz 2009 tarihine ertelendiği gibi bu uygulama da 29 Mart yerel seçimleri sonrasına ertelenmiş oldu. Öyle anlaşılmaktadır ki 29 Mart yerel seçimleri sonrası iyice kendisini hissettiren ekonomik krizin de derinleşmesi ile her alanda olduğu gibi sağlık alanında da tam bir yıkım olacaktır.


10 gün içerisinde aynı branşta aynı sağlık merkezine başvuru zaten yapılamıyordu. Şimdi bu uygulamanın başlaması ile Türkiye'nin herhangi bir yerinde aynı branşa tekrar başvuru engellenmektedir. Bu uygulama sağlık hizmetlerine ulaşıma açık olarak engel konulması anlamına gelmektedir. 10 gün içerisinde aynı branş doktoruna tekrar başvuruyu baştan suistimal olarak tariflemekte ve bu haliyle hastalık halini, kişilerin kendi sorumluluğuna bırakmaktadır. Tedavisi tamamlanamayan hastaları, kendi imkanları ile tedavilerini sürdürmeye mahkum bırakmaktadır. Bu durumda ücretini ödeyemeyecek halde olan hastaları neyin beklediği belirsizdir.''


Hasta Hakları Beyannamesi'nde ''hastanın ikinci bir görüş alma'' hakkı bulunduğunu, bu nedenle uygulamanın yanlış olduğunu belirten Ayaz, ''Hasta, ameliyat gibi ciddi bir tedavi kararı karşısında ikinci görüş alma hakkına sahiptir. Kararı bir kez daha teyit ettirmek ister ve bunda da haklıdır'' dedi.


Ayaz, uygulamanın yürürlüğe girmesinin ardından kimi kanser türleri başta olmak üzere bazı hastalıklarda, 10 günlük bir gecikmenin geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini bildirdi. SGK tarafından uygulamanın gerekçesi olarak ''hastalık hastalarının önüne geçilmek istenmesinin'' gösterildiğini ifade eden Ayaz, en kısa zamanda bundan vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.


-TTB, YARGIYA GİDECEK-


Ayaz, düzenlemenin uygulamaya girmemesi için TTB olarak her türlü yasal girişimde bulunacaklarını belirterek, ''Avukatlarımızla görüşüyoruz, yargıya gideceğiz'' diye konuştu.


TTB olarak vatandaşların sağlık hakkına ulaşımını güçleştiren uygulamaların karşısında olduklarını belirten Ayaz, şunları söyledi:


''Sağlık hizmetlerinin sunumunun nasıl olacağı esasen bir finans kurumu olan SGK'ya bırakılırsa sonuçta ortaya iyi hekimlik uygulamaları ile örtüşmeyen, vatandaşların sağlık hakkını gasp eden durumlar çıkmaktadır. Bu tür müdahaleler, hekimlerin mesleki bağımsızlıklarına açık bir müdahale olduğu gibi başta özel sağlık sektöründe görev yapan meslektaşlarımız olmak üzere hekimlerin özlük haklarını da negatif olarak etkilemektedir.


Primini ödeyemeyenlerin yararlanamadığı, primini ödeyebilenlerin ise üstüne katkı payı ödemek durumunda kaldıkları, bir de ilave fark ücreti ödedikleri, halen de birçok kısıtlama ile karşılaştıkları SSGSS'nin asıl olumsuzlukları yerel seçimlerden sonra görülmeye başlanacaktır. Oysa vakit daha fazla geç olmadan herkesin sağlık hizmetlerinden ihtiyacına göre eşit, ücretsiz, nitelikli biçimde yararlanabileceği bir sistemi kurmak hem olanaklı hem de zorunludur.''


TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu da uygulamanın tamamen hasta haklarına aykırı olduğunu ve bunun ağır sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydetti.