Rize Barosu'ndan Yalanlama

Rize Barosu'ndan Yalanlama
37 Baronun ortak basın açıklaması adı altında yayınlanan bildiriye imza atan barolar arasında Rize Barosu'nun yer aldığına dair yapılan açıklamaya Rize Barosu'ndan yalanlama geldi.

Rize Baro Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada 37 Baro Başkanının ortak açıklamasıdır şeklinde yapılan haberde yer alan "Rize Barosu isminin bir hata sonucu yazıldığını umuyoruz.  Rize Barosu olarak böyle bir bildiriye imza atmadığımız gibi, bildiri yayınlanmasını doğru bulmadığımızı ve desteklemediğimizi daha öncede beyan etmiştik." ifadeleri yer aldı.

İŞTE RİZE BAROSU'NDAN YAPILAN YAZILI AÇIKLAMA

37 Baronun ortak basın açıklaması adı altında yayınlanan bildiriye imza atan barolar arasında Rize Barosu'nun da adı zikredilmiştir. Rize Barosu olarak böyle bir bildiriye imza atmadığımız gibi , bildiri yayınlanmasını doğru bulmadığımızı ve desteklemediğimizi beyan ettiğimiz halde Rize Barosu'nun imza atan barolar arasında yazılmasının bir hata olmasını umuyoruz. Eğer bir hata değilse bu saygısız davranışın sorumlusu olan sayın Baro Başkanlarını kınıyoruz.

Baromuz Türkiye Barolar Birliğinin çatısı altında yayınlanan basın açıklamaları dışında bu tür toplu basın açıklamalarına destek vermeyeceğini deklare etmiştir. Bu tür açıklamalarla Baroların siyasi çıkar hesapları ile manipule edildiği, Barolar arasında bir ayrışma ve husumet görüntüsü yaratıldığı düşüncesindeyiz. 24 Baronun yaptığı basın açıklamasına karşı bir bildiri yayınlanmış olması da bizce bu görüntüyü pekiştirmiştir.

Kaldı ki Rize Barosu olarak bu tür açıklamalara yetkili organlarımızda görüşmeden ve oy birliği sağlamadan imza atmayız.Çoğulcu ve demokratik yönetim anlayışı bunu gerektirir.

Daha önce basın açıklaması yapan 24 Baronun açıklamasında katılmadığımız pek çok husus  olduğu gibi 37 Baro Başkanının da açıklamasında katılmadığımız hususlar bulunmaktadır.

Yüksek Yargının sistemsel olarak köhnediği, Türk Yargısını bir açmazın içerisine sürüklediği muhakkaktır. Dünyanın hiçbir ülkesinde 250 yargıcı olan bir yüksek Mahkeme yoktur.Bu yapının tasfiyesi ve küçültülerek yeniden dizaynı ve Bölge İstinaf Mahkemelerinin acilen kurulması gerekirken önceki köhnemiş yapının güçlendirilmesi sorunları çözmeyecektir. 5 yıl sonra yeniden daire kurmak, üye sayısını arttırmak gerekecektir ki bunun adı reform değil günü kurtarmaktır.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanınması ile ilgili Anayasa değişikliği reform paketinin en önemli maddelerinden biriydi. Ancak bu Anayasa değişikliğinin amacından saptırılarak Anayasa Mahkemesine yargı kararlarını iptal etme yetkisinin verilmek istenmesi Anayasa’nın 148. maddesine aykırıdır.Yargıtay ve Danıştay üzerinde bir temyiz Mahkemesi oluşturulması Yargı sistemimizde kaos yaratabilir, karmaşık ve uzun yargılama sürecini daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir.

İLGİLİ HABERİMİZ

37 Baro Başkanından Ortak Açıklama