Yaşlılarda yutma bozukluğu akciğer enfeksiyonu habercisi olabilir

Yaşlılarda yutma bozukluğu akciğer enfeksiyonu habercisi olabilir
Yaşlı bireylerde yutma güçlüğünün çoğu zaman 'yaşlılıktandır' denilerek göz ardı edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Erdur, "Yemek yerken öksürme, boğaz temizleme ihtiyacı ve açıklanamayan kilo kaybı 'yaşlılığın doğal sonucu' olmayabilir" dedi.

Yutkunma, çoğu zaman farkında olmadan gerçekleştirilen karmaşık bir mekanizma olarak biliniyor. Yemek yerken, su içerken hatta tükürüğü yutarken çok sayıda kas ve sinir eş zamanlı ve koordineli şekilde çalışıyor. Ancak yaş ilerledikçe bu hassas mekanizmada meydana gelen değişiklikler yutma güçlüğüne neden olabiliyor. Tıpta disfaji olarak adlandırılan yutma bozukluğu, özellikle ileri yaşlarda yaşam kalitesini düşürmenin yanı sıra aspirasyon zatürresi, yetersiz beslenme ve sıvı kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına da yol açabiliyor.

Liv Hospital Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Ömer Erdur, yaşlı bireylerde yutma güçlüğünün çoğu zaman "yaşlılıktandır" denilerek göz ardı edildiğine dikkat çekerek, "Yemek sırasında ortaya çıkan öksürük, boğulma hissi, seste değişiklik veya öğünlerin giderek uzaması yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak kabul edilmemeli. Yutma bozukluğu erken dönemde fark edildiğinde, hastanın güvenli beslenmesi ve yaşam kalitesinin korunması açısından önemli kazanımlar sağlanabilir" dedi.

"Yaşlanmayla birlikte yutma mekanizması zayıflayabiliyor"
Toplumda yutma güçlüğünün yalnızca inme, Parkinson, Alzheimer gibi nörolojik hastalıkları bulunan veya boğaz bölgesinde tümör ve darlık gibi yapısal problemleri olan kişilerde görüldüğü düşünüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Ömer Erdur, yaşlanmanın da yutma mekanizmasını etkileyebileceğini belirtti.

"Yaş ilerledikçe kas kütlesindeki azalma, reflekslerin yavaşlaması, ağız ve boğaz bölgesindeki duyuların azalması, yutak kaslarında güçsüzlük ve kaslar arasındaki koordinasyonun bozulması yutma fonksiyonunu olumsuz etkileyebiliyor" diyen Prof. Dr. Ömer Erdur, diş ve protez problemleri ile tükürük salgısındaki azalmanın da bu sürece katkıda bulunabileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Ömer Erdur, "Yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan bu değişiklikler bazı kişilerde yutmanın daha yavaş ve daha güç gerçekleşmesine neden olabilir. Buna nörolojik hastalıklar, kas kaybı veya baş-boyun bölgesine yönelik bazı tedaviler de eklendiğinde risk daha da artabilir" ifadelerini kullandı.

"Masum görünen öksürük akciğerleri tehdit edebilir"
Yutma bozukluğunun en önemli risklerinden birinin, yiyecek veya sıvıların yemek borusu yerine soluk borusuna kaçması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Erdur, "Bu durum aspirasyon olarak adlandırılır. Özellikle ileri yaştaki bireylerde boğaz bölgesindeki duyunun azalması nedeniyle aspirasyon her zaman öksürükle kendini göstermeyebilir" dedi.

Akciğerlere ulaşan gıda, sıvı veya tükürüğün tekrarlayan enfeksiyonlara ve aspirasyon zatürresine neden olabileceğinin altını çizen Erdur, "Hastaneye yatış gerektirebilecek bu enfeksiyonlar, ileri yaştaki bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi.

"Özellikle yemek veya su içerken ortaya çıkan tekrarlayan öksürük kesinlikle göz ardı edilmemeli" diyen Prof. Dr. Erdur, "Bazı hastalarda gıdanın solunum yoluna kaçması belirgin bir öksürük olmadan da gerçekleşebilir. Bu nedenle tekrarlayan akciğer enfeksiyonları gibi dolaylı belirtiler de yutma bozukluğu açısından değerlendirilmelidir" dedi.

"Yutma güçlüğü beslenmeyi ve ilaç kullanımını da etkiliyor"
Yutkunurken takılma, öksürme veya boğulma korkusu yaşayan yaşlı bireylerin zamanla yemek yemekten kaçınabildiğini belirten Prof. Dr. Ömer Erdur, "Bunun sonucunda kilo kaybı, yetersiz beslenme ve kas kaybı gelişebiliyor. Benzer şekilde su içerken öksüren kişiler sıvı tüketimini azaltabiliyor. Bu durum dehidratasyona ve buna bağlı sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor" dedi.

Yutma güçlüğünün, düzenli ilaç kullanması gereken hastalarda da önemli bir sorun oluşturabildiğini ifade eden Prof. Dr. Erdur, "Tablet veya kapsülleri yutmakta zorlanan hastaların ilaçlarını aksatması, mevcut hastalıklarının kontrolünü güçleştirebiliyor" dedi.

"Bu belirtileri 'yaşlılıktandır' diyerek geçiştirmeyin"
Prof. Dr. Ömer Erdur, yaşlı yakınlarında bazı belirtilerden bir veya birkaçının görülmesi halinde yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, belirtileri şöyle sıraladı: "Yemek veya sıvı tüketirken sık sık öksürme ya da boğulma hissi, yemek sonrasında sürekli boğaz temizleme ihtiyacı, yutkunma sırasında ağrı veya zorlanma, yutkunma sonrasında seste ıslak, hırıltılı veya farklı bir ton oluşması, gıdanın boğazda veya göğüste takıldığı hissi, lokmayı uzun süre ağızda bekletme, öğünlerin normalden çok daha uzun sürmesi, açıklanamayan kilo kaybı, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, tablet veya kapsül şeklindeki ilaçları yutmakta zorlanma."

"Yutma bozukluğu değerlendirilebilir ve tedavi edilebilir"
Prof. Dr. Ömer Erdur, "Yutma güçlüğü, ayrıntılı hasta öyküsü ve klinik değerlendirme sonrasında gerekli durumlarda farklı yöntemlerle incelenebiliyor. Videofloroskopik yutma çalışması ve endoskopik yutma değerlendirmeleri, yutmanın hangi aşamasında problem yaşandığının belirlenmesine yardımcı olabiliyor. Değerlendirme sonucunda hastanın güvenli şekilde beslenebilmesi için uygun gıda ve sıvı kıvamı belirlenebiliyor. Beslenme sırasında doğru pozisyonun sağlanması, baş-boyun pozisyonlandırma teknikleri, yutma egzersizleri ve hastaya özgü terapi yöntemleri uygulanabiliyor. Altta yatan probleme göre tıbbi veya cerrahi tedaviler de gündeme gelebiliyor" diye konuştu.

Prof. Dr. Ömer Erdur, "Yutma bozukluğu yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucu değildir. Önemli olan belirtileri erken fark etmek ve doğru değerlendirmeyi yapmaktır. Güvenli beslenmenin sağlanması, aspirasyon riskinin azaltılması ve hastanın yeterli sıvı ve besin alabilmesi hem genel sağlık hem de yaşam kalitesi açısından büyük önem taşır" dedi.

"Sofrada kalan yemekler bir uyarı olabilir"
Yaşlı bireylerin yemeklerini sürekli yarım bırakması her zaman iştahsızlık veya isteksizlik anlamına gelmeyebildiğini söyleyen Erdur, "Yutkunma sırasında yaşanan zorluk ve boğulma korkusu da kişinin yemek yemekten kaçınmasına neden olabilir" dedi.

Yaşlı bireylerde beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklerin yakınları tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Erdur, "Tabağında sürekli yemek bırakan, su içerken öksüren veya yemek süresi giderek uzayan bir yaşlının bu davranışının altında yutma güçlüğü olup olmadığı araştırılmalıdır. Erken fark edilen yutma bozukluğu, ciddi komplikasyonların önlenmesine ve yaşlı bireyin yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olabilir" dedi.

Hasta ve hasta yakınları nelere dikkat etmeli?
"Yemek sırasında televizyon gibi dikkat dağıtıcı unsurların mümkün olduğunca ortadan kaldırılması, hastanın dik pozisyonda oturması, küçük lokmalar alması ve lokmayı tamamen yutmadan yeni bir lokma almaması önem taşıyor" diyen Prof. Dr. Ömer Erdur, şöyle devam etti: "Yiyeceklerin çok iyi çiğnenmesi ve yemeğin acele edilmeden tüketilmesi de güvenli yutmaya katkı sağlayabiliyor."

Ancak her hastanın yutma problemi farklı olduğundan, özellikle su gibi sıvıları tüketirken öksürme veya boğulma hissi yaşayan kişilerin kendi kendine kıvam değişikliği yapmak yerine uzman değerlendirmesinden geçmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Ömer Erdur, sözlerini şöyle tamamladı: "Yaşlı yakınınızın tabağında kalan yemekler, su içerken ortaya çıkan öksürük veya giderek uzayan öğün süreleri basit bir iştahsızlık olmayabilir. Bu belirtiler, yutma bozukluğunun önemli işaretleri olabilir."

Kaynak:IHA

HABERE YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.