• BIST 81.865
  • Altın 148,841
  • Dolar 3,8026
  • Euro 4,0554
  • Rize 13 °C

HAYAT BAZEN ZORLAŞIR, NİÇİN?

Mehmet Emin TOPRAK

Önce bu başlığı niçin attım, onu anlatayım...

Geçenlerde İstanbul’da bir dostumuzla sohbet esnasında, hal hatır sorunca ciddi problemler yaşadığı için sıkıntılarını saymaya başladı. Babasının, kız kardeşinin, akrabalarından ikisinin de ciddi hastalık ve başka problemleri olduğunu zikretti.

Biz de kendisine hem teselli vermek hem de dünyanın bir imtihan meydanı olduğunu dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştık. Cenab-ı Hak bizleri değişik şekillerle sınavdan geçirdiğini hatırlattık.

Bize şaka ile verdiği cevap vurgulu ve hem de ders mahiyetindeydi. Dedi ki, “Mehmet Hoca ama bu sıralar sorular biraz kazık çıktı.”

Bu işin biraz nükteli kısmı, buradan çıkaracağımız derse gelelim. Bir kere Allah (c.c) kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. Her yatsı namazından sonra okumaya çalıştığımız “Amenerresulu” aşirinde söz konusu ayet geçer.

O halde niçin bazen hayat şartlarına dayanamıyoruz, günlük hayatın altında eziliyoruz? Bu durumun bizden kaynaklandığına inanalım. Cenab-ı Allah (c.c), dağına göre karını verir. Biz şayet Allah’ın (c.c) bize verdiği aklımızı ve en önemlisi sabır gücümüzü, gerektiği şekilde ve olumlu olarak kullanırsak, bütün sıkıntılara karşı göğüs gereriz. Yok, eğer bu tür manevi cihazlarımızı Allah’ın (c.c) gösterdiği istikamette kullanmaz isek, tabii ki isyan eder ve şikâyete başlarız.

Hal bu ki, soruların zor olması, hayat yükünün ağırlaşması biraz derin düşününce bizi içten içe sevindirmesi lazım. Çünkü kâinatın iftihar tablosu Peygamber Efendimiz (a.s.m) buyurmuyor mu ki, “Dünyada en büyük sıkıntılara maruz kalanlar başta peygamberler, sonra veli kullar, sonrada derecelerine göre diğer Salih insanlardır” diye.

Onun için Mevlana “İnsan mısın? Çileye hazırlan!” der. Yine atasözlerimizde “Dertsiz baş bostan korkuluğunda bulunur.” Diye bir deyişte vardır.

İnsan hayatı bir tiyatroya benzer. Senaryoyu yazan Allah’tır (c.c). Bizler de rollerimizi oynayan birer oyuncu. İster kral olsun, ister dilenci, rolünü “Güzel oynayan” kazanır.

Sıkıntı rolünü de, rahatlık rolünü de güzelde oynayabiliriz, kötüde. Bu irade Allah (c.c) tarafından bize verilmiş. Burada önemli olan, rolün ağırlığı veya hafifliği veyahut ta cinsi değil, onu “güzel oynamak” tır.

“Büyük saadetler, büyük acı ve felaketlerin neticesidir.” Der, Bediüzzaman Hazretleri. Bu ölçüye başta peygamberlerin ve diğer büyük insanların hayatlarından çok örnekler verilebilir.

Cenab-ı Hak hepimize hayat rolünü güzel oynamayı nasip etsin. Sorular biraz zor ve kaldıramayacağımız noktaya gelince de kusuru kendimizde aramalı ve Allah’a dua edip sabır gücümüzü artırmasını istemeliyiz.

Bol sabırlı günler…

Bu yazı toplam 447 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89