• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Rize 9 °C

YOKLUKTAN VARLIĞA

Mehmet Emin TOPRAK

                İnsanlık âlemi birçok konuda olduğu gibi, yaratılış ve varlık konusunda da Kur’anın hakikatlerine geliyor ve gelmek zorundadır. Çünkü Kur’an, üzerinde yaşadığımız gezegenimizin de içinde bulunduğu ve ucunu bucağını göremediğimiz varlık âleminin (kâinat) yaratıcısının kitabıdır.

                Oldum olası kâinat için kullanıla gelen “Oluşum” kelimesini hiç sevmedim, sevemem de… “Yaratılış” kelimesi varken, niçin özellikle “oluşum” kelimesi kullanılır?

                Biraz düşününce, oluşum kelimesindeki hinliği anlamamak mümkün değil.

                Oluşmak kelimesi ilk anda “tesadüfen olma” ve “kendi kendine olma” kavramlarını çağrıştırır. Ve bu düşünce insanı yavaş yavaş Allahsızlığa ve ateizme götürür.

                Güzel güzel “Yaratmak” ve “Yaratılış” kelimeleri dururken ne zorumuz var ki, diğer anlamsız ve boş kelimeleri kullanalım!

                Artık dünya ve insanlık, eskisi gibi değil. Her şey ilmi metotlarla yapıla gelmekte, ilim ilerledikçe Kur’an gençleşmektedir.

                Kâinatın ve dünyanın yaratılmış olduğu ve hatta yaşının bile tespit edildiği bir gerçektir. Kur’an bu gerçeği yıllardır haykırmaktadır. İlim dünyası daha yeni bu noktaya geldi. Yani bir zaman önce Allah’tan başka hiçbir şey yoktu.

                İnsanlar yoktu, dünya yoktu, yıldızlar yoktu, güneş yoktu, galaksiler yoktu. Sadece Allah vardı.

                Bize küçük dilimizi yutturan bu muhteşem varlık âlemi niçin yaratıldı? Kâinatın içinde çok küçük bir yer teşkil eden ve üzerinde çok kısa denecek kadar kaldığımız şu dünyanın yolculuğu nereden nereye olmaktadır.

                Zaman zaman dünyamızı hayalen göz önüne alıp düşünmemiz gerekmez mi?

                Acaba bu dünya ve içindeki insanlar nereden gelip, nereye gidiyorlar? Amaçları nedir? Reisleri kimdir? Dünya meşguliyetlerinden kafamızı kaldırıp bu muhteşem soruya cevap vermek durumundayız.

                Yoksa ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyanamayız.

                Evet, Aziz Dostlar!

                Bir gün gelecek şu güzel dünya bizi kapı dışarı edecek. O bizi kapı dışarı etmeden biz şerefimizle, onu kalben terk etmeliyiz, “kesben” değil. Çünkü dünyanın da üzerimizde hakkı vardır.

                İnşallah bir daha ki yazımızda da O muhteşem yaratıcının “ilim, irade, kudret” sıfatlarının işlediği bu baş döndürücü kâinatın sonu (kıyamet) hakkında bir iki kelam edelim.

                C. Hak bu harika manzaraları seyredip tefekkür etmeyi hepimize nasip eylesin!

Bu yazı toplam 702 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89